Dünya genelinde kahve piyasası, tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. Özellikle üretim devi Brezilya’da etkisini sürdüren kuraklık, arz zincirini kırarken; küresel piyasalarda kahve fiyatları 4,24 dolar/pound seviyesini aşarak tarihi zirvesine yerleşti. Gümrük tarifeleri ve navlun giderlerindeki artış da eklenince, kahve artık "siyah altın" değerine ulaştı. Kahve ihtiyacının neredeyse tamamını ithalatla karşılayan Türkiye’de ise tablo çok daha ağır.
Fincandaki Enflasyon: 12 Liradan 110 Liraya!
Sektörden gelen veriler, kahve fiyatlarındaki artışın boyutunu gözler önüne seriyor. 2022 yılında sadece 12,5 TL olan bir fincan filtre kahvenin fiyatı, 2026 yılı itibarıyla tam 110 TL’ye fırladı. Geleneksel lezzetimiz Türk kahvesi de bu fırtınadan kurtulamadı; 2024 yılında 80-90 TL bandında satılan bir fincan Türk kahvesi, yüzde 95’lik bir sıçramayla 175 TL’ye çıktı. Lüks semtlerde ise bu rakam 200 TL barajını çoktan zorlamaya başladı.
Döviz Bazlı İthalat Faturası Kabarıyor
Türkiye’nin kahve ithalatı, özellikle pandemi sonrası her yıl yüzde 30-40 oranında büyüyerek devasa bir hacme ulaştı. Son 10 yılda kahve için yurt dışına ödenen miktar 2,7 milyar dolara yaklaşırken, sadece bu yılın ilk 6 ayında ödenen bedel 472 milyon doları aştı. Uzmanlar, yıl sonunda kahve ithalat faturasının 800 milyon dolara ulaşarak yeni bir rekor kıracağını öngörüyor.
Brezilya Krizi Türkiye'yi Neden Vuruyor?
Türkiye, kahve ihtiyacının tam yüzde 61’ini doğrudan Brezilya’dan karşılıyor. Geri kalan kısım ise Kolombiya, Guatemala ve Etiyopya gibi ülkelerden tedarik ediliyor. Hatta Hollanda ve İtalya’dan alınan paketli hazır kahvelerin ana kaynağı da yine Brezilya. Dolayısıyla Güney Amerika’daki en ufak bir kuraklık ya da rekolte kaybı, Türkiye’deki kafelerde doğrudan zam fırtınasına dönüşüyor.
Yıl Sonu İçin Kötü Senaryo: Zam Kapıda!
Mevcut tablo sadece geçmiş zamları değil, gelecek tehlikeyi de işaret ediyor. Hem döviz bazlı ham madde maliyetleri hem de işletme giderlerindeki (kira, personel, enerji) durdurulamaz yükseliş, perakende fiyatları yukarı itmeye devam ediyor. Sektör temsilcileri, mevcut maliyet baskısı nedeniyle yıl sonuna doğru yeni bir zam dalgasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.