Sessizliğin ve Hafızanın İzinde Bir Anlatı
Saraçoğlu, Untold Tales ile mekânını ve öznesini yitirmiş anlamların, dile dökülemeyenlerin ve sessiz kalan hikâyelerin izini sürüyor. Sanatçının bu sergide oluşturduğu atmosfer; kayıpları, görünmeyeni ve anlatılmaya değer bulunmayanı estetik bir dille görünür kılıyor. Daha önce geniş bir renk paletiyle çalışan Saraçoğlu, bu seride sınırlı renk kullanımıyla hafızaya yönelen, buğulu ve güçlü imgeler üretiyor.
Serginin dikkat çeken yönlerinden biri de sanatçının belirli renklere odaklanarak oluşturduğu yeni ifade alanı. Mavi ve yeşilin hâkim olduğu, sarı ve mor tonların eşlik ettiği puslu atmosfer, izleyiciyi düşsel bir yolculuğa çıkarıyor.
“Sözsüz ve Sessiz Kalmışlığın Peşine Düştüm”
Sanatın toplumsal empatiyi güçlendiren ve bir anlamda “ütopya inşa eden” bir misyonu olduğuna vurgu yapan Yonca Saraçoğlu, serginin oluşum sürecini şu sözlerle anlatıyor:
“Bir ‘yalnızgezer’ olarak çeviride yok olanın, dile getirilemeyenin, sözsüz ve sessiz kalmışlığın peşine düştüm. Mekânını ve öznesini kaybetmiş anlamların, itiraf edilemeyenin, sessiz faciaların ve kayıpların izini sürdüm. Aramadığımı buldum, bulamadığımı hâlâ arıyorum…”
Ücretsiz Ziyaret İmkânı
Untold Tales sergisi, Pazartesi–Cuma 10.00–20.00, Cumartesi 10.00–18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebiliyor. Galeri Işık Teşvikiye, sanatı toplumla buluşturan vizyonuyla bu sergiyle bir kez daha İstanbul’un çağdaş sanat yaşamına önemli bir katkı sunuyor.
Yonca Saraçoğlu Hakkında
Ankara doğumlu Yonca Saraçoğlu, Saint Benoît Fransız Lisesi’nin ardından İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde eğitimine devam eden sanatçı, Avrupa’da yaptığı mesleki gezilerin ardından Türkiye’ye döndü. Halen Cihangir’deki atölyesinde resim, heykel, desen ve dijital tasarım alanlarında üretimlerini sürdürüyor.
Galeri Işık Teşvikiye
Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Okulları’nın kültür ve sanatı yaşamın merkezine alan vizyonuyla kurulan Galeri Işık Teşvikiye, ulusal ve uluslararası sanatçıları ağırlayan sergileriyle İstanbul’un sanat haritasında seçkin bir konuma sahip bulunuyor. Galeri, sanatı izlenen değil, deneyimlenen bir alan olarak konumlandırıyor.