Cinsel istismar ve fuhuş suçlarından yargılanırken hücresinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’in mağdurlarından sanatçı Rina Oh, Epstein’in Türkiye ve Osmanlı tarihine olan ilgisini ve harem takıntısını ilk kez Türk basınına açıkladı. Oh, Epstein ile 1990’ların sonunda eski model arkadaşı Lisa Phillips aracılığıyla tanıştığını belirtti.
Epstein’in Kendini Sultan İlan Etmesi
Rina Oh, Epstein’in kendisinden sürekli üçüncü tekil şahıs olarak “sultan” diye bahsettiğini ve kurmayı planladığı harem yapısından söz ettiğini aktardı. Oh, Epstein’in kendisine iki yabancı dilde kitap verdiğini ve bu kavramları benimsetmeye çalıştığını ifade etti. Epstein’in planına göre Oh, harem içinde çocuk doğuracak ve kendisine ömür boyu hizmetliler ve maddi imkanlar sağlanacaktı.
Topkapı Sarayı ve Osmanlı Takıntısı
Epstein’in Osmanlı ve Topkapı Sarayı’na olan ilgisi de ortaya çıktı. Oh, Epstein’in kendisinden Topkapı Sarayı’nın mimarisini, kültürünü ve haremdeki kadınların yaşamını detaylıca incelemesini istediğini söyledi. Epstein, bu bilgileri kendi hayali krallığını inşa etmek için kullanmayı planlamıştı.
Çocuk Tacizi ve Uluslararası Seyahatler
Sanatçı, Florida’da bulunduğu sırada Epstein ve Ghislaine Maxwell’in küçük çocuklarla yasa dışı ilişkilere girmek için yurt dışına seyahat ettiklerini açıkladığını belirtti. Oh, bu durumu o dönem Virginia Giuffre’ye bildirdiğini ancak Giuffre’nin Epstein’e rapor etmesi sonrası tehdit edildiğini ifade etti.

Obsesif Yaşam Tarzı ve Kıyafetler
Rina Oh, Epstein’in kişisel yaşamındaki obsesif yanlarına da değindi. Epstein’in süitindeki dolabında her kıyafetten birden fazla bulunduğunu belirten Oh, günlük olarak aynı ayakkabı, pantolon ve kazakları kullandığını söyledi.
İnsan Kaçakçılığı Ağı Sürüyor
Oh, Epstein’in ölümünün suç ağını sona erdirmediğini vurguladı. Küresel ölçekte insan kaçakçılığının devam ettiğini belirten Oh, yaşadığı travmalar nedeniyle sanat hayatının on yıl sekteye uğradığını, şu anda Washington’da çocuk ticaretine karşı farkındalık yaratacak bir anıtsal heykel üzerinde çalıştığını açıkladı.
Gençler ve Toplumsal Farkındalık
Sanatçı, hikayesini Türk halkıyla paylaşmanın önemine değinerek, gençlerin bu tür tuzaklara karşı dikkatli olması gerektiğini ve toplumsal sorumluluk alınması çağrısında bulundu.