Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, katıldığı televizyon programında Türkiye’nin terörle mücadele stratejisi ve bu süreç doğrultusunda atılacak yasal adımlara dair çok kritik açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda merakla beklenen yasal çerçeveye açıklık getiren Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecinin ardından Meclis gündemine gelmesi beklenen yasanın kesinlikle bir af niteliği taşımayacağının altını çizdi.
Yapılacak çalışmanın kalıcı değil, amaca yönelik geçici bir düzenleme olacağını belirten TBMM Başkanı, yasanın mantığını şu sözlerle özetledi:
"Çıkarılacak yasa müstakil ve geçici bir karakter taşıyacak. İlanihaye yürürlükte kalacak ya da herkesi süresiz kapsayacak bir modelden bahsetmiyoruz. Buradaki temel amaç, silahların kalıcı olarak bırakılmasıdır. Belirlenecek 6 ay, 8 ay veya bir yıl gibi net bir sürenin ardından bu kapı tamamen kapanacaktır. Toplumda yanlış bir algı oluşmamalıdır; bu bir af değil, teknik bir infaz düzenlemesidir."
Sürecin yürütüldüğü komisyonda en hassas oldukları konunun toplumsal hafıza olduğunu aktaran Kurtulmuş, başta şehit aileleri ve gaziler olmak üzere, milletin vicdanını yaralayacak ya da kamuoyunu rencide edecek hiçbir teklifin masada yer almayacağını kesin bir dille ifade etti.
"Terörün Yüzde 90'ı Bittti, Suriye'deki Gelişmeler Elimizi Güçlendirdi"
Türkiye'nin terör kamburundan tamamen kurtulacağı günlerin yakın olduğunu belirten Kurtulmuş, yürütülen kararlı mücadelenin meyvelerini verdiğini söyledi. Geçmişte müttefik bilinen birçok ülkenin terör örgütlerine lojistik ve siyasi destek sağladığını hatırlatan TBMM Başkanı, gelinen noktada ise terörün Türkiye gündeminden yüzde 80-90 oranında silindiğini müjdeledi.
Suriye sahasında yaşanan son rejim değişikliklerinin Ankara'nın elini daha da güçlendirdiğini aktaran Kurtulmuş, "Bölgesel dinamikler tamamen Türkiye’nin lehine bir seyre evrildi. Terör odakları ve arkasındaki güçler, artık Suriye toprakları üzerinden Türkiye sınırlarını tehdit edemeyeceklerini çok net gördüler. Dış konjonktür ile içteki kararlılığımız tam anlamıyla örtüşüyor. Bu tarihi fırsatı provokasyonlara kurban etmeden, hızla ve dikkatle neticeye ulaştırmalıyız" dedi.
Küresel Siyasetin Yeni Güç Merkezi: Türkiye
Haziran ve Temmuz aylarında İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilecek kritik NATO zirvelerine değinen TBMM Başkanı, uluslararası güvenlik mimarisinin ciddi bir dönüşümden geçtiğini vurguladı. Rusya'nın Kırım ve Ukrayna'daki ilhak süreçlerine karşı Batı blokunun zayıf kaldığını ifade eden Kurtulmuş, ABD Başkanı Donald Trump’ın savunma harcamaları ve Avrupa’nın yükünü taşıma konusundaki itirazlarının Euro-Atlantic ittifakında derin çatlaklar yarattığını belirtti.
Dünyanın artık iki kutuplu veya tek merkezli bir yapıdan uzaklaştığını söyleyen Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:
"Artık küresel sistemi tek bir kıta veya ülkenin yönetmesi imkansız. Yeni dünya düzeninde çoklu güç merkezleri doğuyor ve Türkiye bu merkezlerin en güçlü adaylarından biri. Çatışmaların, savaşların ortasında istikrar adası olarak duran ülkemiz, Gazze’deki soykırım başta olmak üzere her krizde insani ve adil bir barış perspektifini savunuyor. NATO’nun da artık sadece silahla değil, barış inşa etme kabiliyetiyle öne çıkması gerekiyor."
CHP'deki İç Tartışmalar: "Meclis Kimsenin Vasisi Değildir"
Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde yaşanan "mutlak butlan" tartışmaları ve yargı süreçlerine ilişkin soruları da yanıtlayan Kurtulmuş, TBMM Başkanlığı olarak kurumsal pozisyonlarının son derece net olduğunu söyledi.
Süreci tamamen CHP'nin kendi iç dinamikleri ve parti içi bir tartışma olarak gördüklerini ifade eden Kurtulmuş, konuya dair şu net mesajı verdi:
"Biz hiçbir siyasi partinin iç kavgasında taraf olmayız. Meclis Başkanlığı bir mahkeme salonu ya da partilerin vasisi konumunda değildir. 'Meclis bir karar alsın ve parti içi tartışmayı bitirsin' beklentisi parlamento hukukuyla bağdaşmaz. Biz parlamento hukukunun gerekliliklerini harfiyen uygularız. Taraflardan gelen eleştirileri bu duruşumuz nedeniyle dikkate almıyoruz. Kendi iç sorunlarını çözmesi gereken yer yine partinin kendi mekanizmalarıdır."