İnsanlarda ilk onkogenin keşfiyle kanser araştırmalarında çığır açan moleküler biyokimyacı Mariano Barbacid, yıllar sonra bu kez pankreas kanserine yönelik umut vadeden bir tedavi modeliyle bilim dünyasının gündemine oturdu. Onkogen araştırmalarının öncülerinden biri olarak kabul edilen Barbacid’in liderliğindeki ekip, pankreasın en agresif kanser türüne karşı geliştirdiği üçlü kombinasyon tedavisiyle dikkat çekti. Peki, ilk onkogen HRAS’ı keşfeden moleküler biyokimyacı Mariano Barbacid kimdir ve bilim dünyasına hangi katkıları sundu?
Mariano Barbacid kimdir, nereli ve kaç yaşında?
Mariano Barbacid, 4 Ekim 1949 tarihinde İspanya’nın başkenti Madrid’de doğdu. Moleküler biyoloji ve kanser genetiği alanında yürüttüğü çalışmalarla dünya çapında tanınan Barbacid, modern onkoloji araştırmalarının şekillenmesinde kilit rol oynayan bilim insanları arasında yer alıyor.
Bilimsel kariyerine genç yaşta başlayan Barbacid, özellikle genetik mutasyonlar ve kanser arasındaki ilişkiyi ortaya koyan çalışmalarıyla uluslararası saygınlık kazandı.
Mariano Barbacid’in akademik eğitimi ve bilimsel kariyeri
Mariano Barbacid, üniversite eğitimini Madrid Complutense Üniversitesi’nde kimya alanında tamamladı. Akademik yolculuğunun dönüm noktalarından biri, 1974 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmesi oldu. Barbacid, ABD’de Ulusal Kanser Enstitüsü’nde (NCI) doktora sonrası araştırmalar yaparak kanser genetiği üzerine yoğunlaştı.
Bu dönemde yürüttüğü çalışmalar, onu kısa sürede alanının önde gelen araştırmacılarından biri haline getirdi. Henüz 33 yaşındayken insanlarda ilk onkogen olarak kabul edilen HRAS genini izole eden ekibin liderliğini üstlendi.
İlk onkogen HRAS keşfi neden önemli?
1982 yılında Nature dergisinde yayımlanan HRAS keşfi, kanser araştırmalarında bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Mariano Barbacid’in liderliğindeki ekip, kanserin genetik temellerine dair en kritik sorulardan birine yanıt verdi.
HRAS onkogeni, normalde hücre büyümesini kontrol eden bir genin mutasyona uğradığında kanserleşmeye yol açabileceğini ortaya koydu. Bu keşif, onkogen kavramının bilim dünyasında yerleşmesini sağladı ve modern hedefe yönelik kanser tedavilerinin temelini oluşturdu.
Mariano Barbacid’in diğer bilimsel katkıları
Barbacid’in çalışmaları HRAS ile sınırlı kalmadı. 1990’lı yıllarda TRK proto-onkogenini tanımlayarak, sinir büyüme faktörleriyle ilişkili reseptörlerin kanserle bağlantısını ortaya koydu. Bu buluş, nöroloji ve onkolojinin kesiştiği yeni bir araştırma alanının doğmasına katkı sağladı.
1988–1998 yılları arasında ilaç devi Bristol Myers-Squibb’te görev alan Barbacid, bu süreçte temel bilim ile ilaç geliştirme çalışmalarını bir araya getiren projelerde yer aldı.
CNIO’nun kuruluşu ve Barbacid’in liderliği
1998 yılında İspanya’ya dönen Mariano Barbacid, İspanya Ulusal Onkoloji Araştırma Merkezi’ni (CNIO) kurarak merkezin ilk direktörü oldu. CNIO, kısa sürede Avrupa’nın önde gelen kanser araştırma merkezlerinden biri haline geldi.
2011 yılında yöneticilik görevini bırakan Barbacid, idari sorumluluklardan ayrılarak yeniden deneysel onkoloji çalışmalarına odaklandı. Günümüzde hâlâ CNIO bünyesinde kendi araştırma grubunun başında çalışmalarını sürdürüyor.
Pankreas kanserinde yeni tedavi modeli neyi hedefliyor?
Mariano Barbacid ve CNIO’daki ekibi, 2026 yılı Ocak ayında pankreas kanserinin en ölümcül türü olan pankreas duktal adenokarsinomu (PDAC) üzerine yürüttükleri çalışmayla önemli bir başarı elde etti. Bu kanser türü, tedaviye dirençli yapısı nedeniyle en zor kanserler arasında yer alıyor.
Araştırmanın temel amacı, tümörlerin ilaçlara karşı geliştirdiği direnç mekanizmalarını ortadan kaldırmaktı. Bu doğrultuda üçlü bir kombinasyon tedavisi geliştirildi.
Üçlü kombinasyon tedavisi nasıl çalışıyor?
Çalışmada, Afatinib ve daraxonrasib adlı iki hedefe yönelik kanser ilacı ile henüz klinik kullanıma girmemiş deneysel bir bileşik olan SD36 birlikte kullanıldı. Bu üç ajanın eş zamanlı uygulanmasıyla, genetik olarak değiştirilmiş fare modellerinde tümörlerin kalıcı biçimde ortadan kaldırıldığı gözlemlendi.
Tedavinin en dikkat çekici yönlerinden biri, pankreas kanserinde sıkça görülen ilaç direncinin gelişmesini engellemesi oldu. Araştırmacılar, tümör hücrelerinin KRAS genine bağlı büyüme sinyallerini etkisiz hale getirmeyi başardı.
Mariano Barbacid bu başarıyı nasıl değerlendirdi?
Çalışmanın ardından açıklama yapan Mariano Barbacid, hayvan modellerinde pankreas tümörlerinin tamamen ortadan kalkmasının ilk kez gözlemlendiğini vurguladı. Ancak Barbacid, bu bulguların henüz erken aşamada olduğunun da altını çizdi.
Barbacid’e göre, elde edilen sonuçlar büyük bir umut verse de klinik denemelere geçilmeden önce uzun bir araştırma sürecine ihtiyaç bulunuyor. Buna rağmen çalışma, pankreas kanseri tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek potansiyele sahip olarak değerlendiriliyor.
Mariano Barbacid hangi ödülleri aldı?
Mariano Barbacid, bilim dünyasına yaptığı katkılar nedeniyle çok sayıda prestijli ödüle layık görüldü. Kral Juan Carlos I Bilim Ödülü, Charles Rodolphe Brupbacher Kanser Araştırmaları Ödülü ve 2 Mayıs Nişanı Büyük Haçı, aldığı ödüllerden sadece bazıları.
İlk onkogen HRAS’ı keşfeden moleküler biyokimyacı Mariano Barbacid, hem geçmişteki çığır açan buluşları hem de pankreas kanserine karşı geliştirdiği yeni tedavi modeliyle, kanser araştırmalarının en etkili isimlerinden biri olmaya devam ediyor.