Kurtar Allah’ım beni yalvarıyorum

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bu cümle de nerden çıktı diyeceksiniz. Bu cümle Popüler Türk müziği tarihinin en önemli
şarkılarından biri “Kurumuş Bir Dal gibiyim” de yer alan bir cümle. İlk Ferdi Özbeğen’in
yorumladığı bu şarkı yıllar sonra şimdi Cenk Eren tarafından tekrar yorumlandı.
Nedenini bilmiyorum ama içinde Allah’a yakaran cümleler içeren şarkıları çok seviyorum.
Bunlardan bir tanesi Kayahan’ın “Allah’ım Neydi Günahım” adlı şarkısıdır. Pek çok şarkıda
yaradana yalvarma vardır. Müzik tarihinde bazı şarkılarda Tanrıya bazı şarkılarda ise Allah’a
yakarışlar yapılmıştır. Özellikle yetmişli ve seksenli yıllarda çok moda olmuştur bu şarkılar.
İki binli yıllardan sonra Allah’a yakarmak kıroluk olarak algılandığı ve müzik dünyamız
sosyete olduğundan bu tür şarkılar üretilmemeye başlandı. İki bin yirmili yıllara geldiğimizde
ise rapçilere emanet olan müziğimiz Allahlık oldu.
“Kurumuş Bir Dal Gibiyim” şarkısını ilk Ferdi Özbeğen 1981 yılında yayınlanman
“Yaşadıkça” adlı albümünde yayınlandı. Şarkı albümün açılış şarkısıydı yani o eskilerin
deyimiyle meşhur A1’di. Şarkı yabancı bir şarkı Türkçe sözlerini ise geçtiğimiz günlerde
kaybettiğimiz Ülke Aker yazdı. Şarkının orijinal bestesi ise Lübnanlı besteci Elias Rahbani
ait. Rahbani Türkiye’de epey bilinen bir besteci özellikle Ülkü Aker onun şarkılarına Türkçe
sözler yazarak müthiş hitler çıkartmıştı. Bunlardan bazıları “Elini Sallasam Ellisi”, “Seni Terk
edeceğim”. Bu şarkının bulunduğu tüm albümün aranjörlüğünü Osman İşmen yaptı. Şarkı o
dönem çok tuttu. Önemli bir Ferdi Özbeğen klasiği olarak tarihe geçti. Ferdi Özbeğen daha
sonra doksanlı yıllarda Vedat Sakman ile hazırladığı “Şarkılarım” adlı albümünde de bu
şarkıyı tekrar yorumladı. Her iki şarkının düzenlemesi de muhteşem olmuştu.


45 YIL SONRA YENİDEN YORUMLANDI

“Kurumuş Bir Dal Gibiyim” yıllar sonra bu kez de Cenk Eren tarafından seslendirildi. Cenk
Eren zaten 2016 yılında yayınladığı “Repertuvar Ferdi Özbeğen” adlı o muhteşem albümde
ilk Ferdi Özbeğen’e bir dokunuş yapmıştı. Gerek ses tonlarının benzemesi gerekse
duygularının benzeşmesinin verdiği avantajla Cenk Eren “Kandil”, “O Günler” “Ağla
Halime” “Bir Şarkımız Vardı” gibi Ferdi Özbeğen şarkılarını mükemmel yorumlamıştı.
Cenk Eren on yıl sonra 2026 yılında Ferdi Özbeğen’e bir dokunuş daha yaptı ve bu şarkıyı
coverlayarak Bayhan Müzik’ten yayınladı. Cenk Eren’in yaptığı yorumu son on yılın başarılı
aranjörlerinden Alper Atakan yapmış. Düzenleme çok güzel olmuş yaylıları olduğu gibi
kullanmış, ritim bossanovaya yakın kurgulanmış mixi de gayet güzel tüm enstrümanları ayrı
ayrı dinleyebiliyorsunuz. Düzenlemeye yönelik yapabilecek tek eleştirim şarkının finali ile
ilgili. Şarkı acemi şoförlerin arabayı durdurması gibi bir final yapmış. Hani arabayı önce boş
vitese koyar sonra frene basar öyle durdurur ya da arabanın kendi kendine durmasını beklersin
ya böyle bir final yapmış şarkı. Alper Atakan çok yetenekli ve vizyoner bir aranjör ondan
şarkının finalinde dramatik bir davul atak ile veya daha bir etkili bir final yazmasını
beklerdim. İlk yapılan düzenlemeleri inceledim Osman İşmen ve Vedat Sakman şarkıyı fade

out ile yani hafif hafif düşen sesle bitirmiş. Bu düzenleme biraz demo gibi bitmiş yine de
ellerine ve duygusuna sağlık şarkıya yazdığı yaylılar ve mixi fazlasıyla mükemmel olmuş
özellikle şarkıyı kulaklıkla dinleyin sağdan soldan enstrüman sesleri duyacak ve çok özel bir
haz alacaksınız.


CHANSON TADINDA BİR YORUM

Gelelim Cenk Eren’e şarkıyı müthiş yorumlamış. Ferdi Özbeğen’in yaptığı gibi Fransız
chanson solistleri gibi seslendirmiş. O yorum konuşuyormuş gibi şarkı söyleyen solistlerin
uyguladığı bir yöntem. Türkiye’de Ferdi Özbeğen, dünyada George Moustaki, Charles
Aznavour bu yöntemle şarkı söylerdi ülkemizde ayrıca Kayahan da sık sık bu yöntemi
uygulardı. Bu yorum şarkıyı dramatize eder ve daha iyi hissettirir. Solist bir yandan şarkı
söylerken bir yandan da bir şair gibi o melodiyi konuşur ve anlatır. Bugün Türkiye’de müzik
diye bir şey üretilmediği için chanson denen bu türü de kimse bilmiyor. Hele yeni nesil tembel
şarkıcılara chanson desen onu parfüm markası sanacaklar. Bu nedenden dolayı Cenk Eren bu
türü de bize tekrar hatırlattığı için kocaman bir alkışı hak ediyor.


YILLARIN AĞACI İLE DE ADINI KONUŞTURDU

Bu yorumundan bahsedip de Cenk Eren’in 2025 yılında yayınladığı “Yılların Ağacı”
şarkısından bahsetmeden geçmek müziğe ihanet etmek olacak bu nedenle bir şarkıdan da
biraz bahsetmek istiyorum. Sözü ve müziği Yalçın Polat’a düzenlemesi Febyo Taşel’e ait olan
bu şarkı da çok derin bir şarkı. Şarkıda yer alan “Sen gonca bir çiçeksin ben yılların ağacı
kendine acımazsan ne olur bana acı” sözlerini dilerseniz hayatın bir insanda yarattığı
yorgunluğa ve bu yorgunluğu yaşayanın karşısına çıkan bir aşka söylediğini düşünün.
Dilerseniz aralarında yaş farkı olan iki sevdalıdan yorgun olanın söylemi gibi düşünün. Çok
orijinal bir konu. Bazen insanın elini kolunu kaldıracak hali olmaz ‘tembelleştim’ der ve
gönlü bir aşkı taşıyacak takati bulamaz. İstersin ama yapamazsın “geçti benden sevdanın geçti
benden zamanın çağı, çoktan söndü gönlümün yanan deli ocağı” dersin. Aşkı yaşayacak halin
olmaz. Böyle bir duygu da var şarkıda. Günümüzde modern toplumlarda karşımıza çok çıkan
bir duygudur bu. Cenk Eren de bu duyguyu bu şarkıda çok güzel anlatmış. Bu şarkıyı da
mutlaka bir dinlemenizi tavsiye edeceğim.
Günümüzde iyi şarkı çıkmıyor diyoruz söyleniyoruz ama çıkanı da anlamayan bir toplumda
yaşıyoruz. Bu şarkı çok iyi bir şarkı ama toplum öylesine duygudan kopmuş ki bunu
anlayacak hisleri bile kalmamış. X kuşağı emeklilik derdinde, Y Kuşağı iş miş para pul
derdinde, Z kuşağı kafasını tabletlere ve cep telefonlarına gömmüş orada kukumav kuşu gibi
oturuyor. Güzel bir şarkı çıksa da duymuyor. Oysa bu şarkı bir başka Balkan ülkesinin solisti
tarafından seslendirilip yayınlansaydı eminim o ülkenin yerel müzik piyasasında çok ciddi ses
getirirdi.
Zoru ve kaliteyi hiçbir zaman terk etmeyen Cenk Eren’i bir kez daha tebrik etmek gerekiyor.
Abuk sabuk bir rapçi ile düette yapabilirdi ama o çizgisini bozmadan iyi işler sunmaya devam
ediyor. Bu ara 2026 yazında da bir Ferdi Özbeğen klasiği daha yayınlayacakmış o şarkıyı da
heyecanla bekliyorum. Dilerim o Ferdi şarkısı şarkılardan fal tutup kafama koyduğum şarkı
olur.

Kurumuş Bir Dal Gibiyim
Kurumuş bir dal gibiyim, suyu neyleyim?
Güzel bir söz söyle de gönlümü eyleyim
Sorma sakın bana neden ben böyleyim
Kadere mi, şansa mı, talihe mi kime küseyim?
Kurumuş bir dal gibiyim, suyu neyleyim
Güzel bir söz söyle de gönlümü eyleyim
Sorma sakın bana neden ben böyleyim
Kadere mi, şansa mı, talihe mi kime küseyim?
Bana ne güneş doğmuş ne gün ağarmış
Benim dünyam daha dünden kararmış
Bir boşluk içindeyim, kayboluyorum
Kendime çıkacak bir yol arıyorum
Dört yanım ıssız, dört yanım yalnız
Ne yapsam çaresizim, bilemiyorum
Kurtar Allah’ım beni, yalvarıyorum
Yaralı kuşlar misali çarpıyor kalbim
Ben o vefasız sevgililerden değilim
İster benim olsun ister terk edip gitsin
Onu yine ararım, ona yanarım, düşman değilim
Bana ne güneş doğmuş ne gün ağarmış
Benim dünyam daha dünden kararmış

TALU ŞARKILARI GELİYOR

Çiğdem Talu ve Zeynep Talu’nun kaleme aldığı ve klasikleşen şarkılar çok özel bir proje ile
bir araya gelecek. “Talu Şarkıları” albümü, farklı yorumlar ve sürpriz düetlerle geçmişten
günümüze çok özel bir müzik dinletisi sunacak. Projenin ilk şarkısı anne Talu, Çiğdem
Talu’nun yazdığı “Bir de Bana Sor” oldu. Şarkıyı Gripin seslendirdi.

Zeynep Talu, annesi Çiğdem Talu’nun 70’li yıllarda başlayan söz yazarlığı yolculuğuna dahil
olarak 90’lı yıllardan itibaren sayısız hit şarkıya imza atmıştı.
Ahmet Çelenk prodüktörlüğü ve DokuzSekiz Müzik yapımcılığında hazırlanan bu proje;
Anne-Kız iki güçlü kadının Türk müziğine kattığı unutulmaz klasikleri
günümüzün sevilen yorumcularını, farklı kuşakları ve farklı müzikal tarzları aynı çatı altında
buluşturuyor.

Projenin açılışını Gripin yaparken gelecekte karşımıza çıkacak olan şarkıları Mela Bedel,
Yaşar, Mehmet Erdem, Fatma Turgut, Teoman,Tan Taşçı, Can Ozan & Nükhet Duru, Pamela
& Gökçe, Melek Mosso gibi isimler seslendirecek.
Çiğdem & Zeynep Talu şarkılarından oluşan “Talu Şarkıları” albümü çok iddialı bir proje
olarak 2026 yılından adından epey söz ettirecek gibi ben bu albümü dört gözle bekliyorum.


TERS KÖŞE BİR PROJE GELİYOR

Çok sürpriz bir proje geliyor. İkilem ve Tuğba Yurt, stüdyodan paylaştıkları fotoğrafla ortak
bir projeye hazırlandıklarını gösterdi. Henüz detayları açıklanmayan bu sürpriz düet kısa
sürede sosyal medyada büyük ilgi gördü. Açık söyleyeyim ben de çok şaşırdım. Tuğba Yurt’ta
İkilem de çok beğendiğim müzik insanları tarzları biraz farklı olsa da bir araya gelmeyi
başarmışlar eminim güzel bir proje çıkacak ortaya.

ONUNCU YILA ÖZEL ALBÜM

Kalben, müzik kariyerinde 10. yılını geride bırakırken beşinci albümünü de tamamladı.
“Kayıp Aşıklar Ülkesi” adlı albümünde Kalben kendisine ait on üç şarkı seslendirdi.
Albümün ilk klibini “O Ben Olurum” adlı şarkıya çekti. Amsterdam sokaklarında 2 günde
çekilen klibin kurgusunda Erişilebilir Her Şey ekibi ile yapılan iş birliği sonucu uygulanan
işaret dili tercümanı ve alt yazı desteği de var. Yani Kalben farklı bir klip projesine imza
atmış. Kalben “Kayıp Aşıklar Ülkesi” albümünü müzikal evriminde önemli bir durak olarak
tanımlıyor. “O Ben Olurum” ile açılan bu kapı dinleyicileri derin ve etkileyici bir hikâyenin
içine davet ediyor. Kalben iyi bir vokal şarkılarını hissederek seslendiriyor, alternatif pop
müzik yapması onu daha da farklı kılıyor. Tüm bu farklılıkları onu on yılda müzik piyasasında
özel bir yerde konumlandırdı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...