Komisyon bünyesinde “27 Mayıs 1960 Alt Komisyonu”, “12 Eylül 1980 Alt Komisyonu” ve “28 Şubat 1997 Alt Komisyonu” kuruldu. Yaklaşık 7 ay süren çalışmalar kapsamında 28 Şubat sürecinde görev yapan başbakan, bakanlar, siyasetçiler, askerler, medya temsilcileri ve mağdurlardan oluşan 105 kişi dinlendi.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise komisyon üyelerinden oluşan 10 kişilik heyet tarafından evinde ziyaret edilerek dinlendi. Komisyona davet edilen isimlere, 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararları ve süreçte yaşanan gelişmeler soruldu.
Demirel: “İstifa Et Demedim”
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, MGK kararlarında dindar insanları rencide eden bir madde bulunmadığını ifade etti. Demirel, Necmettin Erbakan’a “istifa et” demediğini, istifa kararının Erbakan’a ait olduğunu belirtti.
Kutan: “Ordu İçindeki Cunta”
Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Recai Kutan, Erbakan’ın orduya karşı son derece dikkatli bir tutum sergilediğini söyledi. Kutan, süreci ordu içindeki bir cunta hareketi olarak değerlendirdi.
Karadayı: “Darbe Olarak Nitelendirilmemeli”
Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, 28 Şubat’taki icraatlarının doğru olduğunu savunarak, sürecin darbe olarak nitelendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Postmodern Darbe” Tartışması
Dönemin siyasetçilerinden Hasan Celal Güzel, 28 Şubat’ı “millet iradesine karşı darbe” olarak tanımladı. Kültür Bakanı İsmail Kahraman ise sürecin hedeflerine ulaştığını ve planlı bir şekilde yürütüldüğünü söyledi. Adalet Bakanı Şevket Kazan, sürecin arkasında ABD’nin bulunduğunu öne sürerken; İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, klasik bir darbe olmadığını ancak darbe sonucu doğurduğunu belirtti. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller ise 28 Şubat’ı “ezber bozan bir darbe” olarak nitelendirdi. Çiller, sürecin tankla değil siyasi mekanizmalar üzerinden işletildiğini ifade etti.
Hukuk Vurgusu
Milletvekili Hayati Yazıcı ise sürece ilişkin değerlendirmesinde hukuk devleti ilkesinin önemine dikkat çekerek, hiçbir kişi ya da zümrenin hukukun üstünde olmaması gerektiğini vurguladı. TBMM’nin 28 Şubat tutanakları, sürece ilişkin farklı görüş ve değerlendirmeleri bir araya getirerek dönemin siyasi atmosferine ışık tutan önemli bir kaynak niteliği taşıyor.