Radyo Fenerbahçe mi Saran nefreti mi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe spor kulübündeki yönetsel çekişmeleri farklı bir yöne evrildi. Radyo Fenerbahçe’nin kiralanması Saadettin Saran’a karşı olanlara bir malzeme oldu ve gündem oldu. Bu konuya farklı kaynaklardan şahitlik etmiş biri olarak bir kez daha FB içindeki çekişmelerin ne kadar komik bir yere vardığını gördüm.

Saran geçtiğimiz ay Radyo Fenerbahçe’yi bir medya işletmesine kiraladı. Radyo Fenerbahçe reytinglerde olmayan başarısız bir radyoydu. Kulüp içinden de duyduğum kadarıyla yıllık iki üç milyon dolarlık bir zararı vardı kulübe. Belli ki birilerinin rant kapısı olmuştu. Bunun üzerine Saran ve ekibi bu konuda bir karar aldı ve radyoyu kapatmak istedi. Radyoyu kiralayarak kulüpten geçici olarak çıkarttı ve bir yandan da birilerinin rant kapısını da kapattı. Radyo Fenerbahçe’yi şu an üç radyosu olan bir medya işletmesi kiraladı. NR1 Aşk ve Radyo 34’ün sahibi olan bu grup Radyo Fenerbahçe için kulüple beş yıllık bir kiralama sözleşmesi yaptı ve satın alma opsiyonu ile birlikte bu radyonun işletme hakkını aldı. Radyo Fenerbahçe’nin İstanbul Frekansı 97.0 FM ve şu an radyoda Radyo 34’ün yayınları var. Fenerbahçe kulübüne aylık 150 bin liralık bir kira bedeli ödenecek ve bu beş yıllık süre içinde taraflar bu radyoyu satabilecek. 

FB’DE GİZLİLİK DİYE BİR ŞEY KALMAMIŞ

Bu anlaşma her anlaşma gibi bir gizlilik esasına göre yapıldı ancak ne olduysa birileri kulüpten bu sözleşmeyi almış, okumuş ve bunu basına sızdırarak Saran aleyhine bir propaganda malzemesi olarak kullanmış. Bunu yaparken de Saran’a öylesine komik bir şekilde saldırdılar ki her gördüğümde güldüm. Konu öylesine büyütüldü ki Saran’ın kulübü yönetemediğini iddia edip “koca Fenerbahçe kulübünün 150 bin liraya ihtiyacı mı var?” tezinden hareket ederek Saran’a saldırdılar. Bu saldırıyı yapan bir kısım medya Saran’ı takımı batırdığını ve radyoyu kulübe 150 bin lira gelir sağlamak için kiraladığını iddia etti. Bu iddiayı ortaya atanlar öylesine sağlam bilgilendirilmiş ki sözleşmeyi âdeta yalayıp yutmuşlar. Sözleşmede yer alan FB’nin bu frekansı beş yıl öncesinde geri alması durumunda 5 milyon liralık bir tazminat ödeyeceği maddesini bile okumuşlar ve bunu bile kullanmışlar. Hatta bu tazminat maddesini bile “avanta”ya yormuşlar. Youtube kanallarında program yapan Fenerliler ile Saran’â karşı olan sosyal medya futbol hesapları bu konuyu dillere pelesenk yapmışlar.

Bunları duyunca bazı şeyleri yazmak da bana farz oldu. İlk önce Fenerbahçe başkanı koca Fenerbahçe kulübünü 150 bin liraya muhtaç edecek kadar aptal değil. Hiçbir başkan bu kadar aptal olmaz. Burada oluşturulmak istenen algı tamamen cahillik. Bu radyo beş para etmeyen başarısız sıfır reytingi olan bir radyoydu ayrıca aldığım duyumlara göre de birilerinin de güzel bir rant kapısıydı. 

150 bin liraya gelince. Radyo piyasasında fiyatlar bu kadar 150 olmaz zorlasan 175 olur ama 200 olmaz! Çünkü Türkiye’de radyoların değeri artık kalmadı bitti. Yani fiyat normal. Belli ki Saran stratejik bir hamle yaparak radyodan kurtulmak istemiş ve Radyo 34’ün sahipliğinde olan gruba kiralamış ve yine belli ki birileri bundan rahatsız olup bu karalama kampanyasını yapmış.  Radyo sözleşmesini kulüp içinden birilerine sızdırmış ve bu ucuz gündemi yaratmış. Burada sorgulanması gereken asıl şey bu sözleşmeyi kim kulüpten alarak Saran muhalifi medyaya vermiş. Burada hem Fenerbahçe Spor Kulübünün hem de Radyo 34 adına bir suç işlenmiş. Küçükte olsa büyükte olsa ticari sır niteliği olan bir sözleşmeyi sen alıp medyaya veremezsin bu bir suçtur ve muhataplarının hak talep etmesi bile gündeme gelir.

 

RADYO GİTTİ PEKİ GİDEN ÜNİVERSİTEYE NE DEMELİ?

Radyo Fenerbahçe’yi kiraladı diye Saran’a kızanlara koca Fenerbahçe Üniversitesini kulüpten ayırdı diye Koç’a da kızabilir. Koç koca üniversiteyi zarar ediyor diye sattı. Fenerbahçe Üniversitesi şu an acaba Fenerbahçe kulübünün kalitesini ne kadar yansıtıyor? Ben size söyleyeyim hiç yansıtmıyor ama bu kimsenin umurunda değil. Yani konu gerçekten de kulüp ise konuşacak çok şey var. 

Kulübe başkan olan kişi istediğini yapabilir ama sonucuna göre de kamuya hesap verir. Mesela ben Ali Koç’un Fenerbahçe Üniversitesi projesini durdurmasına çok tepki vermiştim ki hala aynı tepkim geçerli. Sakın beni Sarancı veya Koç’cu filan sanmayın. Ben paraya bakarım. Koç cebinden deliler gibi para harcadı kulübü için bunu Türkiye’de ikinci yapacak bir adam yok. Yani işe maddi anlamda bakacak olursak o zaman Koç’tan iyisi yok. Ama olay sadece maddiyatla ölçülmez. Saran çok mu şey yaptı mesela ben onun da kulüpte pasif kalmasına tepkiliyim bir konuş be adam bu hakemler için sen de bir şeyler söyle…. Neyse dönelim konumuza. 

MADEM Kİ ÜZÜLDÜNÜZ RADYONUZU GERİ ALIN

Fenerbahçe başkan adayları ya da FB medyası gerçekten de Radyo Fenerbahçe’nin kulüpten ayrılmasına mı üzüldü yoksa bunu bir propaganda havucu olarak mı kullandılar. Eğer çok üzüldülerse radyoyu kulübe geri alsınlar. Mesela Aziz Yıldırım, Ali Koç veya Kerem Aktürkoğlu için binlerce euro veren Hakan Safi veya bir başka başkan adayı gitsin Radyo Fenerbahçe’yi kiralayan Radyo 34 medya grubundan ger alsın. Versin 5 milyon lirayı sözleşmeyi iptal etsin ve radyoyu kulübüne iade ederek “ben kulübün radyosunu kulübümde kalması için çabaladım” desin. Konu gerçekten de radyo ise gitsin biri bunu yapsın. Bu onlar bir bayram tatili parası, koymaz onlara. Ha, eğer konu radyonun kiralanması ve kulüpten ayrılması değilse o zaman kimse kusura bakmasın herkes sussun çünkü basit bir radyo kanalı üzerinden kim olursa olsun koca Fenerbahçe başkanına muhalefet yapmak ucuz muhalefetten başka bir şey değil. 

BU YAZIDAN NE ANLAMLIYIZ?

  1. Ben medyanın maaşa bağladığı gazetecilerden değilim bu nedenle ne Koç ne de Saran ne bir başkası. Hiçbiri babamın oğlu değil olaylara objektif bakar öyle yazarım.
  2. Fenerbahçe gibi bir kulüpten yani bu kadar kurumsal değeri olan bir kulüpten nasıl olursa böyle bir sözleşme dışarı sızar? Bu köstebek kim? Bugün bunu sızdıran köstebek yarın daha önemli bir bilgiyi sızdırırsa ne olacak?
  3. Radyo Fenerbahçe’den alacağı 150 bin lira kira parasına ne Fenerbahçe ne de Adana Demirspor’un ihtiyacı olur. Bu komik bir çamur atma olmuş. Böyle basit işlerle yemeyin bu milleti çamur atmak için daha yaratıcı yöntemler bulun.
  4. Radyonuzu çok mu istiyorsunuz gidin o zaman Radyo 34’e verin parasını kulübe iade edin ya da susun çözüm bu kadar basit.

***

YILIN DÜETİ GELDİ

Demet Akalın ile Gökhan Özen çok güzel bir düete imza attı: Korkak. Sözü ve müziği Gökhan Özen’e ait şarkıda bir araya gelen ikili etkileyici bir düzenleme ile şarkıya yeniden nefes verdi. Şarkıyı daha önce Gökhan Özen “Maske” adlı albümünde seslendirmişti. Yıllar sonra yapılan bu düetin düzenlemesi de Demet Akalın ve Gökhan Özen’in güncel yorumu ile çok daha iyi olmuş. 

İki ünlü sanatçı, yenilenen şarkı için Rixos Tersane İstanbul’da kamera karşısına geçti. İkili beraber bir proje hazırladıklarını ve “Korkak” düetinin bu projenin ilk ayağı olduğunu açıkladı. Ben bu düeti çok beğendim şarkı çok sıcak ve samimi olmuş. İkilinin projesini daha çok merak etmeye başladım. “Korkak” şarkısını ve klibini dinlemenizi tavsiye edeceğim.

***

TEOMAN ŞARKILARI ALBÜMÜNDEN BİR ŞARKI DAHA GELDİ

Teoman’ın 27 şarkılık “Teoman Şarkıları” albümünde yer alan şarkılar her hafta dinleyicisiyle buluşmaya devam ediyor. “Teoman Şarkıları” albümü bu hafta da Buray’ın seslendirdiği “Kupa Kızı ve Sinek Valesi” ile yoluna devam etti. 23 yıllık bir şarkı olan Kupa Kızı ve Sinek Valesi Buray’ın yorumuyla günümüz müzik dünyasına seslendi.

Öte yandan Teoman bir yandan şarkılarının farklı yorumcular tarafından seslendirildiği “Teoman Şarkıları” adlı albümü üzerinde çalışırken diğer yandan da “Rock’n Roll” adlı kendi solo albümünü hazırladı. Teoman, müzikal yolculuğunun önemli duraklarından biri olan üç albümlük serisini, “Rock and Roll” albümüyle tamamlamış olacak. Sanatçının üretim çizgisinde özel bir yere sahip olan bu seri, dokuz şarkılık son halkası tamamlanacak.

Bu albümünü yayınladıktan sonra da 2026 yılında “Featuring Teoman”, “Teoman Şarkıları” ve “Teoman’ın Hikayeleri” adlın albümlerini yayınlayacak ve diskografisini zenginleştirecek. Gözüken o ki Teoman bu aralar çok çalışıyor özellikle bu proje albümleri bence tam arşivlik işler bunları bende zevkle takip edeceğim.

***

İREM DERİCİ SEFO İLE SÖYLEDİ

Pop müzik yorumcularının rap şarkıcılarla düet projelere imza atma trendi devam ediyor. Bu kez de İrem Derici bu trende katıldı ve Sefo ile ortak bir projeye imza attı. İkili prodüktörlüğünü Aerro’nun üstlendiği “Senden Kalanlar” için bir araya geldi. Söz ve müziği Sefo imzası taşıyan, düzenlemesi Aerro tarafından yapılan parça, her iki sanatçının vokalleriyle renklendi. Şarkı tipik bir rap şarkısı gibi başlıyor bir pop şarkısı gibi ilerliyor yani karma bir pop & rap şarkı oldu diyebilirim.

 

***

HADİSE & MOTİVE İŞ BİRLİĞİ

Hadise ve Motive’den “Küçük Bir Yol”un Yeni Versiyonu: Red Bull Track Takeover’u yayınladı. Hadise, Türk rap sahnesinin enerjik temsilcilerinden Motive ile bir araya gelerek, sevilen şarkısı “Küçük Bir Yol”un özel bir versiyonunu hazırladı. İlk olarak YouTube’da dijital olarak yayınlanan yeni version daha sonra tüm dijital müzik platformlarında da dinleyicilerle buluştu. 

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...