Titanların oyunu ve ağ toplumu hakimi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

“Çin-ABD fayları eşliğinde kırılan Ortadoğu” çatırdamaya ve kırılma-kırdırma etkisini dünyaya yaymaya devam ediyor… Meselenin sadece “İsrail-ABD ve İran meselesi olmadığını” başından beri biliyorduk. Çünkü mesele; “Yeni Dünya Düzeni’nde AĞ TOPLUMU hatlarını kimin kuracağı ve o ağın hakiminin kimin olacağı” idi. Ve bu ağı inşa edecek/hakim olacak güç; sınırların, ticaret yollarının, liderlerin, ittifakların, yönetim anlayışlarının, anlaşmaların da hakim gücü olacaktı. Yani; Yeni Dünya Düzeni’nin hakimi olacak güç kendi kutsallarını yaratmalıydı çünkü geçmiş tüm düzenler “kendi kutsallarıyla gelmişti”. O halde Yeni Dünya Düzeni’de bu dejavu etkisiyle hareket edecekti, masadaki siyah taşların ve beyaz taşların kazanım hamleleri gibi. Bugün anlatacaklarımın tüm detaylarına hakim olabilmeniz için öncelikle 25 Haziran 2025’te kaleme aldığım “Çin-ABD fayları eşliğinde kırılan Ortadoğu” başlıklı yazımı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum… 

(https://www.gazetebirlik.com/kose-yazisi/195695/cin-abd-faylari-esliginde-kirilan-ortadogu)

 

TİTANLARIN AĞ TOPLUMU HAKİMİYETİ OYUNU

Yeni Dünya Düzeni’nde AĞ TOPLUMU etkisinin hakimi kim olacak; Çin mi, ABD mi, Hindistan mı, bir başkası mı? Oyunu kazanan “ağ toplumu anlayışını” hangi kurallarla, hangi liderlerle, hangi yönetim sistemleriyle ve sınırlarla inşa edecek sorusunun cevabı aslında taslak olarak belli fakat tam net değil çünkü TİTANLARIN OYUNU halâ tüm hızıyla devam ediyor… 

3. DEĞİL 2.DÜNYA SAVAŞI BU

Tüm savaş, çatışma, kaos, enflasyon, gıda ve enerji temin halkalarının zarara uğramasının nedeni bu! Nasıl ki 1.Dünya Savaşı ile her anlamda dibi gördü ve sonrasında yeni bir dünya ile yüzleştiyse insan nesli şimdi yaşanan da tam olarak bu. Dilerseniz mevcut Ortadoğu tablosunu “doğru bilinen yanlışlar” üzerinden analiz edelim: 

1) Savaş başlar başlamaz İran neden Körfez Ülkelerini vurmaya başladı? Sebep ve hedef ABD üsleri miydi? Yanlış! Tabi ki hayır. İran Körfez Ülkelerini vurmaya başladı çünkü “arka planda hepiniz Çin ve İran ile yol alıyordunuz ve ABD’den kopmak istiyordunuz. Şimdi bunun için elinizde bir fırsat var o zaman tarafınızı seçin ve ABD-İsrail’e karşı susmayın tepkinizi gösterin yoksa size büyük zarar veririm” diyor İran. 

2) Trump’ın bir stratejisi yok deniyor. Yanlış! Çünkü ABD hep böyle ve işgal ettiği her ülkede “yenilmiş-stratejisi yok gibi” görünmeyi tercih ediyor. Vietnam, Irak, Afganistan, Suriye ve İran’da hep “yenilmiş gibi” yaptı ve çıktı ABD. Oysa ki asıl strateji bu; gir-nifak tohumlarını ek-bekle-ayrışma üzerinden hakimiyetini kur. Ayrıca Ortadoğu ve Avrupa gibi ABD’de AYNILARIN SAVAŞI’nı yaşıyor şimdi! Yani ABD ayrı Trump ve ekibi ayrı. Ve öyle görünüyor ki ABD yakında Trump ve ekibini devre dışı bırakacak, tıpkı İsrail’in Netanyahu’yu devre dışı bırakacağı gibi. Çünkü yenilmez denen İsrail’de “aynıların savaşı eşliğinde” yüklerinden kurtulmaya ve küllerinden yeniden doğmaya çalışıyor. 

3) Suriye’de huzur tamamen yerleşti. Yanlış! İran Savaşı devam ederken Irak ve Suriye’ye dikkat diyorum! Suriye’de baskılanan ve İsrail’in desteklediği unsurlar her an harekete geçebilir, belki de bir ayaklanma olabilir, geçici hükümet devrilebilir, Ahmed Şara Irak’a kaçmak zorunda kalabilir… 

4) Irak üst seviyede tehlike sinyalleri veriyor. Yanlış! Çünkü sadece tehlike değil bölünme sinyali de veriyor Irak. Irak’a dair söyleyebileceğim tek cümle şu; BÖLÜNME KAÇINILMAZ ARTIK! Neden mi? Necef Şii etkisinin giderek artması, DEAŞ’ın yeni meskeninin Irak olması, kısa zaman sonra DEAŞ’ın şiddetli saldırılar eşliğinde toprak işgallerine başlayabileceği, Kürtlerin pasifize edilmek istenmesi ve daha nicesinin ihtimali var Irak’ta. Kaos-savaş iklimini fırsat bilen DEAŞ “ben de şahsıma ait yönetim istiyorum” diyecektir. Ve tabi ki şiddetli mezhepsel ayrışmalar da kaçınılmaz Irak’ta. Fakat bu kez karşımızda “çok daha keskin bir Şii Hareketi var” çünkü AYNILARIN SAVAŞI’nın en fazla etkisini gösterdiği Şiiler yeni bir üst formata geçmeye hazırlanıyor. Son beş yıldır yazılarımda ve konuşmalarımda sıklıkla zikrettiğim iki başlık vardı; Papa Francesco’nun Sistani ziyaretiyle verdiği “Necef’i Kum’a tercih ediyoruz bu nedenle Irak Iraklı Şiilerindir” mesajı ve Irak’ta giderek yükselen “Irak Milliyetçiliği-Iraklı Kimliği-Irak Şiiliği” başlıkları… Bu iki başlığın gerçekliğini ve etkisini bundan sonra çok daha fazla göreceğiz. Böylelikle Şİİ DEVLETİ kavramının altını doldurmak istiyor Iraklı Şiiler. 

5) Büyük bir kesim yakın zamana kadar “Kürtler bu süreçten çok kazançlı çıkacak” diyordu. O zaman diyordum şimdi de diyorum; YANLIŞ! Çünkü Kürtler fay hatları arasında sıkışmış durumda ve sırtını dayayacak bir dağ arayışında. Bu süreçte belki de en fazla sıkıntıyı Kürtler yaşıyor-yaşayacak çünkü AYNILARIN SAVAŞI Şiilerle birlikte en fazla Kürtlere zarar verdi. Şu an bin parçaya bölünmüş ve her bir parçanın diğerlerinden nefret ettiği Kürt varlığı adeta savruluyor. Yan yana dahi gelemeyen Kürtlerin, kendileriyle tarihsel bağları olan doğru ve güçlü bir rehbere ihtiyacı var. Bu noktada Türkiye’nin varlığı önemli. Kürtler, Türkiye rehberliğinde samimiyetle ve kararlılıkla yürürse yeni dünya düzeninin etkili bir gücü olacaktır. Ayrıca “Kürtlerle Türkmenlerin aynı çerçevede yer alması ve birlikte yol alması gerekiyor”. Bu kaçınılmaz bir gerçek çünkü ne Kürtler ne de Türkmenler tek başına bir etkiye sahip değil. 

KAÇINILMAZ OLANLA MENFAATLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA YÜZLEŞMELİ

Sınırların dağılması kaçınılmaz ise karşı koymayı bir kenara bırakıp en doğru stratejiyi uygulamak gerekiyor. Bu konuda en realist bakış açısını ve devlet aklını geliştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz gün iftar programında yaptığı konuşmayı çok değerli buluyorum. Devlet Bahçeli realist perspektiften; “fırtına yönetimine”, yeni sınırlar eşliğinde Yeni Ortadoğu’ya ve Yeni Dünya’nın denge başlıklarına yönelik konuşurken, geçmişin zihni kalıplarıyla yeni dünya düzeninde yer alınamayacağını söylüyordu aslında. 

AYNILARIN SAVAŞI DEVAM EDERKEN FIRTINA BÜKÜCÜ OLMAK 

Son olarak yıllardır her mecrada zikrettiğim bir özeti bugün yeniden hatırlatmak istiyorum müsaadenizle. Dünya; bir yandan Doğu-Batı kutuplarının yarattığı gergin fay hatları eşliğinde, diğer yandan da AYNILARIN SAVAŞI eşliğinde bir fırtınaya teslim olmuş yıllarını yaşıyor. Bu değişim fırtınasının gerçeklerini reddetmek, kaçmak ya da engellemek mümkün değil. O halde tüm gerçeklikle yüzleşerek, “geçmişin kalıplarını kırarak”, fırtınanın merkezinde yer alarak, akılcı stratejiler ile FIRTINA BÜKÜCÜ olmalı; hem kendi menfaatlerimiz için hem de bölgenin ve insanlığın huzuru için… Ve devasa bir simülasyonun içinde TİTANLARIN yarattığı yeni bir hakimiyet oyunu içerisinde olsak da işin sonunda “iyiliğin kazanması gerektiğini” unutmamalı çünkü iyilik kaybederse Kainat için GAME OVER vakti geldi demektir! Bu nedenle ısrarla; iyi olanı, adaleti, vicdanı, merhameti inşa etmeye devam etmeli…

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...