Dünya genelinde yaşanan bölgesel çatışmalar ve ulaşım krizleri, güvenli ticaret rotalarına olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Bu tabloyu stratejik bir avantaja dönüştürmeyi hedefleyen Türkiye, önümüzdeki üç yıllık süreçte küresel lojistiğin ana merkezi haline gelmek için kapsamlı bir planı devreye alıyor. Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki mal akışını kendi toprakları üzerinden entegre etmeyi amaçlayan bu hamle, hem transit taşımacılıktan sağlanan katma değeri artıracak hem de Türk ihracatçısının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü yukarılara taşıyacak.
Projeler kapsamında ihracatçıların finansman maliyetlerini düşürecek mekanizmalar genişletilirken, taşıma ve depolama süreçlerini hızlandıracak altyapı yatırımlarına hız verilecek. Böylece Türkiye, bölgesel ve küresel tedarik zincirlerinin en kritik halkası konumuna erişecek.
Doğu-Batı Ekseninde Dev Demir Yolu Ağları
Uluslararası ticaret koridorlarının kapasitesini artırmak amacıyla Orta Koridor üzerindeki stratejik hatlar modernize ediliyor. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı’nın yanı sıra Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu projesi ve Zengezur Koridoru bağlantılarıyla Hazar havzasından Avrupa’ya uzanan yük taşıma kapasitesi katlanacak.
Planın Orta Doğu ayağında ise tarihi Hicaz Demir Yolu’nun iyileştirilmesi yer alıyor. Bu adım sayesinde Güney sınırlarından gelen hatların devamlılığı güvence altına alınarak bölgesel ticaret bağları sağlamlaştırılacak. Bütün bu hatları Avrupa’ya bağlayacak olan İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi ise Asya ve Basra Körfezi’nden gelen yüklerin kıtalararası geçişini kesintisiz hale getirecek.
Basra’dan Avrupa’ya Kesintisiz Lojistik Akışı
Kalkınma Yolu Projesi ile Basra Körfezi’nden başlayan taşımacılık ağı, liman, demir yolu ve kara yolu entegrasyonuyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılacak. Ülke içindeki lojistik merkezler, organize sanayi bölgeleri, limanlar ve sınır kapıları birbirine entegre edilerek demir yolunun yük taşımacılığındaki payı belirgin şekilde artırılacak. Ayrıca Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları (YLDA) desteğiyle Türk şirketlerinin hedef pazarlarda uçtan uca teslimat yapması ve maliyetlerini düşürmesi sağlanacak.
Tedarik Krizlerine Karşı Erken Müdahale Sistemi
Ekonominin üç yıllık yol haritasında sadece ulaştırma değil, kritik ürün ve hammaddelerdeki dışa bağımlılığı azaltacak stratejik tedbirler de yer alıyor. Jeopolitik risklerin küresel ticareti aksatmasını önlemek adına "Erken Uyarı ve Müdahale Kapasitesi" kurulacak. Yüksek risk barındıran ülke, sektör ve kritik ürünler için alternatif tedarik kanalları önceden belirlenerek, olası küresel krizlerde imalat ve ihracat süreçlerinin aksamasının önüne geçilecek.