6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman’ın Besni ilçesinde yaşanan büyük yıkımda 80 kişinin hayatını kaybettiği Yukarı Şehir Kooperatif Evleri davasında önemli bir gelişme yaşandı. Uzun süredir firari durumda bulunan müteahhit Şükrü İşitmen ve oğlu Ahmet İşitmen hakkında uluslararası arama kararı anlamına gelen kırmızı bülten çıkarıldı. Daha önce reddedilen bu talebin kabul edilmesi, deprem davalarında adaletin sağlanması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Kamuoyunda “Yukarı Şehir Kooperatif Evleri davasında son durum ne?” ve “Şükrü İşitmen neden kırmızı bültenle aranıyor?” soruları yeniden gündeme geldi.
Yukarı Şehir Kooperatif Evleri Davasında Neler Yaşandı?
Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı 15 Temmuz Şehitler Mahallesi’nde bulunan Yukarı Şehir Kooperatif Evleri, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük hasar aldı. Sitenin B bloku tamamen yıkılırken, D blokta da ciddi çökme meydana geldi. Enkaz altında kalan 80 kişi yaşamını yitirdi, yalnızca bir kişi yaralı olarak kurtarıldı.
Facianın ardından başlatılan soruşturma kapsamında yapıların inşaat süreci, kullanılan malzeme kalitesi ve statik hesapları mercek altına alındı. Bilirkişi raporları, projede ciddi mühendislik ve uygulama hatalarına işaret etti.
Müteahhit Şükrü İşitmen Kimdir?
Şükrü İşitmen, Adıyaman’ın Besni ilçesinde uzun yıllardır müteahhitlik faaliyetleri yürüten bir isim olarak biliniyor. Özellikle toplu konut projeleriyle tanınan İşitmen, Yukarı Şehir Kooperatif Evleri ve Üzümkent Sitesi gibi büyük ölçekli projelerin yüklenicisi olarak öne çıkıyor.
6 Şubat depremleri sonrasında her iki projenin de yıkılması ve çok sayıda can kaybı yaşanması, Şükrü İşitmen’i yargı sürecinin merkezine taşıdı. İşitmen, projelerdeki teknik kusurlar, yapı denetim eksiklikleri ve sorumluluk ihlalleri nedeniyle iki ayrı dosyada sanık olarak yargılanıyor.
Ahmet İşitmen Dosyada Neden Sanık?
Ahmet İşitmen, Şükrü İşitmen’in oğlu olup şirket ortaklığı ve projelerdeki imza yetkileri nedeniyle dosyada sanık olarak yer alıyor. Savcılık, Ahmet İşitmen’in hem Yukarı Şehir Kooperatif Evleri hem de Üzümkent Sitesi projelerinde yönetim ve uygulama süreçlerinde sorumluluk taşıdığını değerlendiriyor.
Bu kapsamda Ahmet İşitmen hakkında da yakalama kararı çıkarılmış, son olarak kırmızı bülten talebi kabul edilerek uluslararası düzeyde aranmasının önü açılmış oldu.
Kırmızı Bülten Kararı Neden Alındı?
Mahkeme, önceki duruşmalarda kırmızı bülten talebini reddetmişti. Ancak sanıkların yurt dışına kaçtığına dair iddiaların güçlenmesi ve duruşmalara katılmamaları üzerine bu karar yeniden değerlendirildi. Mağdur avukatlarının sunduğu bilgiler doğrultusunda, Şükrü İşitmen’in tahliyesinin ardından Mersin üzerinden yasa dışı yollarla deniz yoluyla yurt dışına çıktığı, sonrasında Londra’ya gittiği iddia edildi.
Bu gelişmelerin ardından mahkeme, firari sanıkların uluslararası düzeyde aranmasını sağlayan kırmızı bülten kararını kabul etti. Karar, deprem davalarında firar eden sanıkların yargıdan kaçmasının önüne geçilmesi açısından emsal niteliği taşıyor.
Üzümkent Sitesi Davasıyla Bağlantı Ne?
Şükrü ve Ahmet İşitmen’in isimleri yalnızca Yukarı Şehir Kooperatif Evleri ile sınırlı değil. Adıyaman merkezde bulunan ve 83 kişinin hayatını kaybettiği Üzümkent Sitesi davasında da sanık konumunda bulunuyorlar. Her iki dosyada da projelerin aynı müteahhitlik firması tarafından yapılmış olması, sorumluluk zincirinin genişlemesine neden oluyor.
Mahkeme, Üzümkent Sitesi dosyasında da sanıklar hakkında halihazırda yakalama kararları bulunduğunu, yeni tutuklama taleplerinin mevcut kararların infazına göre değerlendirileceğini bildirdi.
Tutuklama Ve Tahliye Süreci Nasıl İşledi?
Şükrü İşitmen, deprem sonrası yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak ilerleyen süreçte mahkeme, adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Tahliyenin ardından sanığın duruşmalara katılmaması ve firar ettiği yönündeki iddialar, yargı sürecini yeni bir aşamaya taşıdı.
Mağdur aileler ve avukatları, tahliye kararının ardından etkin denetim yapılmadığını savunarak sert tepki gösterdi. Kırmızı bülten kararı, bu eleştirilerin ardından gelen en somut adım oldu.
29 Nisan 2026 Duruşmasında Neler Bekleniyor?
Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşma tarihini 29 Nisan 2026 olarak belirledi. Bu duruşmada kırmızı bülten kararına ilişkin uluslararası yazışmaların sonuçları ele alınacak. Ayrıca nihai bilirkişi raporlarının dosyaya girmesi ve teknik sorumlulukların netleşmesi bekleniyor.
Yakınlarını kaybeden aileler, firari sanıkların Türkiye’ye iadesi ve yargı önüne çıkarılması konusunda kararlı bir süreç yürütülmesini talep ediyor. Yukarı Şehir Kooperatif Evleri davasında alınan bu karar, deprem felaketlerinde sorumluluğu bulunan isimlerin adalet önüne çıkarılması açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.