Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça gündeme gelen Adalar segmentinin aktif olmadığını ileri sürdü. Söz konusu hattın “ölü fay” niteliği taşıdığını ifade eden Üşümezsoy, İstanbul’da 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem için yeterli stres birikiminin bulunmadığını dile getirdi.
Üşümezsoy’un bu açıklamaları, Marmara Bölgesi’nde büyük deprem beklentisinin sürdüğünü ifade eden bazı bilim insanlarının görüşleriyle farklılık gösterdi.
“Risk Silivri-Kumburgaz Segmentinde”
Üşümezsoy, Marmara Denizi’ndeki potansiyel riskin Silivri ile Kumburgaz arasındaki fay segmentinde yoğunlaştığını belirtti. Bu bölgedeki hareketliliğin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurgulayan Üşümezsoy, risk analizlerinin segment bazlı yapılmasının önemine işaret etti.
23 Nisan 2025’te meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremini önceden öngördüğünü ifade eden Üşümezsoy, Marmara’daki değerlendirmelerini bu çerçevede paylaştı.
Deprem Yönetimine İlişkin Değerlendirme
Açıklamalarında deprem yönetimi konusuna da değinen Üşümezsoy, 1999 yılından bu yana sürdürülen deprem söylemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Büyük deprem beklentisinin uluslararası fon ve kaynak kullanımında etkili olduğunu iddia eden Üşümezsoy, bu kaynakların etkin ve şeffaf biçimde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Marmara Denizi’ndeki fay hatlarına ilişkin tartışmalar sürerken, Üşümezsoy’un açıklamaları kamuoyunda yeni bir değerlendirme sürecini gündeme taşıdı.