İstanbul
Açık
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Yeni Birlik Gazetesi İstanbul Haberleri İstanbul’un çöp köyü, doğa köyü oluyor

İstanbul’un çöp köyü, doğa köyü oluyor

Eskiden çöp dökülen Odayeri Mahallesi’nin yapılan kırsal çalışmalarla artık doğa köy olma yolunda ilerlediğini söyleyen Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, “Burası eskiden çöp dökülen bir alandı şimdi seralarla anılan bir yer haline geldi. Asıl amacımız insanları toprakla buluşturmak” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz yıl Kırsal Stratejik Plan Çalıştayı düzenleyen Eyüpsultan Belediyesi, ilçe sınırlarında bulunan köylerin kalkınması için projeler üretmeye devam ettiğini duyurdu. Odayeri mahallesinde sera, Ağaçlı mahallesinde lavanta bahçesi bulunan ilçenin Belediye Başkanı Deniz Köken, asıl amaçlarının insanları toprakla buluşturmak olduğunu söyledi. Köken, “Mevsiminde domates ve salatalık ettik. Şimdi de turp, marul ve ıspanak var. 3 serada bir mevsimde 3-4 çeşit ürünü mevsimsel olarak vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Buradaki ürünleri de sosyal markette tezgaha koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

TOPRAĞA TEŞVİK ETMEK İSTİYORUZ

“İstanbul’un betonlaşan yapısından hemen dışarı çıktığımızda nelerin olabileceğini, emek verilince  nasıl güzelliklerin ortaya çıkacağını göstermek istedik” diyen Köken, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Bu 3 seradan çıkan ürünün kaç kişiye yeteceğini biliyorsunuz.  Biz bunları sosyal markette değerlendiriyoruz. Asıl amacımız kadınların burada çalışmasını sağlamak, çocukların da eve geldiğinde karşısına çıkan domatesin manavda değil burada bittiğini ve emekle olduğunu göstermek. Toprakla buluşturmayı teşvik etmek istiyoruz. Betonlaşan dünyamızda yeşilin ve doğanın, yediğimiz nimetlerin tamamının bu topraktan geldiğini insanlara anlatmaya çalışıyoruz.”