Yapay zekânın iş gücü piyasasında yarattığı dönüşüm, kadın istihdamı açısından hem yeni riskler hem de fırsatlar sunmaktadır. İstanbul Gelişim Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Selda Tunç Subaşı, yapay zekânın mevcut eşitsizlikleri derinleştirme potansiyeline dikkat çekmekte ve doğru eğitim ile istihdam politikalarının kadınlar için yeni kariyer alanları oluşturabileceğini vurgulamaktadır.
Mesleki ayrışma ve cinsiyet eşitsizliği
Dr. Tunç, kadınların sekreterlik, büro hizmetleri, insan kaynakları ve çağrı merkezi gibi otomasyona daha açık alanlarda yoğunlaştığını belirterek,cinsiyete dayalı mesleki ayrışmanın bir sonucu olduğunu ifade etmektedir. Yapay zekânın bu alanlardaki istihdama etkisi, yalnızca teknolojik gelişmenin bir sonucu olarak değerlendirilmemelidir. Tunç, "Yapay zekâ, yeni bir eşitsizlik oluşturmamakla birlikte mevcut eşitsizlikleri derinleştirme riski taşımaktadır" demektedir.
Yeni beceriler ve fırsatlar
Yapay zekânın bazı mesleklerde iş kaybına neden olabileceğini belirten Tunç, "Yapay zekânın işlevleri devralması, kadınların daha güvencesiz ve düşük ücretli pozisyonlara itilme ihtimalini artırabilir. Bu durum, kadınların istihdam oranlarını daha da düşürebilir" şeklinde uyarıda bulunmaktadır. Ancak, yapay zekânın rutin görevleri üstlenmesinin, çalışanların daha nitelikli alanlara yönelmesine fırsat tanıyabileceğini de belirtmektedir.
Kadınların dijital becerilere, yapay zekâ okuryazarlığına erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Tunç, "Kadınlar yalnızca yapay zekâyı kullanan çalışanlar olmamalı, bu teknolojilerin geliştirilmesi ve yönetim süreçlerinde de yer almalıdırlar" demektedir. Eğitim ve yeniden yetkinlik kazandırma programlarının, cinsiyet eşitliği temelinde hazırlanmasını vurgulayan Tunç, bu durumun kadınlar açısından önemli fırsatlar sunabileceğini ifade etmektedir.
Yapay zekânın dönüşüm sürecinde, kadınların mevcut deneyim ve becerilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tunç, "Kadınları edilgen bir konuma yerleştirmek yerine, aktif özneleri haline getirmek temel hedef olmalıdır" diye eklemektedir. Eğitim politikalarının yanı sıra, üniversitelerde yapay zekâ eğitiminin yalnızca teknik becerilerle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekmektedir.
Dr. Tunç, "Cinsiyet eşitliği ilkesi müfredatın bir parçası haline gelmelidir. Üniversiteler, öğrencileri yalnızca teknolojik dönüşüme hazırlamakla kalmamalı, bu dönüşümün mevcut eşitsizlikleri nasıl yeniden üretebileceğini de tartışmalıdır" diyerek önemli bir noktaya değinmiştir.

İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ