Amerikan medya kuruluşu Axios'un dört farklı kaynağa dayandırdığı bomba iddia, uluslararası gündemi sarstı. Habere göre ABD ve İsrail, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stoğunu ele geçirmek için özel kuvvet göndermeyi ciddi şekilde değerlendiriyor. İki ülkenin bu radikal adımı, İran ordusunun ciddi tehdit oluşturmadığı bir dönemde hayata geçirmeyi planladığı öne sürülüyor.
Axios'un edindiği bilgilere göre, operasyon İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engellemek amacıyla tasarlanıyor. ABD'li ya da İsrailli özel birliklerin İran topraklarına girmesini gerektirecek bu operasyonun detayları, Washington ve Tel Aviv yönetimleri tarafından gizli toplantılarda masaya yatırılıyor.
Nükleer Malzeme İçin İki Farklı Senaryo
Kaynaklar, Trump yönetiminin İran'daki nükleer materyallerle ilgili iki ana senaryo üzerinde çalıştığını aktardı. İlk senaryoya göre, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoku tamamen bölgeden çıkarılarak ABD veya İsrail kontrolüne alınacak.
İkinci senaryoda ise Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan nükleer uzmanlar bölgeye getirilerek uranyum stoğu seyreltilecek. Bu yöntemin İran'ın nükleer silah üretme kapasitesini yok etmek için yeterli olup olmadığı konusunda tartışmalar sürüyor.
Hark Adası Hedefte
Trump yönetiminden isimleri açıklanmayan yetkililer, İran'ın stratejik öneme sahip Hark Adası'nı ele geçirme planının da masada olduğunu doğruladı. İran'ın en büyük petrol terminali konumundaki Hark Adası'nın kontrolü, Tahran yönetimi üzerinde ciddi ekonomik ve askeri baskı oluşturabilir.
Yetkililerin açıklamalarına göre, Hark Adası operasyonu uranyum hırsızlığı planıyla koordineli şekilde gerçekleştirilebilir. Bu adımın İran ekonomisini felç etmek ve ülkeyi masaya oturtmak için kullanılacağı belirtiliyor.
Operasyonun Zamanlaması Kritik
Kaynakların verdiği bilgilere göre, ABD ve İsrail bu operasyonları İran ordusunun "ciddi tehdit oluşturmadığından emin olunan bir dönemde" gerçekleştirmeyi planlıyor. 28 Şubat'ta başlatılan ABD-İsrail saldırılarında İran'ın askeri gücünün önemli ölçüde zayıflatıldığı değerlendiriliyor.
İran Dini Lideri Ali Hamaney dahil çok sayıda üst düzey yetkilinin öldürüldüğü saldırılar, İran'ın komuta kontrolünü ciddi şekilde sarstı. Bu durum, ABD ve İsrail'e özel operasyonlar için uygun bir zemin sunuyor.
ABD-İsrail Saldırılarının Bilançosu
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington arasında müzakereler sürerken 28 Şubat tarihinde İran'a kapsamlı bir askeri saldırı başlatmıştı. İran da karşılık olarak İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'deki hedeflere saldırılar düzenledi.
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında toplam 926 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Saldırılarda İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney başta olmak üzere ülkenin en üst düzey yetkilileri öldürüldü.
Uluslararası Hukuk İhlali Tartışmaları
Uluslararası hukuk uzmanları, ABD ve İsrail'in planladığı operasyonların açık bir egemenlik ihlali oluşturacağını belirtiyor. Bir ülkenin topraklarına izinsiz girerek nükleer malzeme ele geçirme girişimi, uluslararası hukukun temel ilkelerine aykırı.
Ancak Trump yönetimi ve Netanyahu hükümeti, İran'ın nükleer silah elde etmesinin bölgesel ve küresel güvenlik için kabul edilemez bir tehdit oluşturduğu gerekçesiyle bu operasyonları haklı göstermeye çalışıyor.
İran'dan Henüz Resmi Yanıt Gelmedi
İran yönetimi, Axios'ta yer alan iddialara henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak Tahran yönetiminin bu tür bir operasyon girişimine karşı bölgedeki tüm ABD ve İsrail varlıklarına yönelik kapsamlı misilleme hazırlığında olduğu değerlendiriliyor.
Uzmanlar, böyle bir operasyonun bölgeyi tam ölçekli bir savaşa sürükleyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Ortadoğu'nun ateş çemberine dönüşme riski artarken, uluslararası toplumdan diplomatik çözüm çağrıları yükseliyor.
Bölgesel Dengeler Altüst Olabilir
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik planlanan operasyonları hayata geçirmesi durumunda, Ortadoğu'daki güç dengeleri tamamen değişebilir. İran'ın bölgedeki müttefikleri olan Hizbullah, Hamas ve Husiler'in olası bir karşılık hamlesinde nasıl bir rol oynayacağı merakla bekleniyor.
Axios'un ortaya koyduğu bu planlar, Washington ve Tel Aviv'in İran'ı etkisizleştirmek için ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler, bölgenin geleceğini şekillendirecek.