Trafikte arkadan sürekli selektör yaparak öndeki aracı baskı altına alan sürücüler için dikkat çeken bir hukuki süreç başladı. Yargıtay'ın emsal niteliğindeki değerlendirmesi, yalnızca trafik kurallarını değil ceza hukukunu da ilgilendiren yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle takip mesafesini tehlikeli şekilde azaltıp ısrarlı biçimde selektör yapılmasının bazı durumlarda suç kapsamında değerlendirilebileceği vurgulandı. Kararın ardından "Trafikte selektör yapmak suç mu?", "Kaç kez yapılırsa ceza gelir?" ve "Hapis cezası uygulanabilir mi?" soruları gündeme taşındı.
Trafikte selektör yapmak suç mu?
Trafikte selektör yapmak tek başına suç olarak kabul edilmiyor. Sürücülerin kısa süreli ışık uyarısı yapması, bazı durumlarda trafik iletişiminin doğal bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak bu davranışın karşı sürücüyü korkutacak, rahatsız edecek veya baskı altına alacak şekilde sürekli ve ısrarlı biçimde yapılması halinde hukuki durum değişebiliyor.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin değerlendirmesine göre, özellikle takip mesafesini azaltarak öndeki araca art arda selektör yapılması ve bunun sürücünün huzurunu bozacak boyuta ulaşması halinde Türk Ceza Kanunu kapsamında adli soruşturma başlatılabilecek.
Kaç kez yapılırsa ceza gelir?
Kararın ardından en çok merak edilen konulardan biri de selektörün kaç kez yapılması halinde ceza uygulanacağı oldu.
Mevzuatta veya Yargıtay kararında belirlenmiş sayısal bir sınır bulunmuyor. Yani iki, üç ya da beş kez selektör yapılması otomatik olarak suç anlamına gelmiyor. Burada belirleyici olan unsur, davranışın süreklilik göstermesi ve karşı tarafta rahatsızlık oluşturacak düzeye ulaşması.
Mahkemeler her olayı kendi şartları içinde değerlendiriyor. Israrlı takip, yakın takip mesafesi, sürekli ışık uyarısı ve sürücü üzerinde baskı oluşturma gibi unsurlar birlikte incelenerek suçun oluşup oluşmadığına karar veriliyor.
Hapis var mı, ceza ne kadar olabilir?
Yargıtay'ın işaret ettiği hukuki değerlendirme kapsamında, fiilin "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçu olarak kabul edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi uygulanabiliyor.
Mahkemenin suçun oluştuğuna hükmetmesi durumunda ilgili sürücü hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Ancak bu ceza her selektör olayında otomatik olarak uygulanmıyor.
Yargılama sürecinde olayın gerçekleşme şekli, sürücünün kastı, davranışın sürekliliği ve mağdur üzerindeki etkisi ayrı ayrı değerlendiriliyor. Bu nedenle her dosya kendi delilleri doğrultusunda sonuçlandırılıyor.
Yargıtay kararı ne anlama geliyor?
Yargıtay'ın emsal niteliğindeki değerlendirmesi, trafikte agresif davranışların artık yalnızca idari para cezası kapsamında ele alınmayabileceğini ortaya koyuyor.
Karar, diğer sürücüyü yıldırmaya yönelik hareketlerin belirli şartlarda ceza hukuku açısından da incelenebileceğini gösteriyor. Böylece sürücüler arasında baskı oluşturan davranışların daha ciddi hukuki sonuçlar doğurmasının önü açılmış oluyor.
Uzmanlar, bu kararın trafikte daha kontrollü ve saygılı sürüş alışkanlıklarının yaygınlaşmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Takip mesafesini azaltarak selektör yapmak neden risk oluşturuyor?
Uzmanlara göre arkadan çok yakın takip ederek sürekli selektör yapılması yalnızca psikolojik baskı oluşturmuyor. Aynı zamanda trafik güvenliğini de ciddi biçimde tehlikeye atıyor.
Yoğun ışık uyarısına maruz kalan sürücüler panikleyebiliyor, ani fren yapabiliyor veya kontrolsüz şerit değiştirebiliyor. Bu durum ise zincirleme kazalara kadar uzanabilecek riskleri beraberinde getiriyor.
Bu nedenle uzmanlar, trafikte aceleci ve saldırgan davranışlardan kaçınılması gerektiğini, güvenli takip mesafesinin korunmasının hem can güvenliği hem de hukuki sorumluluk açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Kaza meydana gelirse farklı suçlar da gündeme gelebilir
Israrlı selektör yapılması sonucunda bir trafik kazasının yaşanması halinde hukuki süreç yalnızca "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçu ile sınırlı kalmayabilir.
Kazanın meydana geliş şekline, oluşan maddi zarara, yaralanma veya ölüm gibi sonuçlara göre farklı ceza hükümleri de uygulanabilir. Bu durumda hem ceza hukuku hem de tazminat hukukunu ilgilendiren daha kapsamlı süreçler başlayabiliyor.
Uzmanlar, trafikte sabırlı davranmanın ve diğer sürücüler üzerinde baskı oluşturmaktan kaçınmanın hem olası kazaların önüne geçeceğini hem de ağır hukuki yaptırımlarla karşılaşma riskini azaltacağını ifade ediyor.