Ara transfer üzerine

YAYINLAMA:

Hemen her sene aynı teraneyi dinlemekten biz yorulduk ama kulüpler ve elbette menajerler bıkmadan usanmadan aynı senaryoyu bir Ocak ayı boyunca bize izletmekten gayetle memnunlar. Bu sene de “ara transfer” denilen garabet geçen hafta bitti de rahatladık spor kamuoyu olarak, onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine.

Tüm dünyada ara transfer döneminde kulüpler zaruri ihtiyaçlarını gidermek için bir-iki nadiren üç oyuncu alırlar ve gene o nispette en fazla 2-3 oyuncuyu da başka takımlara gönderirler. Dünyada takımlar planlamalarını “yıllık” yaptıkları için bizdeki gibi takımın nerdeyse yarısını sil-baştan yapıp neredeyse sıfırdan kadro kuranlara da bıyık altından gülerek bakarlar.

Yaz transfer dönemi diye bildiğimiz uzun ve ana süreçte gelenler-gidenler ayarlanır ve bütçe imkanları ölçeğinde her takım kadrosunu kurar ve mücadeleye başlar. Bizde neredeyse yılda iki defa “yaz transfer dönemi” yaşanıyor. Hem Haziran-Temmuz’da hem de Ocak-Şubat’ta.

Öylesine plansız-programsız ki kulüplerimiz hem maddi olarak en yüksek bedelleri ödüyorlar aldıkları futbolculara hem de satıcı kulüplerin her türlü kaprisini sineye çekip maddi-manevi hafifliyorlar. Hem çuvalla para döküyoruz elin kulüplerine hem de bir dünya ağız kokularını çekiyoruz. Nerde kaldı onur, gurur, ağırbaşlılık?

Dünyada nerede görülmüş koskoca bir Cumhurbaşkanının transfer için bir Kraldan ricacı olduğu. Ne gerek vardı bunlara. Dünyada başka oyuncu mu kalmadı da illâ o isim için bu kadar uğraşıldı. Baktın olmuyor zorlamazsın bu kadar, kısmetimiz değilmiş dersin devam edersin. Elbette burada bu işi kendi kişisel PR’ı için “embedded” gazetecilere haber ve görüntü sızdıran yöneticilerin de büyük kabahati var. Hem sürecin bu kadar uzamasına hem de taraftar nezdinde büyük bir beklenti oluşmasına sebep oldular yaptıkları acemiliklerle.

Bir “ara transfer”de yedi oyuncu alıp, beş oyuncu gönderen mi arasınız, elindeki taş gibi iki santraforunu yok pahasına gönderip santraforsuz kalanını mı ararsınız. Yoksa üç sezon önce gönderdiği stoperini gerisin geri kiralamak mecburiyetinde kalanını mı? Ne arasanız var bizde bolca maşallah.

Bunun iki çözümü var elbette. Birisini TFF dikte edecek ve bir sınırlama getirecek. Belli oranlarda bütçe kıstasları belirlenerek ancak zaruri hallerde bir en fazla iki oyuncu için ara transferde lisans çıkartılabilecek. Bunun için de Türk futbolunun gelişmesine destek olunacak belli fonlara yüklü ödemeler şart koşulacak ki pabucun pahalı olduğunu anlasın kulüplerimiz.

Diğer çözüm daha evrensel ama FIFA/UEFA buna kolay evet demez çünkü gerek yok. Aynı basketbolda olduğu gibi yıl içinde transfer hep serbest olacak. Kulüpler gene belli şartlarda ve kıstaslarda yıl içinde ihtiyaca göre istediklerinde transfer yapabilecekler. Bu hem daha kolaylaştırıcı olabilir hem de bonservis bedellerinde bir gerilemeye yol açabilir. Henüz bu modelin çok uzağındayız bunu da biliyoruz.

Neyse kulüplerimize ve gelen futbolcularına kalan 14 haftada lig maratonunda ve Avrupa Kupaları’nda başarılar diliyoruz.

PS: Kulislerde yeni TFF/MHK konularında bulanık suda balık avlamaya çalışanlar var, dikkatli olmak lazım. Tabiat boşluk kabul etmez zira.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...