Orta Doğu'da kalıcı barış umuduyla Washington'da atılan imzalar, sahada bir kez daha patlama sesleriyle gölgelendi. Lübnan ile İsrail arasında ABD’nin arabuluculuğunda varılan çerçeve anlaşmasının üzerinden henüz iki gün geçmişken, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyine yönelik yeni bir hava harekâtı düzenledi. Bölgede yükselen dumanlar, kırılgan ateşkes sürecinin geleceğini yeniden tartışmaya açtı.
Barış Anlaşmasından Sahada Çatışmaya: 48 Saatte Ne Oldu?
Lübnan resmi medyasından aktarılan bilgilere göre, İsrail savaş uçakları Pazar günü Lübnan’ın güney kesiminde yer alan Deyr ez-Seryan ve Taybeh kasabalarının çevresini hedef aldı. Hava saldırılarında ilk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bildirildi.
Ancak İsrail ordusunun müdahalesi sadece hava bombardımanıyla sınırlı kalmadı. Ulusal Haber Ajansı (NNA), İsrail kara güçlerinin güneydeki stratejik Khiam kasabasında patlayıcılar kullanarak sivillere ait evleri ateşe verdiğini duyurdu. Eş zamanlı olarak, başkent Beyrut’un güney banliyöleri üzerinde uçuş yapan İsrail’e ait insansız hava araçları (İHA) da şehirde paniğin dozunu artırdı.
Çekilme Planı Tehlikede mi?
Yaşanan bu son gerilim, Beyrut ve Tel Aviv yönetimlerinin Washington’da el sıkışmasından hemen sonra geldi. Söz konusu çerçeve anlaşması, İsrail güçlerinin iki aşamalı pilot bölge uygulamasının ardından tüm Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngörüyordu. Diplomatik çevrelerde büyük bir başarı olarak nitelendirilen bu adımdan sadece 48 saat sonra gelen ihlaller, tarafların masadaki taahhütlerine ne kadar sadık kalacağı sorusunu doğurdu.
Bilanço Ağırlaşıyor: 1 Milyondan Fazla İnsan Evinden Oldu
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın güncel verileri, 2 Mart’tan bu yana devam eden askeri operasyonların bilançosunu gözler önüne seriyor. Yayınlanan raporda, İsrail saldırıları neticesinde bugüne kadar en az 4 bin 246 kişinin hayatını kaybettiği, 12 bin 190 kişinin ise yaralandığı belirtildi. Çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı ise 1 milyonu aşmış durumda. Sahadaki son ihlaller, insani krizin boyutunun daha da derinleşmesinden endişe eden uluslararası kamuoyunu alarm durumuna geçirdi.