Türkiye Yüzyılı'nın ayak sesleri

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bazı dönemler vardır; bir ülkenin bugünüyle birlikte yarını da şekillenir.

Türkiye, son çeyrek asırda işte böyle büyük bir dönüşümün içerisinden geçiyor.

Bugün "Türkiye Yüzyılı" dediğimiz hedefi anlamak için gündelik siyasi tartışmaların ötesine geçerek son 25 yılda kat edilen mesafeye bakmak gerekiyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu; bir anda ortaya çıkmış bir söylemden çok, çeyrek asırlık büyük bir birikimin geleceğe uzanan istikametidir.

Ulaşımdan savunma sanayiine, enerjiden teknolojiye, sağlıktan şehirciliğe, üretimden dış politikaya kadar atılan her büyük adım, bugün önümüzde duran bu vizyonun yapı taşlarını oluşturuyor.

Türkiye Yüzyılı, bu yönüyle geçmişin tecrübesini geleceğin imkânlarıyla buluşturan büyük bir yürüyüşün adıdır.

İSTANBUL: DEĞİŞİMİN BAŞLADIĞI ŞEHİR

Bu hikâyenin en önemli adreslerinden biri hiç şüphesiz İstanbul'dur.

İstanbul; Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve iletişim merkezi olmasının yanında, ülkemizin şehircilik anlayışında yaşanan büyük dönüşümün de en görünür şehirlerinden biridir.

Bir dönem ulaşım, altyapı, su ve çevre sorunlarıyla anılan İstanbul; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde başlayan hizmet belediyeciliği anlayışıyla yeni bir istikamete kavuştu.

Sonraki yıllarda bu yürüyüş büyük yatırımlarla devam etti.

Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı, şehir hastaneleri, raylı sistem ve ulaşım yatırımları...

Her biri İstanbul'un küresel bir metropol olma iddiasını güçlendiren büyük eserler olarak şehrin hafızasına kazındı.

Marmaray'ın Asya ile Avrupa'yı denizin altından demiryoluyla buluşturması, İstanbul Havalimanı'nın dünyanın önemli havacılık merkezlerinden biri hâline gelmesi ve ulaşım altyapısına yapılan yatırımlar, İstanbul'un dünya şehirleri arasındaki konumunu daha da güçlendirdi.

Şimdi önümüzde yeni bir hedef var:

Türkiye Yüzyılı'na yakışan İstanbul.

Depreme dirençli yapılar, güçlü ulaşım ağları, hızlı kentsel dönüşüm, sosyal konutlar, korunan su kaynakları, yeşil alanlar ve insanı merkeze alan şehircilik anlayışı bu hedefin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Çünkü İstanbul'un geleceği, Türkiye'nin geleceğinden ayrı düşünülemez.

TÜKETEN ÜLKEDEN ÜRETEN GÜCE

Türkiye Yüzyılı'nın en önemli sütunlarından biri ekonomik ve teknolojik bağımsızlıktır.

Savunma sanayii, bu dönüşümün en görünür örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor.

İHA ve SİHA'lardan helikopterlere, deniz platformlarından elektronik harp sistemlerine kadar geliştirilen yerli ve millî teknolojiler, Türkiye'nin küresel savunma sanayii denklemindeki ağırlığını her geçen gün artırıyor.

Bayraktar TB2, AKINCI, KIZILELMA, TCG Anadolu, KAAN...

Bunların her biri kendi ihtiyacını karşılayan, teknoloji geliştiren, üreten ve dünyanın farklı ülkelerine ihraç eden güçlü Türkiye idealinin somut göstergeleridir.

Bu büyük dönüşüm savunma sanayiiyle sınırlı kalmıyor.

Karadeniz'deki doğal gaz üretimi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, yenilenebilir enerji yatırımları, TOGG, yüksek hızlı tren projeleri, sağlık altyapısındaki yatırımlar ve dijital teknolojiler aynı büyük hedefin farklı parçalarını oluşturuyor.

Asıl istikamet açıktır:

Kendi teknolojisini üreten, enerjisini çeşitlendiren, savunma sistemlerini geliştiren, katma değer oluşturan ve küresel rekabetin her alanında daha güçlü bir Türkiye.

DÜNYADA YÜKSELEN TÜRKİYE

Bir ülkenin gücü, kendi sınırları içerisinde yaptıkları kadar dünyada bıraktığı etkiyle de ölçülür.

Türkiye bugün Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Asya'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Latin Amerika'ya uzanan geniş bir coğrafyada diplomatik, ekonomik, insani ve kültürel bağlarını güçlendiriyor.

Türk Hava Yolları'nın dünyanın dört bir yanına ulaşan uçuş ağı...

Türk müteahhitlerinin farklı kıtalarda yükselen projeleri...

TİKA ve AFAD'ın insani yardım faaliyetleri...

Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı'nın kültür ve eğitim alanındaki çalışmaları...

Bütün bunlar Türkiye'nin dünyadaki görünürlüğünü ve etki alanını büyüten önemli unsurlardır.

Türkiye'nin uluslararası krizlerde üstlendiği arabuluculuk rolleri, farklı taraflarla aynı anda konuşabilme kabiliyeti ve insani diplomasiyi önceleyen yaklaşımı da Ankara'nın küresel siyasetteki ağırlığını artırıyor.

Bugün dünyanın birçok meselesinde Türkiye'nin ne söyleyeceği merak ediliyor. Bu, çeyrek asırda değişen Türkiye'nin en önemli göstergelerinden biridir.

ÇEYREK ASIRDAN YENİ YÜZYILA

Türkiye'nin son yıllardaki dönüşümünü yalnızca rakamlarla anlatmak eksik kalır.

Çünkü asıl değişim, Türkiye'nin kendisine biçilen sınırların ötesine geçerek kendi hedeflerini ortaya koyabilme iradesinde saklıdır.

Artık dünyadaki gelişmeleri takip etmekle yetinen bir Türkiye yerine; teknoloji geliştiren, üreten, diplomatik inisiyatif alan ve bazı alanlarda dünyadaki gelişmelerin yönünü etkileyen bir Türkiye'den söz ediyoruz.

Şimdi bu birikimin üzerine yenilerini ekleme zamanı.

Dünün kazanımlarını koruyarak, bugünün imkânlarını büyüterek ve yarının dünyasını bugünden okuyarak yolumuza devam etmek durumundayız.

Kalkınmayı da bu geniş perspektifle ele almalıyız.

İnsan, şehir, teknoloji, kültür, refah...

Hepsi birlikte yükseldiğinde büyük ve güçlü Türkiye hedefi gerçek anlamına kavuşacaktır.

İSTANBUL'DAN DÜNYAYA

Türkiye Yüzyılı'nın ayak sesleri bugün ülkemizin ulaşım ağlarında, Anadolu'nun üretim merkezlerinde, savunma sanayii tesislerinde, enerji yatırımlarında, dünyanın farklı ülkelerinde yükselen Türk projelerinde ve Türkiye'nin diplomasi masalarındaki etkinliğinde duyuluyor.

Önümüzdeki dönem bu yürüyüşü daha ileri taşıma dönemidir.

Daha güçlü ekonomi, daha ileri teknoloji, daha dirençli şehirler, daha müreffeh bir toplum...

Ve dünyada sözü daha güçlü bir Türkiye...

Türkiye bu yürüyüşün merkezidir. Dünya bu yürüyüşün sahnesidir. İstanbul ise bu yürüyüşün vitrini olmalıdır.

Çünkü bugün attığımız her doğru adım, yarının Türkiye'sine bırakacağımız en kıymetli emanettir.

Türkiye Yüzyılı'nın ayak sesleri duyuluyor.

Şimdi o sesi, büyük ve güçlü Türkiye'nin yürüyüşüne dönüştürme zamanı.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...