İnsanlığın Hafızasını Dijital Giyotine Göndermek: Yapay Zeka İçin 3 Milyon Kitap Neden İmha Edildi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kıymetli kardeşlerim, dünya çok hızlı değişiyor. Öyle bir çağın eşiğindeyiz ki; düne kadar komplo teorisi, bilimkurgu filmi dediğimiz ne varsa tek tek önümüze geliyor, gerçeğin ta kendisine dönüşüyor.

Geçtiğimiz günlerde teknoloji dünyasından sessiz sedasız ama son derece ürkütücü bir haber yayıldı. Yapay zeka devi Anthropic’in –yani o çok övülen "Claude" modelinin arkasındaki aklın– gizli bir operasyon yürüttüğü ortaya çıktı. Kod adı: Project Panama.

Peki neydi bu proje?

Dünyanın dört bir yanındaki sahaflardan, toptancılardan, kütüphanelerden 3 milyon fiziksel kitabı topladılar. Hani bizim sokaklarımızda eskiden kamyonetlerle, sepetlerle gezip "Eski kitap alıyoruz, hurdaları getirin" diyen toplayıcılar vardı ya... Hah, işte tam da o mantıkla!

Ama bitmedi. Asıl skandal buradan sonra başlıyor.

Bu devasa şirketler, o 3 milyon kitabı sırf yüksek hızlı tarayıcılardan çabuk geçirebilmek için hidrolik kesicilerle doğradı! Kitapların sırtları kesildi, sayfaları koparıldı, tam 1 milyar sayfalık insan hafızası birer veri paketine dönüştürüldü. Ve işlem bittikten sonra ne yapıldı biliyor musunuz? O kağıtlar imha edildi!

Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Bu tablo size neyi hatırlatıyor?

Ray Bradbury’nin o meşhur Fahrenheit 451 romanını hatırlar mısınız? İtfaiyecilerin yangın söndürmediği, aksine kitap yaktığı o karanlık geleceği... Ray Bradbury o romanı yazarken aklına bile gelmezdi; günün birinde "itfaiyecilerin" yerini yüksek teknoloji şirketlerinin alacağı ve kitapların yakılarak değil, hidrolik giyotinlerle kıyılarak imha edileceği!

Neden Eski Kitaplar? Neden Bu Hırs?

Peki dostlar, internette trilyonlarca sayfa veri varken bu yapay zeka şirketleri neden bizim tozlu rafımızdaki, çatı katımızdaki eski kitapların peşine düştü?

Çünkü internetteki verinin büyük kısmı çöp! Sosyal medyadaki sığ içerikler, manipülasyonlar, yapay içerikler yapay zekayı beslemeye yetmiyor. Onlara insanlığın en saf, en derin, dijitalleşmemiş ve filtrelenmemiş bilgisi lazımdı. Tarih, felsefe, sosyoloji, ilim... Yüzyıllardır insan zekasının süzgecinden geçmiş o gerçek cevheri bulmak için fiziksel kitaplara saldırdılar.

İnsanlığın ortak mirasını, medeniyetimizin hafızasını dijitalleştirmek adı altında kurbana dönüştürdüler. Bilgiyi dijital bir mülkiyete çevirip sunucularına hapsettiler, geride kalan fiziksel bedeni ise çöpe attılar.

Geleceğe Ne Bırakıyoruz?

Buradan dijital çağın ebeveynlerine, gençlerine ve bilginin namusuna sahip çıkmak isteyen herkese sesleniyorum:

Gözümüzün önünde bir devir kapanıyor. Bir yanda insanlığın binbir emekle yazdığı sararmış sayfalar imha edilirken, diğer yanda o sayfalarla beslenen soğuk algoritmalara "Geleceğin Aklı" muamelesi yapılıyor. Eğer biz evimizdeki, kütüphanemizdeki, mahallemizdeki o eski kitaplara sahip çıkmazsak; yarın çocuklarımıza bilgi diye sunulan tek şey, küresel teknoloji kartellerinin onayladığı algoritmik özetler olacak!

Sanal dünya ne kadar büyürse büyüsün, hakikat o sararmış sayfalarda saklıdır.

Teknolojiye evet, ama medeniyet hafızamızın dijital giyotinlerde doğranmasına kesinlikle hayır!

Dualarınızda ve fikri takibinizde kalmanız dileğiyle...

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...