Yeni Birlik Gazetesi Gündem Silivri’de tansiyon fırladı! İmamoğlu ve savcı arasında ‘tehdit’ düellosu

Silivri’de tansiyon fırladı! İmamoğlu ve savcı arasında ‘tehdit’ düellosu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi odaklı dev yolsuzluk davasının 20. duruşmasına Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan’ın sert çıkışları damga vurdu. Kendisini tehdit eden savcıya "Kendi tedbirimi kendim alacağım" diyerek yanıt veren İmamoğlu’nun ardından söz alan kampanya direktörü Özkan, 391 gündür tek bir soru sorulmadan tutuklu olduğunu belirterek isyan etti.

Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen, 84’ü tutuklu 407 sanıklı İBB davasında gerilim tırmanıyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılamada, "suç örgütü liderliği" iddiasıyla binlerce yıl hapsi istenen Ekrem İmamoğlu ile "örgütün stratejisti" olmakla suçlanan Necati Özkan’ın savunmaları, davanın hukuksal niteliğine dair sert eleştiriler içeriyordu.

"Haddini Bildiririz" Diyen Savcıya İmamoğlu’ndan Yanıt

Duruşmanın en çarpıcı anı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savcılık makamı ile yaşadığı "tehdit" diyaloğunu gündeme getirmesi oldu. Bakırköy Başsavcılığı'nın, İmamoğlu’nun iddia makamına yönelik eleştirileri üzerine başlattığı "re'sen soruşturma" ve savcının duruşmadaki "Haddinizi aşarsanız, bildiririz" çıkışı mahkeme salonuna taşındı.

Hakime dönerek "Tehdit edildim, bu konuda bir tedbiriniz yok mu?" diye soran İmamoğlu, "Yok" yanıtını alınca geri adım atmadı. İmamoğlu, "O zaman kendi tedbirimi kendim alacağım ve o tehdide karşı gerekeni yapacağım" diyerek yargılama sürecindeki tavrını netleştirdi.

"Yedi Buçuk Ay Boyunca Bana Tek Soru Sorulmadı"

İmamoğlu’nun kampanya direktörü ve 42 yıllık iletişimci Necati Özkan ise savunmasında adeta bir hukuk dersi verdi. Hakkındaki 4 bin sayfalık iddianamede "özel vasıflı üye" ve "akıl hocası" olarak tanımlanan Özkan, tutuklu kaldığı 391 gün boyunca kendisine suçlamayla ilgili tek bir soru yöneltilmediğini vurguladı.

Özkan, yakınlarının ve iş ortaklarının sırf kendisine olan yakınlıkları nedeniyle gözaltına alındığını ve ağlatıldığını söyleyerek, davanın bir "intikam" sürecine dönüştüğünü iddia etti.

Fiziksel İmkansızlık Savunması: "Ben Hapisteyken Sızıntı Nasıl Olur?"

İddianamede yer alan "İstanbul Senin" uygulamasındaki veri sızıntısı iddialarına da değinen Özkan, suçlamaların mantık sınırlarını zorladığını ifade etti. Sızıntının Nisan 2025’te yapıldığının iddia edildiğini hatırlatan Özkan, "Ben o tarihte zaten tutukluydum! Bilmediğim bir teknolojik yapıya, parmaklıklar arkasından müdahale etmem fiziksel olarak imkansızdır" dedi.

"Belgeler İnsanlar Gibi Yalan Söylemez"

Savunmasında 240 sayfalık bir belge dosyasını mahkemeye sunan Özkan, yargı makamının delil toplamak yerine varsayımlar üzerinden hareket ettiğini savundu. Devletin bir "canavara" dönüşmemesi gerektiğini hatırlatan Özkan, "Beraatimin delil yetersizliğinden değil, masumiyetim tescillenerek verilmesini istiyorum" sözleriyle savunmasını tamamladı.

Rekor Hapis İstemleri: Binlerce Yıl Ceza Talebi

Davanın merkezindeki isimler için istenen cezalar ise dudak uçuklatıyor. İddianamede "örgüt yöneticisi" olarak tanımlanan isimler için talep edilen cezalar şöyle:

  • Ekrem İmamoğlu: 849 yıldan 2.430 yıla kadar hapis.
  • Fatih Keleş: 556 yıldan 1.542 yıla kadar hapis.
  • Murat Ongun: 287 yıldan 779 yıla kadar hapis.