AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Türk Kızılay Kanunu Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Kanun teklifiyle Türk Kızılay Derneği'nin görev alanına giren faaliyetleri daha etkin bir yapıda yürütebilmesi için görev ve yetkileriyle hak ve muafiyetleri yasal bir çerçeveye oturtuluyor.
Teklifin temel amacı, uluslararası hukuk ve Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmeler çerçevesinde hiçbir ayrım gözetmeksizin ihtiyaç sahiplerine ulaşılması, afet ve savaş zamanlarında insani yardım süreçlerinin iyileştirilmesidir.
Yeni düzenleme ile Türk Kızılay'ın adı, bayrağı ve amblemi uluslararası sözleşmelerle kabul edilen bütün hak ve bağışıklıklardan yararlanacak. Derneğin izni olmaksızın bu sembollerin gerçek veya tüzel kişilerce kullanılması yasaklanacak. Ayrıca Türk Kızılay; savaş esirleri ve sivillerin tutulduğu yerleri ziyaret etme, aile haberleşmesini sağlama ve esir değişimlerinde aracılık etme gibi kritik insani görevleri üstlenecek. Bu süreçlerde kamu kurumlarıyla koordineli olarak veri erişim yetkisi de tanımlanacak.
Stratejik satın alma ve muafiyetler için yeni dönem
Teklifle birlikte Türk Kızılay'ın hak ve muafiyetleri genişletiliyor. Afet ve acil durumlarda ulusal kapasitenin güçlendirilmesi amacıyla, Kızılay ve iştirakleri tarafından üretilen ilk yardım, lojistik ve barınma hizmetleri "stratejik nitelikte alım" kapsamına alınacak. Bu alımlar, Kamu İhale Kanunu'na tabi olmaksızın doğrudan temin edilebilecek. Kamu kurumları, uygun görülen taşınır mallarını Kızılay'a tahsis edebilecek veya bedelsiz olarak devredebilecek.
Türkiye'deki kan bankacılığı sisteminin ana yürütücüsü olan Kızılay için finansal bir düzenleme de teklifte yer alıyor. Kamu hastanelerine temin edilen kan bileşenlerinin bedelleri, teslimat sonrası Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından doğrudan Türk Kızılay'a aktarılacak. Ayrıca derneğin bilimsel ve tıbbi amaçlarla ithal edeceği cihaz ve maddeler gümrük vergisinden muaf tutulacak.