Adliye Kasasından Çıkan İtiraflar
ABD tarihinin en karanlık figürlerinden biri olan Jeffrey Epstein’in ölümü üzerindeki sis perdesi, yıllar sonra ortaya çıkan bir belgeyle yeniden aralanıyor. Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılanırken, 2019 yılında Manhattan’daki hücresinde ölü bulunan milyarderin, veda niteliği taşıyan el yazısı notu ilk kez paylaşıldı. Federal bir yargıcın kararıyla gizliliği kaldırılan belge, Epstein’in psikolojik durumuna dair çarpıcı ipuçları veriyor.
"Ağlayıp Sızlamamı mı İstiyorsunuz?"
CNN tarafından aktarılan bilgilere göre; Epstein’in intihar girişiminden kısa bir süre sonra yazdığı iddia edilen notta, hakkındaki ağır suçlamalara ve süregelen soruşturmalara yönelik bir kabulleniş veya meydan okuma seziliyor. Notta yer alan, “Ne yapmamı istiyorsunuz, ağlayıp sızlayayım mı? Veda edeceğin zamanı seçebilmek büyük bir lütuf” ifadeleri, davanın seyrini değiştirmese de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Belgenin gerçekliği üzerindeki tartışmalar sürse de, notun Epstein’in zihin dünyasını yansıttığı düşünülüyor.
Hücre Arkadaşı Sakladı, New York Times Çıkardı
Bu gizemli notun bugüne kadar nasıl saklı kaldığına dair detaylar ise bir hukuk dramını andırıyor. Belge, Epstein’in o dönemki hücre arkadaşı Nicholas Tartaglione tarafından bulundu. Tartaglione’nin kendi davası kapsamında mühürlenen ve New York’taki bir adliyede yıllardır kilit altında tutulan not, New York Times’ın (NYT) ısrarlı takibi ve mahkemeye başvurması sonucu özgürlüğüne kavuştu. Gazetecilik başarısı olarak görülen bu hamle, Epstein davasındaki "kayıp parçalardan" birini daha yerine koydu.
Ünlüler Listesi ve FBI’ın "İntihar" Kararı
Epstein davası; aralarında Bill Clinton, Donald Trump, Prens Andrew ve Michael Jackson gibi dev isimlerin geçtiği dosyalarla dünya gündeminden düşmemişti. Birçok kişi, "Müşteri listesinin" açıklanmaması için Epstein’in öldürüldüğünü iddia etse de, FBI ve Adalet Bakanlığı yürüttükleri inceleme sonucunda olayın bir intihar olduğunu tescillemişti. Son paylaşılan not, FBI’ın "intihar" tezini destekler nitelikte görünse de, dosyadaki soru işaretleri hala tam olarak giderilmiş değil.