Irkçılık kötüdür
İnsanların derilerinin rengi sebebiyle uğradıkları hakaretler ve mağduriyetler kanunlarla yasaklanmış olmasına rağmen dünyanın başka başka köşelerinden ırkçılık ve ırk ayrımı konularında gün geçmiyor ki bir ihlal patlak vermesin. Bu konularda yaşanan acıları anlatan on binlerce cilt kitap ve binlerce sinema filmi hepimiz tarafından hatırlanacaktır.
Tüm bu yaşananlar hafızalarda çok daha taze iken geçen hafta Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid – Benfica maçında beyaz bir futbolcu dudakları okunmasın diye forması ile ağzını kapatarak rakip takımdaki siyahi bir futbolcuya ırkçı bir söylemle (af edersiniz) –maymun- diyebiliyor.
Benfica’da oynayan 20 yaşındaki Arjantinli futbolcu Gianluca Prestianni, Real Madrid’li Vinicius Junior’a bu ırkçı hakareti yaparak tüm dünyada büyük bir tartışmanın fitilini ateşlemiş oldu. UEFA bir taraftan Portekiz Hükümeti diğer taraftan hemen birer soruşturma başlattılar. Prestianni hemen çark etti “ben maymun demedim i.ne dedim” diye sanki çok iyi bir halt etmişçesine. Fakat bu hakareti duyan başka futbolcular da var ve onlar neyin ne olduğuna dair duyduklarını soruşturma komisyonuna açıklayacaktırlar.
Bu arada üst otorite olan FIFA devreye girerek Benfica’ya bir yazıyla soruşturma sonunda suçlu bulunması halinde uygulanacak cezaları tebliğ etti. Buna göre; takıma puan kesintisi ile Prestianni’ye 5-10 maç arasında oynamama cezası ile 5-10 milyon Euro arasında para cezası ile oynanan maçın hükmen mağlubiyeti ve kupadan ihraç edilmeye kadar varan “kol” gibi cezalar kapıda Benfica için.
Benfica deyince hemen aklımıza Mourinho geliyor ister istemez. Türk futboluna ve Fenerbahçe’ye verdiği ağır zararlardan sonra soluğu Portekiz’de alan “El Balon” Mourinho bu olay karşısında hemen oyuncusunu savunmaya başladı ve Vinicius Junior’ın ne kadar çirkef bir futbolcu olduğundan dem vurarak konuyu sulandırmaya ve okları kendi oyuncusundan Vini’nin üzerine çevirmeye çalıştı refleks olarak.
Çok şükür ki münferit bir iki hadise dışında bizim buralarda ırkçılık adına siyah derili, beyaz derili diye bir ayrım tarihin hiçbir döneminde yaşanmadı, yaşanmayacak da inşallah. Türk-İslam geleneğinde insanlar derilerinin rengine göre bir sınıflamaya tabi tutulmazlar. İslamiyet’le şereflenmeden önce de Türk tarihinde bu konuda en ufak bir ayrımcılık yokken, atalarımız Müslüman olduktan sonra da “Arap’ın Acem’e, Acemin Arap’ en ufak bir üstünlüğü yoktur, takvadan başka” düsturu ile yüz yıllardır koskoca Türklük coğrafyasında ırkçılığa müsaade etmemişlerdir.
Amerika’da daha düne kadar siyahlarla beyazlar aynı otobüse binemiyordu. Binebildiklerinde de otobüsün önünde beyazlar arkasında siyahlar şeklinde bir oturma düzeni mevcuttu. 1955’de Rosa Park isimli hanımefendi isyan edip ön koltuktan kalkmayınca Alabama’da başlayan tartışmalar sonucunda ancak biraz mesafe kat edilebildi.
Almanya’da aşırı sağcı Neo Nazilerin bizim gurbetçiler başta olmak üzere kendilerinden olmayan herkese neler çektirdiklerini unutmadık, 1993 yılında Solingen Faciasında diri diri yaktıkları dört kişilik Türk ailenin acısı halâ yüreklerimizde.
Neyse; bekleyelim, görelim soruşturmalardan ne çıkacağını. Ne çıkarsa çıksın ön söz, son söz ırkçılık kötüdür ve insanlığın yüz karasıdır.
Galatasaray ve Samsun’un önü açık. Fenerbahçe pes etti Avrupa’da. Kalanlara başarılar diliyoruz. Yolları açık olsun.