İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden el çektirilen ve tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında yer aldığı 63 sanıklı iddianame, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 37’si tutuklu yargılanan sanıklar; suç örgütü kurma, rüşvet, kara para aklama ve imar kirliliğine neden olma gibi suçlamalarla hakim karşısına çıkacak.
Belediyede Kanunsuz Yetki: "Tek İmza" Çarkı
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle hazırlanan 862 sayfalık iddianame, Nilüfer Belediyesi döneminde kurulan organize bir yapıyı gözler önüne seriyor. İddianameye göre Mustafa Bozbey, mevzuatta yeri olmamasına rağmen Turgay Erdem’e "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı vererek imar yetkilerini usulsüz bir şekilde tek elde topladı. İddianameye göre müteahhitlerden ve inşaat firmalarından usulsüz emsal artışları karşılığında alınan milyonlarca liralık rüşvetler, Erdem’in attığı bu "tek imza" formülüyle yasallaştırılmaya çalışıldı.
Milyarlık Vurgun Paravan Şirketler
İddianamede, rüşvet olarak alınan gayrimenkul ve nakit paraların, baskı ve telkinlerle kurdurulan paravan şirketler üzerinden aklandığı bilgisi yer aldı.
Müteahhitlerin tapuda "satış" gibi gösterdiği devirlerin arkasında hiçbir hesap hareketinin bulunmadığı MASAK raporlarıyla işaret edildi. Bu paravan firmalardan ise Bozbey’in aile bireylerine ve yönetim kurulu başkanlığını eşi Seden Bozbey’in yaptığı Fide Eğitim Kurumları ile aile vakfı NİLVAK'a yoğun para transferleri gerçekleştirildiği belirlendi.
Rüşvetin Mimarisi: "TİBA Mimarlık" Detayı
İddianamedeki tespitlere göre, usulsüz emsal artışı sözü verilen projelerin çizimleri, örgüt liderinin yönlendirmesiyle sanık İldam Aydın Bozbey’e ait TİBA Mimarlık firmasına yaptırıldı. Proje çizim bedelleri rayiç değerlerin çok üzerinde tutularak, rüşvet çarkına "ticari faaliyet" kılıfı uyduruldu ve suç gelirleri bu yolla piyasaya sürüldü.
Elden Rüşvet Trafiği ve Kamu Zararı
Dosyada Turgay Erdem’in ise rüşvet trafiğini bizzat yönettiği, kendisiyle görüşmek isteyen iş insanlarını alt kadrodaki örgüt yöneticilerine şifreli şekilde yönlendirdiği iddia edildi. Elden alınan nakit rüşvetlerin örgüt üyeleri arasında pay edildiği, kamu iştiraki olan NİLBEL üzerinden bir şüpheliye usulsüz iş yeri kiralanarak kamunun doğrudan zarara uğratıldığı bilirkişi raporlarıyla belgelendi.