İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Uğur Dündar adliyeye giderek ifade verdi.
Soruşturma dosyasında 82 yaşındaki tecrübeli gazetecinin tam adının İsmail Uğur Dündar olduğu kaydedildi. İfadesinde derneğin mali süreçleriyle herhangi bir ilgisi bulunmadığını belirten Dündar, kimseden para toplamadığını ve süreçte özür dilemesini gerektirecek somut bir eyleminin olmadığını vurguladı.
UĞUR DÜNDAR'IN İFADESİ
AHBAP’ın mali faaliyetlerinde herhangi bir dahlinin bulunmadığını, para toplamadığını ve özür dilemesini gerektirecek somut bir eylemi olmadığını savunan Dündar, "Ben deprem döneminde sivil toplum kuruluşu olarak yalnızca Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı görevinde bulunuyordum. Ali Koç yönetiminin deprem bölgesine inşa ettirdiği konteyner kent ve gönderilecek yardım malzemelerinin organizasyonu ile meşguldüm. Bu dönemde başka herhangi bir yardım kuruluşuna ayırabilecek zamanım yoktu. Yüklendiğimiz sorumluluk vaktimizi oldukça alıyordu." dedi.
"PAYLAŞIMIMI SİLMEK DURUMUNDA KALMIŞTIM"
Deprem döneminde Ahbap ile ilgili paylaşımda bulunduğunu belirten Dündar, şunları söyledi:
“O dönem akredite oldukları için destek olmak adına iyi denetlendiğini düşünerek paylaşım yapsam da daha sonra Haluk Levent hakkındaki iddiaları ve soruşturma haberlerini öğrenince paylaşımımı silmek durumunda kalmıştım.”
"AHBAP'IN YERİNİ BİLMEM"
Haluk Levent'e para toplama yetkisinin kolayca verilmesini de sorguladığına dikkat çeken Dündar, "Soruşturmanızda tespit edilen bu hususlara rağmen derneğe nasıl para toplama ve yönetme yetkisi verildi, anlayamıyorum. Haluk Levent ile herhangi bir görüşme kaydımız yoktur. Ahbap'ın yerini bilmem, hiç gitmedim. Herhangi bir yardımlarını koordine etmedim. Ahbap'ın ünlüleri kullanarak ön plana çıkmaya çalıştığı ve eleştirilere karşı sosyal medya gücü ile linç yaptığı şeklinde bir bilgim yoktur." şeklinde konuştu.
"MUHALİFLERİN YARDIMLARINI ALMAK İÇİN..."
Dündar ifadesinin devamında şu ifadelere yer verdi:
“Ahbap ve Haluk Levent her daim devlet kurumları ile birlikte olduğunu yansıtmıştır. Muhalif duruş sahip kişilerin yardımlarını almak için rakip sivil toplum kuruluşu gibi konumlanmamıştır.
Deprem döneminde herkesin tek amacı mağdurların yaralarını sarmaktı. Bu nedenle yardım edenlerin devlet kurumu yahut muhalif menşeili olup olmadığına bakmaksızın ilk fırsatta bağışlarını gönderdiğini düşünüyorum.”
"ÖZÜR DİLEYECEĞİM SOMUT BİR DAHİLİM YOKTUR"
Bir kez daha dernek ile yakın bir ilişkisi olmadığını vurgulayan Dündar, "Haluk Levent' e ilişkin köşe yazısı ya da medya aracılığıyla eleştiri yapmamamın ve şahsi tavsiyelerle yetinmemin sebebi Sayın Bakanlarla birlikte görüntü veren birine köstek olmak istememektir. Buna ilaveten resmi makamların denetlediğini varsayıyordum. Bu işlerde denetleme esas olmalıdır. Oğuzhan Uğur para toplamamış yalnızca hem AFAD'ın hem de AHBAP'ın organizasyonlarını duyurmuş ve reklamlarını yapmıştır. Gelinen aşamada "keşke bu şekilde olmasaydı" demekten başka elden gelen pişmanlık ifadesi yoktur. Süreç nedeniyle özür dileyeceğim bir somut dahlim yoktur." diye konuştu.