Ankara’da düzenlenecek kritik 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde kameraların karşısına geçen Kanada Başbakanı Mark Carney, küresel güvenlik mimarisi ve ülkesinin askeri yatırımlarına dair çok önemli açıklamalarda bulundu. Savunma yükünün artık el değiştirdiğini vurgulayan Carney, Kanada’nın askeri harcamalarında tarihi bir kırılma noktasına gelindiğini ilan etti.
Yük Paylaşımında Yeni Dönem: Rotasyon Başladı
Başbakan Carney, ittifak içindeki askeri ve finansal sorumluluğun artık sadece ABD’nin omuzlarında kalmayacağını, bu yükün kademeli olarak Kanada ve Avrupa ülkelerine doğru kaydığını belirtti. Ankara randevusu öncesinde ABD Başkanı Donald Trump ile kapsamlı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini aktaran Carney, Washington yönetiminin bu yük paylaşımı değişimini net bir şekilde görmek istediğini ve sürecin halihazırda ciddi bir hız kazandığını ifade etti.
Savunma Bütçesinde Rekor Artış Sinyali
Gelecek döneme ait askeri bütçe planlamalarını paylaşan Kanada Başbakanı, mevcut durumda gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 1,5'ini savunmaya ayırdıklarını hatırlattı. Carney, önümüzdeki iki yıl içinde bu oranı radikal bir kararla yüzde 4 seviyesine çıkaracaklarını duyurarak, "Kanada adına konuşacak olursam, savunma yatırımlarımızdaki devasa ivmelenmeyi herkes görecek" dedi.
"Savaşın Doğası Hızla Değişiyor, Tehditler Çeşitleniyor" Küresel güvenlik risklerinin modern teknolojiyle birlikte kabuk değiştirdiğini söyleyen Carney; hibrit savaş konseptleri, hipersonik füzeler ve otonom askeri teknolojilerin ön plana çıktığı bir çağda, tehditlerin hiç olmadığı kadar karmaşıklaştığını vurguladı. Carney, bu ekosistemde Rusya’nın doğrudan bir tehdit unsuru olmaya devam ettiğinin altını çizdi.
Orta Doğu’daki Gerilime "İran" Tepkisi
Konuşmasında bölgesel krizlere de değinen Mark Carney, İran’ın son dönemde Suudi Arabistan ve Katar’daki stratejik noktaları hedef alan askeri hamlelerini "sorumsuzca" olarak nitelendirdi. Kanada’nın ve müttefiklerin öncelikli hedefinin bölgedeki tansiyonu düşürmek olduğunu belirten Başbakan, diplomatik kanalların ve istikrarın önemine vurgu yaptı.