Küresel iklim krizine karşı yürütülen uluslararası mücadelede Türkiye, bilimsel birikimini ve saha tecrübesini dünya sahnesine taşımaya hazırlanıyor. Ankara'da Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi Akademi Lansmanı", devletin tepe kurumları ile akademi dünyasını aynı vizyonda buluşturdu. Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, YÖK’ün bu dev organizasyonun "Akademik Elçisi" ilan edildiğini belirterek, üniversiteleri küresel iklim stratejisinin ana aktörü olmaya davet etti.

"Uygulama COP'u" vizyonuyla icraat odaklı diplomasi
Türkiye'nin üstlendiği COP31 Başkanlığı sürecinin sadece teorik tartışmalardan ibaret kalmayacağını, diyalog, uzlaşı ve somut eylem ilkeleri üzerine kurulduğunu vurgulayan Bakan Murat Kurum, hedeflerinin net olduğunu ifade etti. Zirvenin bir "Uygulama COP'u" niteliği taşıdığına dikkat çeken Kurum, binalarda enerji tüketimini azaltmaktan atık kontrolüne kadar küresel ölçekte iddialı hedefler koyduklarını belirtti.

Saha uygulamalarındaki başarılara da değinen Kurum, deprem bölgesinde yürütülen Asrın İnşa Seferberliği'ni örnek gösterdi. Bölgede inşa edilen 455 bin konutun Sıfır Atık prensibine uygun ve kendi enerjisini üreten dirençli yapılar olduğunu belirten Kurum, bu projelerde sağlanan %39’luk enerji tasarrufunun tüm dünyaya rol model olacağını aktardı.
Türkiye İklim Bilimi ve Teknolojisi Yetkinlik Haritası geliyor
Bilimsel bilginin, sanayi ve kamu politikalarıyla entegre edilmesinin şart olduğunu savunan Bakan Kurum, yükseköğretim kurumlarına stratejik bir teklifte bulundu. Üniversitelerin sahip olduğu laboratuvar, araştırma altyapısı ve uzmanlık alanlarının tek bir çatıda toplanacağı "Türkiye İklim Bilimi ve Teknolojisi Yetkinlik Haritası" hazırlanması gerektiğini kaydetti.

Bu haritayla birlikte; temiz enerji, kuraklığa dayanıklı tarımsal çözümler ve erken uyarı sistemleri gibi hayati konularda ortak proje çağrıları başlatılacak. Seçilen yenilikçi çalışmalar, uluslararası finans kuruluşları ve özel sektörle buluşturularak "COP31 Bilim ve Teknoloji Portföyü" adıyla küresel pazara sunulacak.
Üniversiteler küresel iklim ağının doğal kurucusu
Klasik diplomasinin ötesinde bir etki alanına sahip olan bilim diplomasisinin stratejik bir güç olduğunu ifade eden Kurum, üniversiteler arası kurulan araştırma ağlarının siyasi konjonktürden bağımsız olarak kalıcı bağlar ürettiğini vurguladı. Akademisyenlerin ve genç araştırmacıların enerjisini zirvenin merkezine yerleştirmeyi hedeflediklerini belirten Bakan, Türkiye'nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında güvenilir bir köprü işlevi göreceğini dile getirdi.

YÖK'ten uluslararası hamle: COP-SCIENCE platformu kuruldu
Zirvenin akademi bacağını koordine eden YÖK Başkanı Erol Özvar ise Türkiye'de COP31 sürecinin dışında tek bir üniversitenin dahi kalmadığını açıkladı. Her üniversitede bir rektör yardımcısının süreçten sorumlu koordinatör olarak atandığını bildiren Özvar, küresel iş birliklerini güçlendirmek amacıyla "COP-SCIENCE" platformunun hayata geçirildiğini duyurdu.
Dünyanın dört bir yanından akademisyen ve araştırma merkezlerinin fikirlerini Türkiye'nin vizyonuyla buluşturacak olan bu platform, zirve süresince kurulacak olan YÖK Pavilyonu ile taçlandırılacak. Yerli ve yabancı bilim insanları, iklim krizine getirdikleri yenilikçi çözümleri bu özel alanda tüm dünyaya tanıtma fırsatı bulacak.