Anadolu’nun yerel dokusunu ve insan hikâyelerini beyazperdeye taşıyan “32 Metre” belgeseli, küresel ölçekteki yolculuğunu hız kesmeden sürdürüyor. Türkiye ve İran ortaklığıyla hayata geçirilen yapım, dünya genelinde kazandığı ivmeyi Kuzey Amerika’ya taşıyarak 62. Chicago Film Festivali’nin resmi seçkisinde yer alma hakkı kazandı.
Dünya Festivallerinde İvme Kazanan Bir Başarı Öyküsü
Görkemli yolculuğuna 2025 yılında prestijli Uluslararası Amsterdam Belgesel Film Festivali (IDFA) kapsamında yaptığı dünya prömiyeriyle başlayan "32 Metre", kısa sürede uluslararası sinema çevrelerinin dikkatini çekti. IDFA’da izleyicilerin en çok beğendiği 10 yapım arasında gösterilen film, başarısını Asya-Pasifik Sinema Ödülleri’nde (APSA) “En İyi Belgesel” adaylığıyla taçlandırdı.

Kuzey Amerika gösterimleri kapsamında Hot Docs’ta seyircilerin en yüksek puan verdiği ilk beş film arasına giren belgesel, Pordenone Belgesel Film Festivali’nden ise Seyirci Ödülü ile döndü. Yerel festival kulvarında da iddiasını kanıtlayan yapım, İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film (Seyfi Teoman) ve En İyi Kurgu dallarında ödülleri kucakladı. Film, 14–25 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 62. Chicago Film Festivali’nin belgesel kategorisinde izleyiciyle buluşacak.
Kalıpları Yıkan Bir Kadın Dayanışması
Film, geleneksel kalıpların baskın olduğu bir Anadolu köyünde geçiyor. Bir grup kadının kendilerine özgür bir hareket alanı açmak amacıyla köyde düzenledikleri özel bir atış yarışmasını odak noktasına alan belgesel; cesaret, mizah ve dayanışmayı aynı potada eritiyor. Karakterleri ajite etmeden ya da kahramanlaştırmadan ele alan anlatı; ajitasyondan uzak, yalın ve samimi yapısıyla öne çıkıyor.

Yönetmen Morteza Atabaki: "Yabancı İzleyiciler Köye Misafir Olmuş Gibi Hissediyor"
Yapımın uluslararası alanda gördüğü yoğun ilgiyi değerlendiren yönetmen Morteza Atabaki, izleyiciyle kurulan bağın temelinde yatan samimiyete dikkat çekiyor. Atabaki, filmin küresel yankısını şu sözlerle aktarıyor:
"Kültürlerarası sınırları aşan bu tepkiler, yolculuğun en anlamlı parçası oldu. Seyirciler sadece filmin konusuna değil; karakterlerin sıcaklığına, içtenliğine ve anlatıya yayılan yaşama sevincine odaklanıyor. Birçok kişi belgesel izlemekten ziyade, birkaç saatliğine o köydeki kadınların konuğu gibi hissettiğini belirtiyor. Belgeselin sloganlara sığınmadan bu bağı kurabilmesi en büyük gücü."
Usta Sinemacıların Dokunuşuyla Hayata Geçen Yapım
Filmin yönetmenliğini ve ortak yapımcılığını Ünlü İranlı usta yönetmen Abbas Kiarostami’nin öğrencisi olan Morteza Atabaki üstleniyor. Kariyerinde "Ahlat Ağacı" kamera arkası çekimleri ve "Kraliçe Lear" görüntü yönetmenliği gibi projelere imza atan Atabaki’ye, yapımcı koltuğunda Murat Öneş eşlik ediyor. Görüntü yönetmenliğini Morteza Atabaki ile Zeynep Seçil’in üstlendiği projenin ses kayıtları ise Hüseyin Can Erol imzası taşıyor.