Anahtar Kelimeler – Profesyonel

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dilimize Fransızca’dan girmiş olan “profesyonel” kelimesinin aslı Latince’dir. Latince “pro” (ön) ve “fateri” (açıklamak, itiraf etmek) kelimelerinin birleşmesinden ortaya çıkan “profiteri” kelimesi, “profession” olarak Orta Çağ Fransızcasına ve oradan İngilizceye geçmiştir. Kelime öncelikle bir Hristiyanın kiliseye veya manastıra hizmete başlaması için yaptığı açıklama anlamında kullanılmıştır. Sekülerliğin yaygınlaşmasıyla 18. Yüzyılın başlarında “profession” kelimesi bir kişinin hayâtını idâme ettirmek için yaptığı meslek anlamında kullanılmaya başlamıştır. Bu anlamdaki kullanım daha önceki anlamların önüne geçmiş ve bir kişinin gönüllülük esâsının dışında, para kazanmak için yaptığı iş anlamı kazanmıştır. Yâni kişi, dükkan açıp talebaasarak ne iş yaptığını açıklamaktadır. Günümüzde bir işin uzmanı, o işi para kazanmak için yapan kişiler için kullanılan “profesyonel” kelimesi de aynı kökten gelmektedir.


KONUYA “PROFESYONEL” BAKMAK


Günlük kullanımda “profesyonel” kelimesiyle sık sık karşılaşırız. “Futbolcu, profesyonel sözleşmeye imza attı”, “İşinde çok profesyoneldir”, “Bu konuda profesyonellerle çalışmak gerekir”, “Âilevi sorunları için profesyoneldendestek aldılar”, “İşinde her zaman profesyonel bir tavır sergiler” ve benzeri ifâdeler, “profesyonel” kelimesinin olumlu anlamda kullanılmasına örnektir.

Profesyonel futbolcu, hayâtını futbol oynayarak kazanır. Sağlığına ve özel hayatına dikkat eder. Halı sahada amatörlerle futbol oynamaz. İşinde profesyonel olan bir kişi,işini lâyıkıyla yapar, söz verdiği târihte ve saatte teslim eder. Arkadaşlarına, akrabalarına, tanıdıklarına öncelik vermez ya da “dost kazığı” atmaz. Bir işin profesyonelce yapılması, o işte kalitenin ön plânda olduğunu, duyguların karıştırılmadığını ifâde eder.


Ama yaptığımız işte profesyonel olmak, bizim hayâtımızın her ânında ve hayâtımızdaki herkesle profesyonel ilişki içinde olacağımız ve olmamız gerektiği anlamına gelmez. Mesela profesyonel anne ya da baba olamayız. Akrabalık ilişkilerimizde meslekî anlamda profesyonellik olmaz. Akrabamızdan arabasını tâmir ederken ve bunun ücretini alırken profesyonel olmalıyız; hakkı neyse onu alırız. Ama bu,işimizi baştan sayma yapacağımız ya da başka işler beklerken o işi önceleyeceğimiz anlamına gelmez.

Duygusal varlıklar olarak insânî özelliklerimizi ve duygularımızı bir kenara koymamız gereken yerler vardır. Mesela, bir doktor âcilen ameliyata alınması gereken kişi, o kişi katil, tecavüzcü ya da terörist bile olsa, ameliyata almazlık edemez. Onun cezâsını hâkim takdir edecektir. Ama bu kadar profesyonel olması gereken bir meslek sâhibi olarak doktorlar, birinci dereceden akrabalarının ameliyatına giremezler. Bir cerrahın, ne kadar profesyonel olursa olsun annesine, babasına, kardeşine, eşine ya da çocuklarına neşter vurması tıp etiğine aykırıdır.


PROFESYONELLİK VE BÜROKRASİ


“Bürokrasi” kelimesi her ne kadar “gereksiz evrak işleri” olarak anlamında kullanılsa da, profesyonellikle yakından ilgilidir. Max Weber’in “rasyonel sosyal örgüt” tanımlamasıyla ortaya koyduğu yapıda uzmanlaşmış görev tanımları, kişisel disiplin, zaman bilinci, kişisel olmayan ilişkiler, teknik rekabet (liyâkat) gibi kavramlarla ortaya koyduğu bürokrasi, günümüz iş dünyasındaki profesyonellik anlayışının temelini oluşturur. Ancak Weber’in kullandığı anlamda “bürokrasi” nasıl anlam kaymasına uğradıysa, “profesyonellik” de hem olumlu hem de olumsuz yönleri olan bir madalyon gibidir


PROFESYONELLİK MENFAATKÂRLIK DEĞİLDİR


Profesyonellik, işinin ehli olmak, işini kaliteli yapmak ve bunun maddî karşılığını almaktır. Ama bâzı mesleklerde bu geçerli değildir. Mesela bir kişi profesyonel siyâsetçi olabilir, yâni hayâtını bir parti kadrosunda siyâsî faaliyetler yaparak elde ettiği gelirle sürdürebilir. Ama bu siyâsetçi, kendisini aday göstermedi diye bir partiden ayrılıp başka bir partiye geçince “profesyonel siyâsetçi” olmaz. Profesyonel siyasetçilik, parayı verenin düdüğünü çalmak değildir


İDEOLOJİDE PROFESYONELLİK


Bir meslek sâhibinin yâni bir profesyonelin işi, kendi işini yapmak, pazarını korumak ve büyütmektir. Bu tavır, ticâreterbâbı için normal ve gereklidir. İşini genişletmek, büyütmek, daha çok müşteriye ulaşmak, daha çok kâr etmek o mesleği icra etmek için yapılması gerekenlerin sınırlarını belirler. Ama bu sınırlar, fikir sahasında yâni ideolojik alanda geçerli olmaz. Yâni ideolojide profesyonellik olmaz. Bu, para için düşünmek ve para için bir fikri savunmak ya da para için karşı fikre cephe almak demektir. Toplumda dönemsel anlamda ilgi çeken, siyasal olarak destek bulan ideoloji neyse, onun peşinden gitmek ve ondan menfaat sağlamak, ideoloji profesyonelliğidir. Ama bir fikir adamı, bir akademisyen, bir sanatçı, bir gazeteci, bir edebiyatçı sâdece ve sâdece getirdiği avantaj ve menfaat için bir ideolojiyi savunuyorsa, onda ideolojik ahlak yok; ideolojik profesyonellik var, demektir. Bir futbolcu, transfer döneminde en çok parayı veren kulübe gider, ama millî takımda oynamak farklıdır.

Gazetecilik bir meslektir ve insanlar geçimlerini sağlamak için bu mesleği “profesyonel” olarak icra ederler. Bunu yapmak için akademik eğitim alırlar. Bir gazeteden ayrılıp başka bir gazetede çalışabilirler. Ama gazete değiştirdiğinde ya da gazetenin patronu değiştiğinde, o gazetecinin fikirleri, siyâsîtercihi, dünya görüşü, hatta inancı değişiyorsa, bu, profesyonel gazetecilik değildir. Bu kişi, gazetecilik profesyonelidir.  Rüzgâra göre yelken açıyor ya da parayı verenin düdüğünü çalıyor demektir.


PROFESYONEL DİN GÖREVLİSİ


Medyayı günah keçisi yapmayalım. Bu ahlak dışı durumlara her meslekte karşılaşmak mümkündür. Örneğin maalesef ülkemizde din görevlisi olmak, yâni bir câmide imam olup namaz kıldırmak için, “kâğıt üstünde” Müslüman olmak yeterlidir. Gerekli bürokratik şartları yerine getirmek (imam hatip lisesi mezunu veya lisans ya da ön lisans İlâhiyat mezunu olmak, hafızlık belgesine sâhip olmak, KPSS sınavınagirmek ve devlet memuru olma şartlarına sâhip olmak) yeterlidir. Yâni bir kişi, işi garanti olsun, lojmanı iş yerine yakın olsun diye kalben Müslüman olmasa bile profesyonel din görevlisi olabilir. Maalesef din görevliliğini profesyonel olarak yapmak, diğer mesleklere göre gizlenmesi daha kolaydır. Günahı boynuna ama maalesef bir meslekte “profesyonel” olmanın en menfi örneği budur.


GÖNÜLDEN DEĞİL PROFESYONEL


Elbette din görevliliğindeki sorun diğer mesleklerde de vardır. Maalesef ülkemizde bir dönem “Eğitim fakültesi yaz, hiçbir şey olamazsan öğretmen olursun” diye sözüm ona kariyer tavsiyeleri verilir, üniversite tercih yönlendirmesi yapılırdı. Öğretmenlik, hiçbir şey olamayanların değil, öncelikle öğretmenlik yapmak isteyenlerin yapması gereken bir meslektir. Öğretmenlikte profesyonellik, alınan maaş veya kazanılan para değil, öğrenciye verilen eğitimdeki kalite ve liyâkattır.

Bir ilkokul birinci sınıf öğretmeninin bir sene boyunca son zil çaldığında öğrencilerden önce hem de paltosunu giymiş bir şekilde sınıftan çıktığına şâhit olduğumda, “eğitimde profesyonellik” ile “profesyonel eğitimcilik” arasında yüz seksen derece fark olduğunu anlamıştım. Öğretmenliği sadece ve sadece “iş” olarak yapan öğretmenin, Müslüman olmadan namaz kıldıran imamdan farkı yoktur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...