Dünya Kupası’nda Türk hakem
Önümüzdeki 11 Haziran ve 19 Temmuz tarihleri arasında yapılacak olan Dünya Kupası’nda A Milli Futbol Takımımız, hem ülkemizi hem de Türk Dünyasını temsilen bulunacak ve bizi gururlandıracak. İlk maçımızı Avustralya ile Kanada’da oynayacağız. 14 Haziran Pazar sabahı saat 07.00’den itibaren nefeslerimizi tutacağız ve bizim çocukların başarısı için dua edeceğiz. Daha sonraki iki maçımız da Amerika’da olacak. Kıtalararası saat farkı sebebiyle bu turnuvada maçlarımız ya 06.00’da ya da 07.00’de olacağı için hepimizin şafak nöbeti hayırlı olsun.
Gelelim başlıktaki Türk hakem konusuna. Maalesef bu turnuvada da maç yönetecek Türk hakemimiz olmayacak. TFF ve MHK’nın üstün gayretleri sonucunda her geçen sene Türk hakemliği daha derin bir bataklık içine çekilmeye devam ediyor. Gözünün önündeki pozisyonları bile objektiflikten fersah-fersah uzak ve belli angajmanlarla belli takımların lehine ve aleyhine olacak şekilde yorumlamaya devam ettiği müddetçe de bu gibi turnuvalarda hakemimiz olmayacak. Âlemi kör, herkesi sersem mi sanıyorsunuz?
Günümüz iletişim imkânlarıyla hakemlerimizin memlekette yönettikleri maçlarda yaptıkları fahiş hatalar ve çalıp/çalmadıkları garip düdükler hemen birkaç saat içinde sosyal medyanın muhtelif varyantlarında hemen afişe olabiliyor. Ve dünya bize -af edersiniz- “bir yerleriyle” gülüyor.
Maç içinde dayak yiyen hakemler, verilen çarpık hakem kararları yüzünden sahadan çekilen takımlar varken niye Dünya Kupası’nda hakemimiz yok diye sormamız zaten başlı başına oksimoron. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan ve sürdürülen futbolda kara paranın aklanması, bahis, şike ve manüplasyon konulu soruşturma tüm hızıyla sürerken bi zahmet olmasın da zaten.
Dünya Kupası tarihinde maç yöneten ilk Türk hakemimiz merhum Doğan Babacan’dı. 1974 yılında yönettiği Batı Almanya- Şili maçıyla da tarihe geçmişti. Sertliğe müsamaha etmeyen ve kırmızı kartını bolca gösteren otoriter bir hakemimizdi Doğan Babacan. Daha sonra tam kırk yıl boyunca Dünya Kupalarında Türk hakem görev almadı. Önce 2014 yılında Brezilya’daki Dünya Kupası’nda Cüneyt Çakır ve ekibi görev alarak Türk hakemliğini temsil ettiler. Daha sonra da 2018’de bu temsil Cüneyt Çakır nezdinde devam etti.
Maalesef 2022’de de Türk hakemimiz olmadan tamamlandı Dünya Kupası. 2026’da da olmayacağına göre hakemlerimizin ülkemizdeki üstün performansları dünya hakemlik otoritelerince çok takdir ediliyor demek ki!
Nasıl takdir edilmesin ki FIFA/UEFA’dan bir hakem komitesi üyesi geçen Cumartesi gecesi Kayseri’deki maçta çalınan düdükler verilen verilmeyen kartlar derken sadece o maçı bile izlese ortalama hakem profili hakkında fikir sahibi olurdu. Sahadaki dört hakem ve VAR ve AVAR hakemleri dâhil 7 kişilik bir kadronun nasıl olup da Makarov’un attığı kafayı görmedikleri izahtan vârestedir.
Attila İlhan’ın Cinayet Saati şiiri ile noktayı koyalım yazıya. Koca “Kaptan”ın sözünün üstüne söz söyleyecek değiliz ya. “cinayeti kör bir kayıkçı gördü/ ben gördüm kulaklarım gördü/ vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü/ hiç biriniz orada yoktunuz./ haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi/polis kaatilleri arıyordu/ vapuru onlar vurdu ben vurmadım/ cinayeti kör bir kayıkçı gördü.”
Kör bir kayıkçının bile gördüğü cinayetleri görmediğimiz müddetçe daha çook Dünya Kupası’nı seyreder dururuz Türk hakemi olmadan.
Haydi kalın sağlıcakla.