Her şey, 9 Nisan tarihinde İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düğmeye basmasıyla başladı. Yusuf Güney'in, konuk olduğu bir dijital yayın programında, içerisinde ağır halüsinojen etkisi olan DMT maddesi barındıran Ayahuska çayını özendirici ifadelerle anlatması, savcılığı harekete geçirdi. Yapılan teknik incelemelerde, çayın 2313 sayılı kanun kapsamında yasaklı maddeler listesinde olduğu tescillendi.
"Özendirme" Suçundan Tutuklanarak Cezaevine Gönderilmişti
Savcılık sorgusunda çayın içeriğini ve etkilerini anlatan Güney, "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını özendirme" suçlamasıyla sevk edildiği nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Günlerdir cezaevinde bulunan ünlü şarkıcının avukatlarının yaptığı itirazlar ve yargılama sürecindeki yeni gelişmeler, davanın seyrini değiştirdi.
Mahkemeden Tahliye Kararı: Bileklik Takılacak!
Bugün görülen duruşmada hakim karşısına çıkan Yusuf Güney hakkında mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanma talebini değerlendirdi. Yapılan değerlendirme sonucunda Güney'in tahliyesine karar verildi. Ancak özgürlük tam anlamıyla gelmedi; ünlü isim hakkında "ev hapsi" adli kontrol şartı getirildi. Güney, davanın sonuçlanmasına kadar dışarıya adım atamayacak.
Daha Önce de Narkotik Radarına Takılmıştı
Bu olay Yusuf Güney'in ilk "narkotik" sınavı değil. Hatırlanacağı üzere Güney, daha önce de İstanbul merkezli yürütülen ve birçok ünlü ismin adının geçtiği büyük bir uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı. O dönem yapılan sağlık kontrolleri ve testlerin ardından serbest bırakılan şarkıcı, bu kez "özendirme" suçlamasıyla ev hapsine mahkum oldu.