İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen kapsamlı soruşturmada yeni ve önemli gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.
"Dernekler kanununa muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamalarıyla İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Bursa'da gözaltına alınan dernek kurucusu ve başkanı Haluk Levent’in ifade süreci krize sahne oldu.
Emniyetteki sorgusu öğle saatlerinde başlayan ünlü sanatçının sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yapıldı. Paylaşılan bilgilere göre Haluk Levent, ifade sırasında dile getirdiği savunmaların ve beyanlarının tutanağa doğru bir şekilde geçirilmediğini öne sürdü.
Bu durum üzerine sorgunun devam ettirilmesini istemeyen Levent, yöneltilen diğer soruları yanıtlamayacağını belirterek yasal hakkı olan "susma hakkını" kullandı.
Operasyonlar derinleşiyor: 14 kişi daha gözaltına alındı
Haluk Levent'in ifade vermeyi reddettiği soruşturma kapsamında emniyetteki sorgusu süren 22 şüphelinin işlemleri devam ederken, savcılık dosya kapsamında operasyonların genişletilmesi talimatını verdi. Bu doğrultuda harekete geçen İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri; İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla illerinde eş zamanlı baskınlar düzenledi.
Jandarma ekiplerince gerçekleştirilen bu ikinci dalga operasyonlarda 14 şüpheli daha gözaltına alındı. Operasyon kapsamında belirlenen şüphelilere ait evler ile ilişkili oldukları 4 şirketin adreslerinde detaylı aramalar yapıldı. Haklarında arama, el koyma ve yakalama kararı bulunan şahısların adreslerinde ele geçirilen çok sayıda dijital materyale, incelenmek üzere adli makamlarca el konuldu.
Adalet Bakanlığı ve hukuki süreçte susma hakkının yeri
Kabine toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürece dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, hakkında daha önceden verilmiş bir "yurt dışına çıkış yasağı" adli kontrol kararı bulunmasına rağmen Haluk Levent'in kaçma girişiminde bulunduğunu belirtti. Bakan Gürlek, bu gelişme üzerine kolluk kuvvetlerinin pazar günü düğmeye basarak gözaltı işlemini gerçekleştirdiğini ifade etti.
Hukuki çerçeveden bakıldığında şüphelilerin kolluk kuvvetleri veya savcılık makamı önünde kendilerini zora sokacak beyanlarda bulunmama özgürlüğü, anayasal bir güvence altında yer alıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 147. maddesi uyarınca gözaltına alınan her bireyin ifade vermeme ve sessiz kalma hakkı bulunuyor. Yargıtay ceza dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre de şüphelinin susma hakkını kullanması, hiçbir şekilde bir suçluluk ikrarı veya suçun kabulü olarak değerlendirilemiyor ve aleyhe delil olarak kullanılamıyor. Haluk Levent'in bu hakkı kullanmasının adli süreci nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki günlerde savcılığın hazırlayacağı iddianameyle netlik kazanacak.