Türkiye’de artan dijital dolandırıcılık vakaları, bu kez bir IBAN paylaşımıyla Adana’da yaşayan genç bir üniversite mezununun hayatını geri dönülmez şekilde etkiledi.
Özlem Develi Kimdir, kaç yaşında, aslen nereli, ne mezunu?
Özlem Develi, Adana’da yaşayan, 2002 doğumlu ve 23 yaşında, üniversite mezunu genç bir kadındır. Bilgisayar programcılığı bölümünden mezun olan Develi, eğitimini tamamladıktan sonra iş hayatına atılmayı planlarken kendisini bir anda ağır ceza dosyalarının ortasında buldu.
Genç yaşına rağmen onlarca dava ile karşı karşıya kalan Özlem Develi’nin adı, Türkiye genelinde artan dijital dolandırıcılık vakalarıyla birlikte kamuoyunun gündemine girdi. Hayatını altüst eden süreç, dershanede tanıştığı bir kişiye duyduğu güvenle başladı.
Süreç nasıl başladı?
Olayın merkezinde yer alan gelişmeler 2023 yılında yaşandı. Özlem Develi, dershaneye gittiği dönemde M.D. isimli kişiyle tanıştı. M.D., ticaret yaptığını ve banka hesaplarının bloke edildiğini öne sürerek kısa süreliğine bir banka hesabına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Arkadaşına güvenen Develi, özel bir bankada yeni bir hesap açarak IBAN bilgilerini paylaştı. Bu hesabın hangi amaçla kullanılacağını bilmediğini ve herhangi bir maddi kazanç elde etmediğini her fırsatta dile getirdi.
Şüpheli Para Transferleri ve Soruşturmalar
IBAN paylaşımından kısa süre sonra Özlem Develi’nin hesabına farklı kişilerden şüpheli para transferleri yapılmaya başlandı. Bu hareketlilik, emniyet birimlerinin dikkatini çekti ve Develi hakkında çok sayıda dosya açıldı.
Yaklaşık 15 gün sonra karakoldan çağrılan genç kadın, hesabının dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığını o an öğrendi. Develi, durumu polise anlatarak M.D. hakkında şikâyetçi oldu ve banka hesabını derhal kapattırdı.
Yapılan incelemelerde, M.D.’nin sosyal medya üzerinden çekilişler düzenlediği, vatandaşlardan para topladığı ancak vaat edilen ürünleri göndermediği tespit edildi. Dolandırıldıklarını iddia eden kişiler ise doğrudan Özlem Develi hakkında suç duyurusunda bulundu.
tutuklandı mı, mahkeme kararı ne?
Soruşturma sürecinin ilerlemesiyle birlikte Özlem Develi, Haziran ayında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Genç kız, bu süreçte 15 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi ancak dosyalar kapanmadı.
Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davalardan birinde mahkeme, Özlem Develi’ye 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL adli para cezası verdi. Hakkında bugüne kadar 20 ayrı dava açıldığı, bunlardan 11’inin farklı illerde devam ettiği, bazı dosyaların ise istinaf aşamasında olduğu belirtildi.
‘Bu İşi Yapanlar Dışarıda, Cezayı Ben Çekiyorum’
Yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlatan Özlem Develi, şikâyetçi olduktan sonra tehditlere maruz kaldığını öne sürdü. Kendisine “terörist diye evden aldırırız” şeklinde baskı yapıldığını söyleyen Develi, asıl dolandırıcıların halen dışarıda olduğunu dile getirdi.
Herhangi bir suç kastı olmadığını vurgulayan genç kadın, yalnızca güvendiği bir kişiye yardım ettiğini ve bunun bedelini ağır şekilde ödediğini ifade etti.
ne iş yapıyor?
Bilgisayar programcılığı bölümünden mezun olan Özlem Develi, hakkında kesinleşmiş ceza ve yakalama kararları bulunduğu için üniversite diplomasını almaya gidemediğini belirtti. Bu durum, genç kadının iş bulmasının da önüne geçti.
Eğitimini tamamlamasına rağmen çalışma hayatına adım atamayan Develi, yaşadığı sürecin hayatını tamamen durma noktasına getirdiğini söyledi.
Ailenin Adalet Çağrısı
Özlem Develi’nin yaşadıkları ailesini de derinden etkiledi. Baba Ahmet Develi, kızının üniversite mezunu, geleceğe umutla bakan bir genç olduğunu vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu.
Baba Develi, kızının bilerek dolandırıcılığa karışmadığını, yalnızca güveninin suistimal edildiğini belirterek, “Bir gencin sicilinin bu şekilde kararması toplum vicdanını yaralıyor” ifadelerini kullandı.
Hukukçulardan IBAN Uyarısı
Hukuk çevreleri, Özlem Develi vakasının önemli bir emsal ve uyarı niteliği taşıdığı görüşünde birleşiyor. Banka hesabı veya IBAN bilgilerinin üçüncü kişilere kullandırılmasının, Türk Ceza Kanunu kapsamında dolandırıcılığa aracılık suçlamasına yol açabileceği belirtiliyor.
Bilerek ya da bilmeyerek bu tür faaliyetlere dahil olan kişilerin, doğrudan sanık sıfatıyla yargılanabildiği ve ağır cezalarla karşılaşabildiği vurgulanıyor.