Hürmüz Planı Trump’ın "Zafer" Engeline Takıldı
Washington ve Tahran arasındaki gerilimde tansiyon, Hürmüz Boğazı üzerinden yürütülen diplomasi trafiğiyle zirve yaptı. The New York Times’ın üst düzey kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre; Başkan Donald Trump, Pazartesi günü Beyaz Saray Durum Odası’nda İran’dan gelen kritik teklifi değerlendirdi. Ancak nükleer başlığını içermeyen bu öneri, Trump tarafından "yetersiz" bulunarak mesafeli bir karşılık aldı. ABD kanadında, somut adım içermeyen bir anlaşmaya imza atmanın, Trump’ın yürüttüğü "maksimum baskı" politikasından geri adım atmak ve kamuoyu önünde kazanılmış bir zaferi elden kaçırmak olduğu değerlendiriliyor.
Uranyum Krizinde "Tavizsiz" Tahran Hattı
İranlı ve ABD’li yetkililerden sızan bilgilere göre, teklifin içeriği nükleer program konusunda adeta bir "duvara" çarpıyor. Tahran yönetimi, uluslararası hukuktan doğan zenginleştirme haklarından vazgeçmeyeceğini bir kez daha yineleyerek, uranyum faaliyetlerini durdurma ve stokları teslim etme şartlarını kesin bir dille reddetti. Bu uzlaşmaz tutum, Washington’daki şahin kanadın "İran anlaşmaya değil, zaman kazanmaya çalışıyor" tezini güçlendirdi.
Pakistanlı Arabulucular Devrede: İşte Masadaki Plan
Krizin perde arkasındaki diplomasi trafiğine dair ayrıntılar ise dikkat çekici. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, Pakistanlı arabulucular vasıtasıyla ilettiği planın ilk şartı ekonomik nefes borusunun açılmasıydı. İran tarafı, nükleer müzakerelerin başlaması için öncelikle Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaların kaldırılmasını ve ambargoların gevşetilmesini şart koştu. Ancak Trump’ın, geçtiğimiz hafta gelen benzer bir teklifi reddettiği ve İslamabad’da yapılması planlanan kritik randevuyu son dakikada iptal ettiği öğrenildi.
Diplomaside "Kilit" Vurgusu ve Ekonomik Abluka
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Olivia Wales’in "Kırmızı çizgilerimiz net" açıklamasıyla çıtayı yükselttiği süreçte, ABD’li yetkililer karamsar bir tablo çiziyor. Tahran’ın nükleer taviz vermemesiyle birlikte "savaşa alternatif tüm çıkışların kilitlendiği" görüşü hakim olmaya başladı. Şimdi tüm gözler, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukasının İran ekonomisini ne kadar daha hırpalayacağına çevrilmiş durumda. Petrol stoklarının depolama kapasitesini aşması ve kuyuların kapanma riskiyle karşı karşıya kalması, Washington’ın elindeki en büyük koz olarak masada durmaya devam ediyor.