Belçika Ekonomik Misyonu çerçevesinde Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Belçika Kraliçesi Mathilde, iki ülke arasındaki biyofarma ekosistemlerini bir araya getiren üst düzey bir toplantıya katıldı. İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen organizasyon; kurumsal, akademik ve sanayi paydaşlarını buluşturarak biyoteknoloji ve ilaç sektöründeki stratejik fırsatları değerlendirmeyi hedefledi.
Toplantıya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ve her iki ülkeden kamu, sanayi ve akademi dünyasının temsilcileri iştirak etti. Görüşmelerde, Türkiye ve Belçika arasındaki sağlık ve bilim temelli köprülerin güçlendirilmesi üzerine odaklanıldı.
Nadir Hastalıklarda Tanı ve Gerçek Yaşam Verileri
Toplantının ana gündem maddelerinden birini nadir hastalıklar oluşturdu. Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hacer Durmuş Tekçe, etkinlikte yaptığı konuşmada nadir hastalıkların tanı süreçlerine dair teknik detayları paylaştı. Tekçe, gerçek yaşam verilerinin sağlık ekosistemine sağladığı katkıların önemine vurgu yaparak, bu verilerin tedavi protokollerinin geliştirilmesindeki rolüne değindi. Nadir görülen hastalıkların teşhisinde karşılaşılan zorlukların aşılması için veri paylaşımının ve akademik çalışmaların ekosistemin bütününe sağladığı faydalar teknik boyutuyla ele alındı.
İnovasyon ve Sürdürülebilir Sağlık Çözümleri
Belçika merkezli biyofarma şirketi UCB'nin Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Jean-Christophe Tellier, sektörün geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Tellier, nadir hastalıklarda hasta odaklı inovasyonun gerekliliğini belirterek, sürdürülebilir sağlık çözümlerine ulaşmak için uluslararası iş birliklerinin kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Belçika'nın yaşam bilimleri alanında Avrupa'nın inovasyon merkezlerinden biri olduğu ve dünyaca ünlü pek çok biyofarmasötik şirkete ev sahipliği yaptığı kaydedildi. Toplantıda ayrıca, biyofarma sektöründeki inovasyonun sadece laboratuvar çalışmalarıyla sınırlı kalmaması, hasta ihtiyaçlarını merkeze alan bir yapıya evrilmesi gerektiği aktarıldı.
Ekonomik Veriler ve Akademik Ortaklıklar
Toplantıda paylaşılan verilere göre, Belçika'nın Türkiye'ye yönelik farmasötik ürün ihracatı 2025 yılı itibarıyla 391,9 milyon avro seviyesine ulaştı. Bu ekonomik verinin yanı sıra, bilimsel iş birliklerinin de derinleştiği belirtildi. İstanbul Üniversitesi ile biyofarma devi UCB arasında süregelen akademik iş birliğinin, iki ülke arasındaki sağlık ortaklığını güçlendiren temel bir platform işlevi gördüğü vurgulandı. Akademik bilgi birikimi ile sanayi tecrübesinin harmanlandığı bu ortaklık modelinin, yeni tedavi yöntemleri ve bilimsel projeler için bir zemin teşkil ettiği ifade edildi.
Stratejik Ortaklığın Geleceği
İki ülkenin kamu ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren bu buluşma, biyofarma alanındaki bilgi ve teknoloji transferinin artırılmasını amaçlıyor. İstanbul Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen temaslar, akademik araştırmaların sanayi ile entegrasyonu ve sağlık alanındaki küresel yatırımların Türkiye ve Belçika hattında genişletilmesi için önemli bir adım olarak nitelendirildi. Organizasyon, katılımcıların sektörel geleceğe dair stratejik vizyonlarını paylaşmalarının ardından sona erdi.