Yeni Birlik Gazetesi Gündem Türkiye ve Ermenistan Erivan’da anlaştı: Ani Köprüsü ayağa kalkıyor!

Türkiye ve Ermenistan Erivan’da anlaştı: Ani Köprüsü ayağa kalkıyor!

Türkiye ve Ermenistan, sınır hattındaki tarihi İpek Yolu sembolü Ani Köprüsü'nü ortak projeyle restore etmek için Erivan'da teknik mutabakata vardı.

Türkiye ile Ermenistan arasında yürütülen normalleşme adımları, tarihi mirasa yönelik ortak bir projeyle somut bir boyut kazanıyor. İki ülkeyi birbirinden ayıran Arpaçay Nehri üzerinde yükselen tarihi Ani Köprüsü'nün restorasyonu için sürdürülen görüşmelerde kritik bir aşamaya geçildi. Ermenistan-Türkiye Çalışma Grubu, Erivan'da düzenlenen ikinci toplantısında projenin teknik detaylarını ve uygulama takvimini masaya yatırarak tam uzlaşı sağladı.

Liderler düzeyinde sağlanan siyasi iradenin ardından kurulan Ortak Çalışma Grubu, sahadaki uygulamaları hızlandırmak amacıyla süreci kararlılıkla sürdürüyor. Toplantıda, iki ülke arasındaki ortak mirası koruma hedefi doğrultusunda imzalanan protokolün vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesi kararlaştırıldı.

Restorasyon Protokolü Sahaya Yansıyor

Görüşmelerde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi kapsamında imzaladıkları ortak restorasyon protokolünün stratejik rolüne dikkat çekildi. Taraflar, İpek Yolu'nun en önemli geçiş noktalarından biri olan yapının aslına uygun biçimde ihya edilmesi için teknik ekiplerin kısa sürede sahaya inmesi konusunda mutabık kaldı.

Atılan bu adım, yalnızca mimari bir restorasyon projesi olmanın ötesinde, bölgedeki diplomatik temasların ve kültürel etkileşimin güçlenmesi adına da sembolik bir anlam taşıyor.

Medeniyetlerin Geçiş Noktası Yeniden Doğuyor

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ani Ören Yeri'nin sınırları içinde bulunan yapı, bir ayağı Türkiye, diğer ayağı ise Ermenistan toprağında yer almasıyla benzersiz bir konuma sahip. 11. ve 12. yüzyıllarda inşa edildiği değerlendirilen tek sivri kemerli eser, Orta Çağ mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi gösteren en çarpıcı örnekler arasında yer alıyor.

Günümüze yalnızca ayakları ulaşan köprü, yaklaşık 30 metrelik nehir açıklığıyla inşa edildiği dönemin teknik sınırlarını zorlayan bir mimari başarı olarak tanımlanıyor.