Saygı duruşu
Geçen Cumartesi gecesi Olimpiyat Stadı’nda oynanan Süper Kupa maçı Fenerbahçe’nin 2-0’lık galibiyeti ile sona erdi. Olumsuz hava şartları bir taraftan stadyumun fiziki yapısı ve coğrafi konumu diğer taraftan kupanın “süper” olması için tüm etkenler 90 dakika boyunca her iki takımı da oldukça zorladı.
Futbola dair tüm bu detayların yanında geçen hafta vefat eden eski milli futbolcu ve Galatasaray’ın efsane santraforlarından Gökmen Özdenak için maç öncesinde yapılan saygı duruşu sırasında Fenerbahçe tribünlerinden protesto ve homurtu sesleri yükselmesi en azından “ölenlerinizi hayırla yâd ediniz” çerçevesinde pek hoş olmadı.
Her ne kadar Gökmen Özdenak, 3 Temmuz sürecinde FETÖ ekranlarında katıldığı programlarda Fenerbahçe aleyhine incitici ve kırıcı konuşmalar yapmış olsa da böyle bir uğurlama eski yaraların kanatılması ve hesaplaşma için ölünün arkasından konuşulması Türk örf ve adetlerinde olmaması gereken hususlardandı.
Ağabeyi kaleci Yasin Özdenak’la birlikte Amerika’ya Cosmos’a transfer olduğunda milli takımın ve Galatasaray’ın önemli gol silahlarından birisiydi. Tribünlerde gücünden, kuvvetinden ve inatçılığından dolayı “ayı” lakabı ile tanınır ve sevilirdi. Cosmos’dan sonra Yasin abisi Avustralya’ya göçünce o Türkiye’ye döndü ve spor gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarı olarak çalıştı. Her zaman şık giyinir ve gür sesi ile katıldığı programları domine ederdi. Rahmet olsun.
Aslında Gökmen Özdenak’ın vefatı 31 Aralık 2025’te oldu. Cenazesi 2 Ocak 2026’da kalktı. Galatasaray’ın tarihine geçmiş bu ismi anması, adına saygı duruşunda bulunması ve koluna siyah bant takması için elindeki ilk fırsat 5 Ocak 2026 günü evinde Seyrantepe’de oynadığı Trabzonspor Süper Kupa yarı final maçıydı. Bu anma ve seremoni o maçta rahatlıkla yapılabilecekken neden yapılmadı da Fenerbahçe maçı beklendi bunu anlamak eldeki verilerle pek mümkün görülmüyor.
Öküzün altında buzağı aramanın âlemi yok ama merhumun vefatının üzerinden on gün geçmişken ve arada bir resmi maç da oynamış ve o maçta bunu akıl etmemişken bekleyip bekleyip Fenerbahçe maçında bunu devreye almanın iyi niyet kuralları ile açıklanamayacağı da açıktır. Hele ki merhumun 3 Temmuz süreci anti Fenerbahçe tavırları bilinirken Fenerbahçe tribünlerinden bu uygulamaya tepki doğacağını öngörmemek en hafif ifade ile basiretsizliktir. Keşke böyle olmasaydı.
Günlük gündemlerle yazı yazan, konuşan, düşünce üreten insanların düştüğü temel sıkıntılardan birisi de budur. Okuyucu, seyirci sizin ağzınızdan çıkanla besleneceği ve o düşünceleri kendi fikirleriyle buluşturarak görüşünü inşa edeceği için ağızdan çıkan her sözün, yazılan her satırın apayrı bir önemi var. Zamanında at izi, it izine karışmışken hazırlanan düzmece belgelere istinaden yargısız infaz yapmanın böyle üzücü sonuçları olabiliyor. Atasözleri dağarcığımızda “iki dinle, bir söyle”, “boğaz dokuz buğumdur” gibi bizleri alel-acele konuşmamaya, tepki verirken düşünmeye sevk eden onlarca ikaz var.
Neyse âhir kelâm olarak merhumu Allah’ın rahmetine ve mağfiretine bırakalım ve bundan hepimiz üzerimize düşen dersi çıkaralım. Allah rahmet eylesin.