Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan petrol sahalarının yeniden Şam yönetimine devri süreci kapsamında incelemeler gerçekleştirildi. Suriye’ye bağlı ulusal petrol şirketi, Kamışlı’nın doğusunda yer alan Rmelan ve Sweidiya sahalarında saha ziyareti yaptı.
Suriye Petrol Şirketi Halkla İlişkiler Departmanı Başkanı Safvan Şeyh Ahmed, ziyaretin Suriye Demokratik Güçleri ile varılan anlaşmanın uygulanması amacıyla düzenlendiğini açıkladı. Petrol sahalarının merkezi yönetime geçmesiyle birlikte üretim, fiyatlandırma ve gelir dağılımına ilişkin yeni bir dönemin başlaması bekleniyor.
Üretim Seviyesi ve Yatırım İhtiyacı
Enerji piyasaları uzmanı Hasan Selim Özertem, Suriye’nin iç savaş süreciyle birlikte petrol arzının ciddi şekilde düştüğünü belirtti. Özertem, kuzeydoğudaki üretimin savaş öncesi seviyelerin oldukça altında olduğunu ifade etti.
Günlük üretimin 120 bin ila 180 bin varil arasında olduğu tahmin ediliyor. Ancak üretimin artıp artmayacağı; mevcut kuyuların rehabilitasyonu, yeni kuyuların açılması ve bölgeye yapılacak yatırımların büyüklüğüne bağlı bulunuyor.
Fiyatlandırma Süreci ve Gelir Dağılımı
Uzman değerlendirmesine göre, bugüne kadar söz konusu petrol uluslararası piyasa fiyatlarının oldukça altında satıldı. Brent petrolün varil fiyatı 60 doların altında seyrederken, kuzeydoğu Suriye’de çıkarılan petrolün 15–20 dolar aralığında el değiştirdiği belirtildi.
Bu petrolün bir bölümünün Kuzey Irak petrolüyle karıştırılarak merkezi yönetime veya dolaylı kanallar aracılığıyla piyasaya sunulduğu ifade edildi. Yeni süreçte ise merkezi yönetimin petrolü uluslararası piyasa fiyatlarına daha yakın seviyelerden satın almasının öngörüldüğü aktarıldı.
Küresel Petrol Piyasasına Etkisi
Hasan Selim Özertem, küresel ölçekte değerlendirildiğinde söz konusu üretim miktarının dünya petrol piyasası üzerinde belirleyici bir etki oluşturmadığını belirtti. Dünya genelinde günlük petrol ticaretinin yaklaşık 100 milyon varil seviyesinde olduğunu ifade eden Özertem, Suriye’nin kuzeydoğusundaki üretimin 200 bin varilin altında kaldığını söyledi.
Akdeniz’de Olası Enerji Aramaları
Uzun vadede Doğu Akdeniz’in Suriye açısından stratejik bir enerji alanı haline gelebileceği belirtiliyor. İsrail’in Leviathan sahası örneğinde olduğu gibi bölgede hidrokarbon keşiflerinin mümkün olduğu ifade ediliyor.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yürüttüğü arama faaliyetlerinin bölgedeki potansiyeli ortaya koyduğu aktarılırken, Suriye’nin açık deniz alanlarında da hidrokarbon aramalarının gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Bu kapsamda bazı şirketlere lisans verilmesi ve sınırlı ortaklık modellerinin oluşturulması olasılığına dikkat çekiliyor.