İstanbul
Parçalı az bulutlu
2°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Halkla inatlaşılmaz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İktisat Haftası” kapsamında düzenlenen, “Yerel Yönetimler ve Demokrasi” başlıklı çevrimiçi toplantıda konuştu. “İstanbul kentinin, hiçbir konusunun vatandaştan uzak olmasına asla tahammülümüz yok” diyen İmamoğlu, "Halkla inatlaşarak proje geliştirmeye dönüp hamleler yapmaya çalışan anlayışın tam tersine, zengin insan kaynağından faydalanan bir modelle, yol yürüyoruz” şeklinde konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi (İ.Ü.) İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti’nin 44’ncü kez düzenlediği “İktisat Haftası”nın açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasına, geçen yıl pandemi nedeniyle hayatını kaybeden İktisat Fakültesi’nin değerli hocalarından Doç. Dr. Ahmet Kalın’ı rahmetle anarak başlayan İmamoğlu, mezunu olduğu İ.Ü.’nün etkinliğine katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu yılın başlığının, “Yerel Yönetimler ve Demokrasi” olarak belirlenmesinin çok kıymetli olduğunu vurgulayan İmamoğlu, tüm dünyanın 21’nci yüzyıl itibariyle “yeni nesil bir demokrasi”ye ihtiyacı olduğu tespitinde bulundu.

Ahmet İsvan örneği

Yeni nesil demokrasinin, “cesur demokrasi” uygulamalarıyla inşa edilebileceğinin altını çizen İmamoğlu, geçmiş dönemdeki “halkçı belediyecilik” örneklerinin kendilerine yol gösterici olduğuna dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde İBB’nin eski başkanlarından Ahmet İsvan adına Saraçhane’deki ana yerleşkede sergi açtıklarını hatırlatan İmamoğlu, “O dönemde, rahmetli Ahmet İsvan'ın ortaya koyduğu halkçı, sosyal belediyecilik anlayışının iyi örnekleri, hala kente hizmet ediyor, halen bize ışık tutabiliyor. O anlamda, yerel yönetimlerde, tıpkı rahmetli İsvan’ın yaptığı gibi, yıllar sonrasında bile örnek gösterilebilen işleri hem de 21. yüzyılın neredeyse yarısına koşan bir dönemde, çekinmeden ortaya koyma mecburiyetimiz vardır. Örnek gösterilecek işler yapmak zorundayız” dedi.

Örnek olmuş bir kent

İstanbul’un hem ülkemize hem de dünyaya motivasyon sağlayan örnek bir kent olduğunu belirten İmamoğlu, “İstanbul, bir dünya kenti ve İstanbul, aslında farklı çağlarda, farklı uygulamalara dünyaya motivasyon sağlamış, dünyaya örnek olmuş bir kent. Bu örnek oluşu, devam etmek zorundadır. 2019'da İstanbul halkının, gerçekten o ‘cesur demokrasi’ kavramını istemesiyle yola çıktığı ve 2 seçimde de ortaya koyduğu, demokrasiye olan inancını pekiştirdiği tavır da belki de dünyada demokrasinin kanallarının, damarlarının tıkanmaya başladı bir dönemde nefes açıcı, damar açıcı bir süreci sağlamıştır. Bu anlamda kıymetlidir” diye konuştu.

Herkes sürece katılmalı

İstanbul’un adil, yeşil ve yaratıcı bir kent olması yönünde çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden İmamoğlu, bu kapsamda yaptıkları icraatları sıraladı. İstanbul’un 16 milyon yaşayanını yönetim sürecinin içine katacak projeleri hayata geçirmek için mücadele ettiklerine vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi: "İstanbul’un en demokrat belediye başkanı olmak iddiamı halen koruyorum, bu iddiamı yerine getirmek için mücadele vereceğimi de belirtmek isterim. Bunu başarmamız için, herkesin bu şehrin yönetiminde söz hakkı olduğu bir süreci var etmek lazım. Yani kararları tek bir kişinin değil, ortak aklın ortaya koyduğu ve ortak akılla sürecin yönetildiği bir sistemin var olmasını sağlamak lazım. Bir toplumu bana göre, geleceğe taşıyacak olan da budur. Herkesin bilgisinden faydalanmak, birikimden faydalanmak muazzam bir zenginlik. ‘İstanbul'un en çok neyine güveniyorsunuz’ diye sorsanız, ‘Ben, İstanbul'un 16 milyon insan kaynağına güvenirim’ derim. Dolayısıyla bu insan kaynağından maksimum düzeyde faydalanacak yöntemleri, modelleri bu kentte hayata geçiriyoruz. Hiçbir şeyi halka sormayan, hiçbir şeyi danışmayan, birçok şeyde bazen tek bir insanın karar almaya çalıştığı modellerin ötesinde ve hatta daha da ötesi, hakla inatlaşarak proje geliştirmeye dönüp hamleler yapmaya çalışan anlayışın tam tersine, işte bu zengin insan kaynağından faydalanan bir modelle, demokrasinin o katılımcılık modelini en üst seviyeye taşıma anlayışı içinde yol yürüyoruz."

HER KONU HALKLA PAYLAŞILMALIDIR

“İstanbul kentinin, hiçbir konusunun vatandaştan uzak olmasına asla tahammülümüz yok” diyen İmamoğlu, “Tam aksine; her konunun İstanbul halkıyla paylaşılmasının şart olduğunu düşünüyorum. Kararların, ne yazık ki bazen bir kişinin dudaklarının arasından çıktığı şekliyle değil ya da bir avuç insanın oturup karar verdiği bir modelle değil, akışlarını iyi dizayn ettiğinizde, nitelikli insan kaynağının bulunduğu böylesi bir kentte, herkesin sürecin içinde olduğu bir modelle bu kenti, gayet başarılı bir biçimde yönetebiliriz. Buna inanıyoruz. Bütün örnekleri sergilediğimizde, demokratik yönetim anlayışımızı, sadece bu kentte değil, dünyaya örnek olacağını ve başta ülkemizin demokrasisine de ciddi katkı sunacağını görüyorum” dedi.