Bahçeli’den “fetret dönemi” ikazı
DEVLET BAHÇELİ BU KEZ “TÜRBÜLANSIN İÇİNDEYİZ” DEDİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Salı günü gerçekleştirdiği grup toplantısında “sağır sultanın bile anlaması gereken” netlikte ve kararlılıkta konuştu. Dilerseniz öncelikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı konuşmadan kendimce öne çıkan başlıkları sizlerle paylaşayım: 1) Vefatının 29.yıldönümü münasebetiyle devlet ve dava adamı merhum Alparslan Türkeş’e ilişkin değerli bir konuşma yaptı… 2) Eski düzen kodları ortadan kalkmış olmasına rağmen yeni düzenin doğamamasından kaynaklanan küresel istikrarsızlık ve kriz durumunu değerlendirdi… 3) Kırılma dönemlerinde milli birlik, beraberlik, ortak hareket etmenin önemine ve tarihsel hafıza ile kararlar alınması gerektiğine vurgu yaptı… 4) Savunma sanayi devriminin geldiği başarılı seviyeye ve enerjide bağımsızlık zorunluluğumuzun Kızıl Elma hedefi olduğunu söyledi… 5) “Bizim bakışımız görünenin ötesine bakıp okumaya çalışır” derken böylesi zorlu süreçlerde her bireyle birlikte siyasi partilerin de çare üretmesi ve sorumluluk alması gerektiğini ifade etti... 6) Barışın tek kanatlı bir kuş olmadığını ve Terörsüz Türkiye’nin doğru zamanda atılan doğru bir adım olduğunu söyledi. Ayrıca barışın, teslimiyet ve taviz olmadığını tam tersine hassasiyetleri koruyarak kazanımdan yana gösterilen bir denge olduğuna değindi… 7) Sağduyulu Yahudilerin Netanyahu Rejimini değiştireceğine inandığının, desteklediğinin ve onların yanında olduğunun mesajını verdi. 8) Şimdiki kaos dönemini FETRET DÖNEMİNE benzetti…
FETRET DÖNEMİ BENZETMESİ ÇOK ÖNEMLİ BİR İKAZDI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Salı günü gerçekleştirdiği grup konuşmasında öne çıkan 8 başlık arasında yer alan “Fetret Dönemi” ikazı fazlasıyla önemliydi ve hayati öneme sahipti. Çünkü yaklaşık sekiz yıldır Devlet Bahçeli’yi yakından takip ediyorum, çalışıyorum, yazıyorum, anlatıyorum bu nedenle bir bakışıyla ya da bir cümlesiyle ne anlatmaya çalıştığını sanırım çok iyi anlayabiliyorum. Zira Bahçeli “uzun uzun anlatmayı değil anlaşılmayı” tercih eden bir mizaca sahip. Fetret Dönemi ikazı çok önemliydi çünkü bu dönem Osmanlı Devleti’nin yaşadığı önemli bir kırılma noktasıdır. Sonrasında da sorunlardan ve sorunlulardan kurtulup daha güçlü “ikinci kuruluş” eşiğinden geçtiği dönemdir. Özetle Fetret Dönemi; Osmanlı Devleti’nin yaşadığı iç sorunların/çekişmelerin/taht kavgalarının su yüzüne çıkmasıyla “pusuda bekleyen içeridekilerin” dışarıdakilerden destek alarak kaos yaratmasını ve eski beyliklerin bağımsızlığını ilan ederek çok başlılığa yönelmesini anlatır. Sonra mı? Devlet aklının hakim olduğu doğru stratejilerle tüm sorunların/sorunluların bertaraf edildiğini ve Osmanlı Devleti’nin Fetret Dönemi sonrasında daha da güçlendiğini hatırlatır. Bir nevi kaos ortamlarında ADANMIŞLARLA DADANMIŞLARIN farkının ortaya çıkmasıyla gereken temizliğin yapılmasıydı Fetret Devri.
FIRTINA GELİP GEÇER ŞAYET ÇATIYI TUTMASI GEREKEN KOLONLAR SAĞLAMSA
“Eski düzenin kodları ortadan kalkmış olmasına rağmen gelmekte zorlanan yeni düzenin bir türlü doğamamasından kaynaklanan küresel istikrarsızlık dünyayı krize sürüklüyor” diyen Devlet Bahçeli her konuşmasında olduğu gibi Salı günü gerçekleştirdiği grup konuşmasında da dünyanın içinden geçtiği savaşlara, kaoslara, zulümlere, haklının değil güçlünün icra ettiği adalete değinerek “milli birlik ve beraberliğin” önemine vurgu yaptı. Barışın bir taviz ve teslimiyet olmadığını tam aksine dengeleri gözeten bir kazanım olduğunu bir kez daha ısrarla hatırlatan Devlet Bahçeli her bireyle birlikte siyasi partilerin de çözümden ve vatandan yana tavır alması gerektiğini söyledi. Devlet Bahçeli’nin yaptığı konuşmadan kısa bir süre İstanbul’da yaşanan terör saldırısı ile yüzleştik ve Bahçeli’nin yine çok haklı olduğunu gördük. Çünkü şu an itibarıyla dünyanın savaşsız-kaossuz-istikrarlı-güçlü-stratejik öneme sahip-milli birlik şuuruyla hareket eden tek ülkesi Türkiye. Bu nedenle emperyalizmin hedefinde olan da Türkiye. Emperyalizmin mesajı niteliğindeki İstanbul saldırısına dair sayısız sebep var.
Mesela;
1) Savaş nedeniyle güvenlik sorunu yaşayan körfezdeki finansın yeni adresi olması için Türkiye güçlü bir seçenek.
2) Savaşın taraftarı Türkiye’yi savaşın içine çekmek kendilerine müttefik yapmak istiyor.
3) NATO güçlerinin Türkiye merkezine çekilmesini istemeyenler var.
4) Terörsüz Türkiye ile elde edilen huzur ve güç ivmesi yeni terör örgütleri ile baltalanmaya çalışılıyor çünkü güçlü Türkiye den korktukları için istemiyorlar.
5) DEAŞ kartı halâ çok güçlü bu nedenle emperyalizm bu kartı sık sık sahaya sürecektir.
6) Bölgeyi karıştırmak isteyenlerin önünde en büyük engel Türkiye’nin diyalog tavrı. Diyalogu yok etmek isteyenler Türkiye’yi susturmak istiyor.
7) Türkiye jeolojik ve stratejik bir elmas niteliğinde bu nedenle emperyalizm Türkiye’nin devlet-siyaset mekanizmasını Irak gibi zayıflatmak ve terör örgütleri hakimiyetiyle istediğini yapmak istiyor. Ve daha nice sebep…
Tüm bu tabloyu yıllar önceden gören Devlet Bahçeli iki yıldır gece gündüz anlatıyor ve her kesime mercek tutuyor olacakları görmeleri için. Salı günü gerçekleştirdiği konuşmadan benim anladığım net mesaj şu oldu; “artık türbülansın tam içindeyiz, dönüş ve kaçış yok! Ya hep beraber çıkacağız ya da çıkamayacağız dikkat”. Evet kapsamlı bir türbülansın içerisindeyiz ve buradan hasarsız çıkışın tek yolu milli birlik ve beraberlik şuurudur. Bu şuurda sadece eleştirmekle ve kenarda susup beklemekle olmaz. Çözümler ve destekler sunulmalı ve kenetlenmeli…
FİLİ TERBİYE EDEN KARINCALAR
Fil ve onun zalimliğine karşı çıkan karıncaların hikayesini bilmeyen yoktur. “Buraları koruyup kollayan, düzeni sağlayan ve yaşamanızı sağlayan benim. Ben yoksam siz de olmazsınız bu nedenle ben ne dersem o olur” diyen filin zamanla adaletini kaybedip zalimliği ele almasına kızıp fili terbiye eden karıncalar misali şimdi Ortadoğu. Emperyalizmin vandallığına karşı duran ve bu duruşuyla bölge ülkelerine de ilham olan Türkiye’ye yöneliyor Ortadoğu ülkeleri. İranlıların vatan uğruna kenetlenmesi, Kürtlerin “artık biz yokuz” demesi, Iraklıların işe dahil olmaması, Körfez ülkelerinin “bizi sattın” demesi, sağduyulu Yahudilerin ve Amerikalıların kendi sistemlerine karşı ayaklanması; ABD ve İsrail’i dolayısıyla da emperyalizmi(fili) karıncaların terbiye etmesi hikayesini yeniden yazdırdı.
Dip Not: ANLATMAYA GEREK KALMADAN ANLAMALI VE OMUZLARDAKİ YÜK SÜKUNETLE PAYLAŞILMALI, YOKSA “YOL ARKADAŞLIĞI” VE BİRLİKTE ALINACAK BİR YOL KALMAZ…