İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuna açık şekilde paylaştığı video ve içeriklerde suç unsuru bulunduğu iddiasıyla Tamar Tanrıyar hakkında geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı.
Başsavcılık tarafından resen (kendiliğinden) başlatılan adli süreçte, şüpheli Tanrıyar'a "Cumhurbaşkanına hakaret" ve Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) dezenformasyonla mücadele kapsamında düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamaları yöneltildi.
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı teknik incelemelerin ve dijital döküm çalışmalarının ardından soruşturmayı derinleştiren savcılık makamı, şüpheli hakkında ilk olarak gözaltı talimatı verdi. Ancak emniyet güçlerinin şüpheliyi adresinde bulamaması ve lojistik hareket takibi yapması üzerine acı gerçek hudut kayıtlarında ortaya çıktı. Tanrıyar’ın, gözaltı talimatından günler önce, 23 Haziran tarihinde Muğla'daki Marmaris Deniz Hudut Kapısı'nı kullanarak yasal yollardan yurt dışına çıkış yaptığı resmi olarak tespit edildi.
Yurt dışına kaçtığı belirlenince adli süreç genişletildi
Şüphelinin deniz yoluyla ülkeyi terk ettiğinin netleşmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, adli sürecin kesintiye uğramaması ve savunmasının fennen alınabilmesi amacıyla hukuki mekanizmaları devreye soktu. Savcılığın talebi üzerine nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından Tamar Tanrıyar hakkında "fiziki ve teknik yakalama kararı" çıkarıldı. Bu kararla birlikte şüphelinin Türkiye sınırlarına girdiği andan itibaren ya da uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları (kırmızı bülten süreçleri) dahilinde aranmasına başlanmış oldu.
Hakkında her iki suçtan yürütülen dosya kapsamında delil toplama ve dijital materyal inceleme işlemlerinin titizlikle devam ettiğini belirten başsavcılık, şüphelinin hukuki durumuna ilişkin sınır kapılarına ve ilgili emniyet birimlerine gerekli uyarı kodlarının geçildiğini bildirdi.