Yeni Birlik Gazetesi Gündem Tanju Özcan'dan şantaj davasında çarpıcı savunma: Ahmaklık suçsa cezalandırılın

Tanju Özcan'dan şantaj davasında çarpıcı savunma: Ahmaklık suçsa cezalandırılın

Bolu'da görülen şantaj davasında eski belediye başkanı Tanju Özcan, mesajlaştığını kabul ederken içeriklere itiraz etti. Özcan, "Ahmaklık suçsa cezalandırılmam isabetli olur" dedi.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan şantaj iddianamesi kapsamında hakim karşısına çıkan eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, kamuoyunda geniş yankı uyandıran savunmasında çarpıcı ifadeler kullandı. Daha önce Öznur Çağalı ile ilişkisi olduğu iddialarını reddeden Özcan, mahkemede 2024 yılından bu yana süregelen mesajlaşmaları kabul etti; ancak dosyadaki içeriklerin kendisine ait olmadığını savundu.

Savunmasında eşine karşı bir özür borcu olduğunu dile getiren Özcan, eylemlerinin şantaj suçuyla ilgisi olmadığını öne sürdü. Mevcut durumun bir ceza yargılamasından ziyade aile hukuku kapsamına giren "sadakat" tartışmasına dönüştüğünü iddia eden eski başkan, "Eylemime uyan suç şantaj değildir. Eğer Türk Ceza Kanunu'nda ahmaklığın bir suç olduğu tanımlanmış olsaydı, bu suçtan cezalandırılmamı isabetli bulurdum" şeklinde konuştu.

Milyonluk Pazarlık İddiaları ve Tanık Beyanları

Dava sürecinde sadece mesaj içerikleri değil, olay arkasındaki maddi pazarlık iddiaları da dosyaya girdi. Duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen Özgür Nihat Yıldız’ın beyanları, davanın seyrini değiştirecek nitelikte veriler sundu. Yıldız, meselenin kapatılması için taraflar arasında ciddi meblağların konuşulduğunu iddia etti.

Tanık beyanına göre, olayın yargıya taşınmaması için ilk etapta 50 milyon TL talep edildiği, sonrasında bu rakamın 20 milyon TL ile bir araba ve yıkama tesisi teklifine kadar evrildiği öne sürüldü. Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesine göre şantaj suçu, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamayı kapsıyor ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Özcan ise bu süreçte şikayetçi olduğu için pişmanlık duyduğunu belirterek, pazarlık yoluna gitmemesinin üzüntüsünü yaşadığını ifade etti.

Duruşma sonunda mahkeme heyeti, dosyadaki dijital materyallerin incelenmesi ve iddia edilen mesaj içeriklerinin doğruluğunun tespiti için ek süre verilmesine karar verdi. Özellikle "Information Gain" (Bilgi Kazanımı) kriterleri çerçevesinde bakıldığında, şantaj davalarında dijital delillerin orijinalliği ve zincirleme suç unsurları davanın sonucunu belirleyen en kritik yasal düzenlemeler arasında yer alıyor.