İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, resmi temaslar kapsamında Tahran’a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir’i kabul etti. Bölgesel güvenlik mimarisi ve ateşkes sürecinin masaya yatırıldığı görüşmede Pezeşkiyan, Pakistan’ın arabuluculuk çabalarını takdirle karşıladığını belirtti. İran’ın komşularıyla "kardeşlik" temelinde bir ilişki istediğini vurgulayan lider, uluslararası hukuk hatırlatması yapmayı da ihmal etmedi.
"Tek Kazanan Siyonist Rejim, Kaybeden Tüm Dünya"
Bölgedeki istikrarsızlığın ana kaynağı olarak İsrail’i işaret eden Pezeşkiyan, İslam dünyasına birlik çağrısı yaptı. Müslüman topraklarının yine Müslümanlara karşı birer üs olarak kullanılmaması gerektiğini savunan İran lideri, "Bu savaşın kazananı olmayacak. ABD bu süreçten galip çıkmayacağı gibi, bölge ve dünya ağır bedeller ödeyecek. Bu tablodan nemalanan tek taraf Siyonist rejimdir" ifadelerini kullandı.
Batı’nın Savunma Modelini Örnek Gösterdi: "Kendi Güvenliğimizi Sağlayabiliriz"
Konuşmasında Batı’nın güvenlik ittifaklarına dikkat çeken Pezeşkiyan, İslam ülkelerinin kendi göbeğini kesmesi gerektiğini savundu. Avrupa’nın NATO gibi mekanizmalarla korunduğuna değinen Cumhurbaşkanı, "İslam ülkeleri neden ortak değerler etrafında kendi kolektif güvenlik ağını kurmasın? Krizleri dış müdahale olmadan, kendi içimizde çözebiliriz" diyerek stratejik bir vizyon ortaya koydu.
Washington’a Güven Mesajı: "Müzakere Masasında Suikast Düzenlendi"
ABD ile yürütülen süreçlere dair güvensizliğini açık yüreklilikle dile getiren Pezeşkiyan, İran halkının Washington yönetimine neden mesafeli olduğunu şu sözlerle özetledi: "Taahhütler ihlal edildi, müzakereler sürerken saldırılar yapıldı ve devlet yetkililerimize suikastlar düzenlendi. Biz istikrarsızlık peşinde değiliz ama milli çıkarlarımızı korumakta da kararlıyız."
Pakistan’dan Tarihi Uyarı: "Eski Statüko Artık Mümkün Değil"
Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ise görüşmede bölgesel jeopolitiğin kalıcı olarak değiştiğini vurguladı. Savaşın elbet bir gün sona ereceğini ancak bölgenin asla eski haline dönmeyeceğini ifade eden Munir; Türkiye, Çin, Suudi Arabistan ve Mısır’ın yürüttüğü diplomatik trafiğin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Yakın zamanda bir anlaşma beklediklerini söyleyen Munir, yeniden inşa sürecinde ortak hareket etmenin şart olduğunu ifade etti.