Ocak ayının ortalarına gelinmişken, beklenen kar yağışlarının İstanbul başta olmak üzere birçok bölgede etkisini göstermemesi vatandaşların dikkatini çekti. Ancak Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Okan Bozyurt, esas kış şartlarının şubat ve mart aylarında yaşanacağına dikkat çekerek son 9 yılın en sert kış mevsiminin kapıda olduğunu belirtti.
“Ocak Karları Sınırlı Kaldı, Asıl Soğuk Şubat’ta”
TRT ekranlarında hava durumu değerlendirmesinde bulunan Bozyurt, İstanbul’da aralık ve ocak aylarında ciddi kar yağışı görülmeyeceğini daha önce öngördüğünü hatırlattı. İstanbul’un bazı yüksek kesimlerinde hafif kar geçişlerinin yaşanabileceğini ancak ciddi bir kar birikimi beklenmediğini vurguladı.
“18 Ocak’tan İtibaren Sibirya Soğukları Geliyor”
Bozyurt’un açıklamalarına göre, hava sıcaklıkları 18 Ocak’tan itibaren hızla düşecek. Sibirya yüksek basıncının etkisiyle özellikle geceleri iç, kuzey ve doğu bölgelerde -10°C'nin altına düşen sıcaklıklarla birlikte kuvvetli buzlanma bekleniyor. 19-21 Ocak tarihleri arasında bu bölgelerde gece don olaylarının etkili olacağı tahmin ediliyor.
“Ocak Sonu ve Şubat Başında Yoğun Kar Bekleniyor”
Bozyurt, 25 Ocak’tan sonra Balkanlar ve Karadeniz üzerinden Türkiye’ye kuvvetli bir kar sistemi girebileceğini, bu sistemin özellikle kuzey ve iç bölgelerde yoğun kar yağışı getirme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Şubat ayı boyunca ve hatta mart ayının ilk yarısına kadar bu sistemlerin etkili olabileceği uyarısında bulundu.
“2016’dan Bu Yana En Sert Kış Yaşanabilir”
Stratosferdeki ani ısınma ve kutup rüzgarlarının yavaşlamasının etkileriyle birlikte, 2016’dan bu yana görülmeyen ölçüde sert kış koşulları yaşanabileceğine dikkat çeken Bozyurt, bu yıl mevsim normallerinin altında sıcaklık ve üzerinde yağış görülebileceğini ifade etti.
Kuraklık Tehlikesi Devam Ediyor: İzmir Örneği
Bozyurt’un uyarılarından biri de kuraklıkla ilgili oldu. Son yağışların İzmir gibi bazı bölgelerde barajlara ciddi katkı sağlamadığını vurgulayan Bozyurt, Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranının %1’in altına indiğini ve bu durumun hidrolojik kuraklık açısından endişe verici olduğunu belirtti.