Türkiye’nin YouTube müzik karnesi
Marketing Türkiye ile MTM Merkezi çok güzel bir araştırma yapmış. Bu araştırmada Türkiye’nin müzik YouTube karnesini çıkartmışlar. Bu raporda müzik kanallarını incelemişler ve verileri sıralamışlar.
Bu araştırmaya göre Türkiye’nin en başarılı YouTube müzik kanalı NetD. Kanalın 27 milyon abonesi var ve aylık ortalama 187 bin 500 yeni abone kazanan NetD Müzik, aylık 345 milyonun üzerindeki izlenme ortalamasıyla birinci sıraya yerleşerek müziğin dijital ekosisteminde ciddi bir paya sahip olduğunu gösteriyor. Bu kanalı ilk olarak Aydın Doğan’ın bir dönemler müzik şirketi olan DMC açmıştı. Bu kanaldan önce müzik meslek birliklerinden MÜYAP’ın bir YouTube kanalı vardı ama neden olduğu hala bilinmeyen bir refleksle MÜYAP Youtube’daki o büyük kanallarını kapattı ve hemen ardından NetD açıldı. NetD Doğan’ın medya grubu Demirören’e satılınca Aydın Doğan’da kaldı. Çünkü DMC çatısı altındaydı sonrasında zamanla porsiyon porsiyon Fransız Believe adlı küresel müzik şirketine geçti.
NetD en çok etkileşim alan müzik kanalı olurken ikinci sırada Poll Production’un YouTube kanalı almış. Poll Production’un kanalı müzik piyasasında ve son dönemlerde de sinema dünyasına yaptığı yatırımlarla başarılı işlere imza atan Polat Yağcı’nın kanalı. NetD de yer alan videoların toplam izlenme sayısı 49 milyar, Poll Production’ın 12 milyar iken üçüncü sırada yer alan Müzik Play’in videoları 7 milyar kez izlenmiş. Müzik Play kanalı ise müzik dünyasının en güçlü yerli sermayeli müzik şirketlerinden Avrupa Müziğe ait.
SANATÇILARDA ŞAMPİYON REYNMEN
YouTube Rating Report’ta müzik yorumcularının YouTube kanallarına bakınca en çok aboneye sahip kanal Reynmen’e. Reynmen’in YouTube kanalı 6 milyon 400 bin aboneye sahip. İkinci en çok aboneye sahip sanatçı kanalı Sezen Aksu. Minik Serçenin kanalı 3 milyon 150 bin aboneye sahip. Üçüncü sırada ise 3 milyon 120 bin aboneye sahip İbrahim Tatlıses’in kanalı yer alıyor.
Abone sayısına göre oluşan listede YouTube’da şöhret olarak müzik piyasasına giren Zeynep Bastık 3 milyon 30 bin aboneyle dördüncü sırada, Tarkan 3 milyon 10 bin aboneyle beşinci sırada yer aldı. YouTube’da en çok aboneye sahip kanallara bakınca ilk yirmide genelde rap ve yeni nesil müzik yapan solistlerin yer aldığını görüyoruz. Gazapizm, Ben Fero, Sefo, LYBEL C5, Heijan gibi isimler yer alıyor.
EN ÇOK İZLENEN KANAL HANGİSİ?
YouTube Rating Raporu’nda bir kez daha iki önemli şeyi gördük. Dijital müzikte üstünlük yeni nesilde. Rap ve alternatif müzik üreticileri Z Kuşağının hedef kitlelerinde olmasının getirdiği avantajla YouTube’da da çok iyi bir yerde.
Sanatçıların Spotify verileri ile YouTube’daki kanallarının verileri birbiriyle örtüşüyor. Mesela Spotify’da da en çok dinlenen kadın sanatçı Sezen Aksu. Sezen Aksu YouTube kanalı mecrada en çok izlenen video sayısına sahip ancak Zeynep Bastık da Sezen’e selektör yakıyor. Bu böyle devam ederse Zeynep Bastık dijitalde liderliği kapacak gibi.
***
OSMAN İŞMEN’DEN BİR USTALIK ALBÜMÜ
Müzik dünyasının en önemli aranjörlerinden biridir Osman İşmen. Onun yaptığı düzenlemeleri büyük zevkle dinlerim. Yetmişlerden günümüze kadar hala devam eden bir kalitesi ve klasik müzik çizgisi vardır. Tam klasik kökenli bir aranjördür. Geçmişte Nilüfer, Ferdi Özbeğen, Fatih Kısaparmak, Ahmet Kaya, Zeki Müren, İbrahim Tatlıses ve daha çok popüler ismin popüler albümüne imza atan bir müzik insanıdır.
Benim de yakından tanıdığım ve düzenlemelerini zevkle dinlediğim Osman İşmen’in bir diğer özelliği de yetmişli yıllardan beri devam eden bir özellik. İşmen kendi adı ve orkestrasıyla çok sayıda tematik albüm hazırlamıştır. Bu albümler hem tarihe şahitlik etmiştir hem de mükemmel bir müzikal dinleti sunmuştur. Mesela “Diskomatik Katibim”, “Disco Madımak” bu alanda klasikleşmiş albümlerdir. Osman İşmen bu tür albümleri günümüze kadar yayınlamaya devam etti. Geçen yıl yayınladığı “Anatolian Symphony” albümünden sonra 2026 yılında yani kısa bir süre önce “Symphonic East Timeless Classics” adlı albümünü yayınladı.
On şarkıdan oluşan bu albümde Osman İşmen klasik müzik dünyasının sevilen şarkılarını düzenlemiş ve çok kaliteli bir enstrümantal müzik dinletisine imza atmış. Albümde Mozart’ın 40. Senfonisi, Türk Marşı, Für Elise gibi dünya klasiklerini icra etmiş. Osman İşmen bu albümde bir kez daha ustalığını konuşturmuş bu albümde. Albüm Spotify ve YouTube başta olmak üzere tüm dijital platformlarda yer alıyor bence mutlaka dinleyin. Bu albümü size özellikle tavsiye ediyorum.
Albümde Yer Alan Şarkılar:
1. Für Elise - Beethoven |
2. 5th Symphony - Beethoven (1St Movement) |
3. Türk Marşı / Turkisch March - Mozart |
4. Kuğu Gölü - Tchaikovsky |
5.Mozart 40. Senfoni (1St Movement) |
6. Radetzky March |
7. Toccata & Fugue |
8. Eine Kleine Nachtmusik - Mozart |
9. Bolero |
10. Carmen Prelude |
***
FERDİ ÖZBEĞEN FİLMİ ÇEKİLİYOR AMA….
Müzik dünyasının hem kişiliği hem de müzikal yönü ile özel ve her daim yenilikçi müzik insanı Ferdi Özbeğen’in hayatı film olacak. Ferdi Özbeğen benim de bizzat birebir tanıdığım rahmetli olana kadar sık sık görüştüğüm dönem dönem dertleştiğim dönem dönem müzik üzerine sohbetler ettiğim bir insandı. Çocukluğumdan beri albümlerini bilen analiz eden bir müzik yazarı olarak onun hayatının film olması ile ilgili hikâyeyi uzun zamandır takip ediyordum. Ustanın hayatının film olması ile ilgili proje ilk Ferdi Özbeğen’in en yakın dostu Fikret Bakıcı’dan çıkmıştı. Araya pandemi girince proje biraz soğumuştu. Sonra bu projenin Orchestra Content tarafından yapılacağını duydum. Ochestra Content müzik biyografi filmlerine yatırım yapan bir şirket bir yandan da Bülent Ersoy’un biyografi filmi ile ilgili hazırlanıyor. Daha önce Bergen filmini yapmışlardı. Dürüst olayım ticari bir bakış açısıyla yapılan bir filmdi.
PROJENİN İLK SAHİBİ KİM?
Fikret Bakıcı Ferdi Özbeğen filmini bir dijital platform için yapacaktı Orchestra Content ise filmi sinemaya uyarlayacak. Filmin yaratıcı yapımcılığını Mine Şengöz yapacak. Fikret Bakıcı’yı arayıp filmin akıbetinin nasıl böyle bir anda yol değiştirdiğini sorduktan sonra Mine Şengöz’ü de aradım ve hem film hakkında biraz bilgi almak istedim hem de Ferdi Özbeğen’i bizzat tanıyan biri olarak onlara diledikleri zaman diledikleri fikir, bilgi ve yorumlarımı paylaşmaktan mutlu olacağımı ilettim.
Önce film hakkında öğrendiklerimi anlatayım. Mine hanım 2023 yazından beri film üzerinde çalışıyormuş. Filmde senaryo bitmek üzereymiş ve 2027 yılında film gösterime girecekmiş. Filmde anladığım kadarıyla Ferdi Özbeğen’in müziği üzerine yoğunlaşmaktan çok bir dram yaratmaya çalışılacak.
Şunu söylemek isterim bilen bilir ben basın bülteni haberi yazmayı sevmem gördüğümü duyduğumu ve analizini yaptığımı yazarım. Ferdi Özbeğen filmi ile ilgili Oschestra Content ve Mine Şengöz ile ilk yaşadığım diyalog benim hiç hoşuma gitmedi. Aldığım ilk bilgiler de de müziği ile ön planda olan bir usta olan ve müzikte önemli inovasyonlara imza atan Ferdi Özbeğen’in müziğini pek anlatmak istemediklerini anladım. Oysa Ferdi Özbeğen’in ne özel hayat spekülasyonları oldu ne de benzeri magazinel bir yönü. Onun hayatını anlatmak çok riskli bir iş. Bunu uydurmasyon bir dram ile de yapabilirsin böylece güzel gişe elde eder para kazanırsın - ama hiçbir sanatsal değeri olmaz- ya da sanatı üzerinden anlatırsın az ve öz kaliteli bir iş olur.
Filmin danışman kadrosunda da Ferdi Özbeğen’in birebir tanıyan tek bir kişi var o da onun manevi oğlu Hilmi Özbeğen kalanların Ferdi Özbeğen’in ve onun kişiliğini ne kadar bildiğinden şüpheliyim.
BİYOGRAFİ FİLMİ KOLAY İŞ DEĞİLDİR
Biyografi filmi veya belgeseli yaparken canlı tanıklık çok önemlidir. Sen sırf kendi ekibin diye iş vermek uğruna her projende aynı ekiple çalışırsan maçı baştan kaybedersin. Yani Bergen ile ilgili uzman biri Ferdi Özbeğen hakkında uzman olamaz, Barış Manço hakkında hiç uzman olamaz. Ajda uzmanı olan kişi Bülent Ersoy uzmanı olamaz ancak fikir verebilir. Yani herkes her işin uzmanı olamaz. Ayrıca bir dönem filmi çekerken bilimler arası çalışmak gerekir sosyoloji, psikoloji, tarih bilimlerinden faydalanmak gerekir. Ama bunlar ülkemiz prodüksiyon şirketleri için lüks işler.
Ferdi Özbeğen filmi ile ilgili yapılan hazırlıkları izleyeceğim yakından da takip edeceğim ve Ferdi Özbeğen’in yasal mirasçısı TEV (Türkiye Eğitim Vakfı) ile de iletişimde olacağım. Dilerim bu film sadece gişe getirmeyi hedefleyen ucuz bir dram olmaz. Çok zor bir film olacak. Çünkü Bergen gibi Bülent Ersoy gibi otomatik magazin konuları yok Ferdi Özbeğen’de.
Dilerim TEV’de işini ciddi yapar ve sorumlu olduğu marka olan Ferdi Özbeğen markasını Mehmetçik Vakfının Zeki Müren markasını koruduğu gibi koruma altına alır ve bu projeyi kılı kırk yaparak inceler. Çünkü Türkiye artık ucuz biyografi dramlarından sıkıldı. Ustayı tanıyan biri olarak ona olan görevim icabı bende bu filmi çok yakından takip edeceğim.