Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ile Sıfır Atık Vakfı, çevre dostu bir spor ekosistemi inşa etmek amacıyla güçlerini birleştirdi. Küresel ölçekte kabul gören çevre hareketinin spor alanındaki yansıması olacak bu adımla; tesislerden organizasyonlara, sporculardan antrenörlere kadar geniş bir ağda dönüştürücü projeler hayata geçirilecek. İki yıl boyunca yürürlükte kalacak protokol; eğitimden pilot tesislere, uluslararası müsabakalardan atık yönetimine kadar kapsamlı bir eylem planını içeriyor.
Sporun Büyütücü Gücü Çevre İçin Kullanılacak
Protokolün imza töreninde değerlendirmelerde bulunan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, sporun kitleleri harekete geçirme potansiyeline dikkat çekti. Sporun sadece atık miktarının azaltıldığı etkinliklerden ibaret olmadığını belirten Ağırbaş, temel hedeflerinin kaynakların verimli kullanıldığı, israfın engellendiği ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yerleştiği bir yapı kurmak olduğunu vurguladı. Bu adımın, sıfır atık vizyonunu sporun evrensel diliyle geniş kitlelere ulaştıracak stratejik bir hamle olduğu ifade edildi.

Şampiyonlar Yeni Nesillere Çevreci Kimlikleriyle Örnek Olacak
TMOK Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır ise sporun modern toplumdaki rolünün yalnızca saha içi başarıyla sınırlı kalamayacağını belirtti. Sporcuların topluma yön veren birer rol model olduğuna değinen Çakır, hedeflerinin milli sporcuları ve geleceğin şampiyonlarını her alanda duyarlı birer yurttaş olarak yetiştirmek olduğunu dile getirdi. Yeşil dönüşüm bilincinin sporculardan antrenörlere ve federasyon temsilcilerine kadar aktarılacağı eğitim programlarıyla, olimpiyat ruhunun çevresel sorumlulukla harmanlanması amaçlanıyor.

Tesislerden Müsabakalara Uzanan Çevre Dostu Dönüşüm
Ortak vizyon çerçevesinde, başta Olimpiyatevi olmak üzere tüm spor tesislerinde atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüm süreçlerinin optimize edilmesi sağlanacak. Müsabaka, kamp ve uluslararası organizasyonlarda çevresel farkındalığı artırmaya yönelik iletişim kampanyaları yürütülecek. Model tesislerin ve uygulamaların kurulacağı bu süreçte akademik araştırmalar, veri paylaşımı ve ortak eğitim materyalleri ile uzun vadeli, kararlı bir koordinasyon mekanizması işletilecek.