Yeni Birlik Gazetesi Gündem Venezuela depreminde destan yazan ekiplere sıcak karşılama

Venezuela depreminde destan yazan ekiplere sıcak karşılama

Venezuela’da meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından Cumhurbaşkanlığı talimatıyla bölgeye intikal eden AFAD ve TSK-DAK ekipleri, yerli duvar arkası radar teknolojileriyle fark yarattıkları iki haftalık insani görevlerini tamamlayarak yurda döndü.

Güney Amerika ülkesi Venezuela'da geçtiğimiz Haziran ayında meydana gelen ve tüm dünyayı sarsan yıkıcı depremlerin ardından, dost elini uzatmak için 12 bin kilometre yol kat eden Türk arama kurtarma ekipleri, kritik görevlerini başarıyla tamamlayarak Türkiye'ye ulaştı. Bölgede gösterdikleri olağanüstü çaba, kullandıkları yerli teknoloji ve yerel halkla kurdukları sıcak bağlarla adlarından söz ettiren kahramanlar, Ankara’da askeri törenle karşılandı.

Milli Savunma Bakanlığına ait dev nakliye uçağı A400M'in Mürted Hava Meydanı pistine teker koymasıyla son bulan bu uzun yolculuk, sadece bir kurtarma görevinin bitişini değil; aynı zamanda sınırları aşan bir dostluk köprüsünün kurulmasını da simgeledi. Karşılama töreninde hazır bulunan Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, ülkeye dönen personeli tek tek tebrik ederek gurur dolu anlar yaşattı.

Enkaz Altında Yerli Teknoloji İle Fark Yarattık

Venezuela'da yaşanan 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki büyük sarsıntı, 4 bin 800'den fazla can kaybına yol açarak bölgeyi adeta bir enkaza çevirmişti. Felaketin hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in talimatlarıyla hızlıca organize olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Türk Silahlı Kuvvetleri Doğal Afetler Arama Kurtarma (TSK-DAK) timleri, tam donanımlı araçları ve hassas koku alma yeteneklerine sahip 4 özel eğitimli köpeği ile bölgeye ulaştı.

Görev sürecine dair detayları paylaşan Piyade Binbaşı Yener Çamurlu, Türk ekibinin sadece fiziksel gücüyle değil, aynı zamanda sahip olduğu teknolojik üstünlükle de ön plana çıktığını vurguladı. Binbaşı Çamurlu, enkaz altındaki hayati belirtileri tespit edebilen milli teknoloji ürünü "duvar arkası radar" sistemlerinin, sahada görev yapan diğer uluslararası ekiplere de rehberlik ettiğini belirterek, "Kendi yerli ve milli imkanlarımızla orada çok büyük işler başardık. Dünyanın diğer ucundan gelen ekipler bu teknolojide bizden oldukça gerideydi; onlara da teknolojik anlamda destek sağladık" dedi.

"Hiç Yorulmayan Türkler" Lakabı Tarihe Geçti

Arama kurtarma çalışmalarında sergilenen insanüstü performans, enkaz başında umutla bekleyen yerel halkın da gözünden kaçmadı. Günde 12 saatlik ağır vardiyalar halinde, aralıksız çalışan Türk timlerine Venezuela halkının özel bir sevgi beslediğini belirten Piyade Kıdemli Başçavuş Oktay Türkay, o günleri şu sözlerle aktardı: "Zamanla yarışırken yorgunluk hissetmedik. Bizim bu bitmek bilmeyen enerjimizi gören bölge halkı, bize 'hiç yorulmayan Türkler' lakabını taktı. Bu nitelendirme tüm yorgunluğumuzu unutturdu ve ülkemiz adına büyük bir gurur vesilesi oldu."

Türkay, iki hafta süren bu yoğun mesainin devletler arası resmi bir görevin çok ötesine geçerek iki halk arasında kopmayacak bir kardeşlik bağına dönüştüğünün altını çizdi.

Patili Kahramanlara Devlet Nişanı

Ekiplerin özverili çalışmaları Venezuela hükümeti tarafından da en üst düzeyde taltif edildi. Türk birliğine, ülkedeki en saygın ödüllerden biri olan "kahramanlık nişanı" takdim edildi. Görevi sadece bir sorumluluk olarak gördükleri için böyle bir ödülü beklemediklerini dile getiren Binbaşı Çamurlu, törende duygusal anlar yaşandığını söyledi.

En dikkat çekici detay ise enkaz altında can arayan 4 eğitimli arama kurtarma köpeğinin de unutulmaması oldu. Kahramanlık nişanları, Türk askerlerinin yanı sıra sadık ve yetenekli patili kurtarıcıların da tasmalarına gururla takıldı.

Yurda dönen 22 kişilik seçkin askeri personel, AFAD uzmanları ve can dostları, Türkiye’nin mazlum coğrafyalara uzanan şefkat elinin en güncel ve en somut kanıtı olarak tarihteki yerlerini aldılar.