İzmir'e yaklaşık 150 kilometre mesafedeki Adagüre Mahallesi, Ege'nin şirin köylerinden biri. Genellikle tarım ve hayvancılık yapılan ve göç nedeniyle nüfusu düşen mahallede, öğrenci sayısı az olunca okulda eğitim birleştirilmiş sınıfta devam ediyor.
Adagüre Mahallesi'ne 2 yıl önce öğretmen Evrim Mutluay'ın
tayin edilmesiyle adeta öğrencilerin de köyün de kaderi değişti. İlk olarak
öğrencilerin okula ilgisini artırmak için "Patili Okul" projesini
başlatan Evrim öğretmen, okuldaki depoyu kediler için konforlu bir yuvaya
dönüştürdü. Kedilerle işlenen dersler sayesinde öğrencilerin okula bağlılığı ve
derslerdeki başarısı da arttı.
Evrim öğretmen, eğitim döneminin başında ise
öğrencilerinin eğlenerek öğrenmelerini sağlamak için çeşitli metotlar
geliştirdi. Çocuklara dersleri sevdirirken çevre farkındalığı da kazandırmayı
amaçlayan Mutluay, müfredattaki bazı konuları sınıf dışında okul bahçesinde
kurduğu alanda işliyor.
Okulun bahçesinde sera alanı, parkurlar ve çeşitli oyun
alanları oluşturan Evrim öğretmen, hayvan ve doğa sevgisinin öğrenciler
üzerindeki olumlu etkilerini gözetip, tüm zamanını öğrencilerin sosyal gelişimi
için etkinlikler düzenleyerek geçiriyor.
Yeni kayıt döneminde, projeleri ve öğretmenin farklı
eğitim uygulamaları sayesinde başta çevre mahalle olmak üzere ilçe merkezindeki
vatandaşlardan da ilgi gören, 22 öğrencinin eğitim aldığı okula, bu yıl 7 çocuk
farklı yerlerden kayıt yaptırdı.
Doğa başlı başına
bir öğretmen
Öğretmen Evrim Mutluay, önceki yıl İstanbul'dan tayin
olduğunu, mesleğini hakkıyla yapmaya çalıştığını anlattı. Köy okulunda görev
yapmanın ayrı bir güzelliği olduğunu vurgulayan Mutluay, şunları kaydetti: "Günümüz
teknoloji çağı ve çocuklar, ekran başında çok zaman geçiriyor ve doğayla haşır
neşir olmayı unuttuk. Çocukların da çocukluklarını gerçekten mutlu geçirmesi
gerekiyor. Okula koşa koşa gelmeleri gerekiyor. Biz okulumuzda sıra dışı bir
eğitim yapmaya çalışıyoruz. Doğa temelli bir eğitim yapmaya çalışıyoruz.
Çocuklarla doğal oyuncaklar üretiyoruz, bahçemizde seramız var. Yine onların
ihtiyaçlarına göre bahçemizi düzenledik ve istasyonlar kurduk. Bir seramız var;
çocuklar orada sebze, meyve yetiştiriciliğini öğreniyor. Muazzam bir köydeyiz,
doğamız çok güzel. Bunu da fırsata çevirip çocukların lehine bir okul ortamı
oluşturmaya çalıştık. Çocuklarımızla çok mutluyuz."
Eğitim sürecinde hayvanlardan da destek aldığını anlatan
Mutluay, "Patili dostlarımızla bir aradayız. Çocuklar onların bakım
sorumluluklarını alıyorlar. Çok güzel bir iletişim geliştirdiler. Bir okuldan
çocuk, iletişim ve problem çözme becerilerini kazanarak, risk alma becerilerini
kazanarak çıkmalı diye düşünüyorum. Çocuğun aktif olduğu, merkezinde öğrencinin
olduğu bir okul ortamı, her zaman çocukları daha mutlu ediyor. Buna bağlı
olarak da zaten akademik gelişme de gösteriyor çocuk. Hava koşullarına bağlı
olarak çoğunlukla dışarıda bahçenizi çok iyi kullanmaya çalışıyoruz. Zaten
doğa, başlı başına bir öğretmen. Gerçekten onu iyi kullanırsak biz çok mutlu
oluruz." ifadelerini kullandı.
Köy dışından öğrenciler de okulu tercih ediyor
Mutluay, sosyal medyada okulu ve bu çalışmaları gören köy
dışındaki ailelerin de çocuklarını buraya kaydettirdiğini dile getirdi.
Okulun öğrenci mevcudunun bu yıl arttığını vurgulayan
Mutluay, "Köy dışından velilerimiz ortamımızı beğeniyorlar. Buraya
yerleşenler var. Gelmek istiyorlar. Birçok öğrencim var o şekilde gelen, bu da
bizi mutlu ediyor. Yani çocuklar okulda çok mutlu. Ben de çok mutluyum. Bir
velim özellikle 'sırf patili okulu olduğunuz için geldik hocam' dedi. Çok mutlu
etti beni. Çocuklarla gerçekten hayvanların iletişimi çok masum. Hayvana karşı
sorumluluk hisseden çocuk, merhameti de barındırıyor." diye konuştu. Velilerden
Burcu Kaz da sosyal medyadan Evrim öğretmeni takip ettiklerini, bunun üzerine
çocukları için köye yerleştiklerini söyledi.
Oğlu Umut'un burada çok mutlu olduğunu aktaran Kaz,
"Arkadaşlarıyla güzel vakit geçiriyor, akran zorbalığı yok burada. Evrim
öğretmenle çok mutlular, iyi ki böyle bir karar almışız." ifadelerini
kullandı. Seval Yıldırım da sosyal medyadan Evrim öğretmenin çalışmalarını
gördüklerini ve bunun üzerine oğullarının kaydını buraya aldırdıklarını
anlattı.