İran’da dini lider Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybettiği iddialarının ardından süren belirsizlik, yeni liderin açıklanmasıyla sona erdi. Ülkede dini lideri belirlemekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi, Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in yeni dini lider olarak seçildiğini duyurdu.
Adaylık Süreci ve İlanı
Uzmanlar Meclisi, 8 Mart akşamı yaptığı toplantının ardından İran’ın en üst dini ve siyasi makamına Mücteba Hamaney’in getirildiğini resmi olarak ilan etti. Kendisinden bir süre haber alınamayan Mücteba Hamaney’in, 3 Mart’ta devlet medyasında yer alan haberlerle hayatta olduğu ve ülke meseleleri hakkında değerlendirmelerde bulunduğu bildirilmişti.
2009 Protestolarındaki Rolü ve İddialar
Mücteba Hamaney’in ismi, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından başlayan ve "Yeşil Hareket" olarak adlandırılan protestolar sırasında gündeme geldi. Muhalif siyasetçiler ve uluslararası gözlemciler, protestoların bastırılmasında Mücteba Hamaney’in güvenlik kurumları üzerinde etkili olduğunu savundu.
Uluslararası basında yer alan iddialarda Mücteba Hamaney’in;
Devrim Muhafızları ve Basij milisleri içinde yetki sahibi olduğu,
Güvenlik operasyonlarının koordinasyonunda yer aldığı,
Müdahale süreçlerinde karar alıcı çevrelerle birlikte hareket ettiği öne sürüldü.
İran yönetimi ise bu iddiaları resmi olarak doğrulamadı.
Yeşil Hareket’in Arka Planı
12 Haziran 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mahmud Ahmedinejad’ın %63 oy aldığı açıklanınca, muhalif adaylar seçim sonuçlarında usulsüzlük yapıldığını iddia etti. Tahran başta olmak üzere çeşitli şehirlerde kitlesel protestolar düzenlendi.
Tek bir merkezden yönetilmeyen hareket, seçim sonuçlarına itiraz eden reformist gruplar ve sivil toplum ağlarının katılımıyla şekillendi. Öne çıkan figürler arasında reformist aday Mir-Hüseyin Musavi ve onu destekleyen siyasetçi Mehdi Karrubi yer aldı.
Profil ve Geçmişi
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, İran siyasetinde etkili olduğu belirtilmekle birlikte kamuoyunda nadiren görülen bir figürdür. Liderliğin babadan oğula geçmesi ihtimali, 1979 öncesi monarşi yapısını çağrıştırma potansiyeli nedeniyle siyasi açıdan hassas kabul edilmektedir.
Kamusal alanda konuşma veya konferans vermemiştir.
Cuma hutbesi okumamıştır.
Medyada açık siyasi beyanlarda bulunmamıştır.
Gençlik yıllarında İran-Irak Savaşı'nda Habib Taburu’nda görev alan Mücteba Hamaney’in Devrim Muhafızları ile ilişkileri bulunmaktadır. Batı medyasında, yaptırım döneminde uluslararası finansal ağlar yönettiğine dair iddialar yer alsa da bu konuda resmi bir teyit bulunmamaktadır.
Yeni dini liderin göreve gelmesinin, İran’ın iç siyaseti ve bölgedeki güç dengeleri üzerindeki etkileri takip edilmektedir.